Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzaladığı ortak savunma anlaşmasında kritik bir aşamaya gelindi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda görüşülen Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi kabul edildi. Anlaşma, üç ülkeden herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Ortak savunma, güvenlik, istihbarat paylaşımı ve savunma sanayii alanlarında iş birliğini kapsayan düzenleme, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları açısından yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında görevlendirilmesi ve Türkiye'nin başka ülkelerin dahil olduğu çatışmalarda üstlenebileceği yükümlülükler Meclis görüşmelerinde öne çıktı.

Suriye sınırında bulunan Hatay açısından da bölgesel güvenlik gelişmeleri önem taşırken anlaşmanın kentte doğrudan yeni bir askerî uygulama başlatacağına ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı.

Mekke Anlaşması'nın İlk Maddesi Kabul Edildi

TBMM Genel Kurulu'nda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun teklifi görüşüldü.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelere geçildi ve birinci madde kabul edildi. TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın birleşime ara vermesinin ardından ilgili komisyonun Genel Kurul'da yerini almaması üzerine oturum kapatıldı.

Meclis'in anlaşmaya ilişkin görüşmelere 5 Kasım Perşembe günü saat 14.00'te devam etmesi kararlaştırıldı. İlk maddenin kabul edilmesi, anlaşmanın bütün onay sürecinin tamamlandığı anlamına gelmiyor.

Üç Ülkeden Birine Saldırı Hepsine Yapılmış Sayılacak

Toplam 16 maddeden oluşan Mekke Anlaşması'nın en dikkat çekici hükümlerinden biri ortak savunma yükümlülüğü oldu.

Anlaşmanın ikinci maddesine göre Türkiye, Pakistan veya Suudi Arabistan'dan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yapılmış kabul edilecek.

Saldırıya uğrayan ülkeye askerî imkân ve kabiliyetler dahil olmak üzere karşılıklı yardım sağlanması öngörülüyor. Bununla birlikte sağlanacak desteğin kapsamı ve niteliği, tarafların yapacağı değerlendirmeler sonucunda belirlenecek.

Anlaşma ayrıca ülkelerin egemenliklerinin ve toprak bütünlüklerinin korunmasını, ortak tehditlere karşı caydırıcılığın artırılmasını ve silahlı kuvvetler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini hedefliyor.

Türk Askeri Suudi Arabistan'a Gönderilecek Mi?

Meclis görüşmelerinin en çok tartışılan başlıklarından biri, anlaşmanın Türkiye'yi bölgesel çatışmalara dahil edip etmeyeceği oldu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, anlaşmanın Türkiye'yi kendi iradesi dışında otomatik olarak bir askerî çatışmaya sürüklemeyeceğini savundu.

Oktay, Türk Silahlı Kuvvetlerinin çatışmalara katılmak üzere yurt dışına gönderilmesinin Anayasa'nın 92. maddesi kapsamında TBMM'nin yetkisinde olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede anlaşmanın onaylanması, tek başına Türk askerinin Suudi Arabistan'a veya başka bir ülkeye gönderilmesi kararı anlamına gelmiyor.

CHP Destek Verdi Ancak Askerî Yetki Uyarısında Bulundu

Mekke Anlaşması, TBMM'de siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere neden oldu.

Dışişleri Komisyonu görüşmelerinde AK Parti, MHP ve CHP anlaşmaya destek verirken Yeni Parti, DEM Parti, Yeni Yol ve İYİ Parti karşı oy kullandı.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, anlaşmanın Türkiye'ye NATO dışında yeni bir bölgesel güvenlik iş birliği oluşturma imkânı sunduğunu belirterek teklife destek vereceklerini açıkladı.

Bununla birlikte Öztrak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin Meclis yetkisinin korunması gerektiğini vurguladı. Anlaşmanın savunma ve caydırıcılık çerçevesinde kalması gerektiğini belirten Öztrak, Türkiye'nin sınırları belirsiz askerî süreçlere dahil edilmemesi gerektiğini savundu.

Muhalefetten Yemen Ve Husi Uyarısı

Anlaşmaya karşı çıkan siyasi partiler ise Türkiye'nin Orta Doğu'daki çatışmalarda yeni askerî sorumluluklarla karşı karşıya kalabileceği endişesini dile getirdi.

Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, anlaşmanın Türkiye'yi Yemen'de Husilerle yaşanan çatışmalar kapsamında askerî yükümlülük altına sokabileceğini savundu.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo da yeni askerî ittifakların bölgesel savaşları derinleştirebileceği görüşünü dile getirdi.

Muhalefetin eleştirilerinde, ortak savunma yükümlülüğünün hangi koşullarda uygulanacağı ve Türkiye'nin askerî desteğinin sınırlarının nasıl belirleneceği soruları öne çıktı.

İran’a Nükleer Saldırı Olursa Türkiye’ye Ne Olur?
İran’a Nükleer Saldırı Olursa Türkiye’ye Ne Olur?
İçeriği Görüntüle

Bakan Güler'den Husi Açıklaması

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 23 Ekim'de yaptığı açıklamada, anlaşmanın TBMM tarafından onaylanmasının ardından Suudi Arabistan'dan gelebilecek taleplerin değerlendirileceğini belirtmişti.

Güler, olası askerî desteğin temel amacının caydırıcılığın güçlendirilmesi olacağını ifade ederek Türkiye'nin Husilerle herhangi bir çatışmaya girmesini öngörmediklerini bildirmişti.

Bakan Güler'in açıklamasında, bölgedeki yeni gerilimlerin önlenmesi ve güvenlik ile istikrara katkı sağlanmasının öncelikli olduğu vurgulanmıştı.

Anlaşmadan 10 Yıl Boyunca Çıkılamayacak

Mekke Anlaşması'nın tartışılan hükümlerinden biri de anlaşmadan çekilme koşulları oldu.

Anlaşmanın 16'ncı maddesine göre taraf ülkeler, yürürlüğe giriş tarihinden itibaren 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek.

Bu sürenin ardından anlaşmadan ayrılmak isteyen ülkenin en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunması gerekecek.

Ayrıca çekilme işlemi, devam eden ortak projeleri ve gizlilik yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacak.

Hatay Açısından Bölgesel Güvenlik Boyutu

Türkiye'nin Suriye ile sınır komşusu olan Hatay, Orta Doğu'daki güvenlik gelişmelerinin yakından takip edildiği iller arasında bulunuyor.

Mekke Anlaşması'nın savunma ve bölgesel güvenlik alanında yeni yükümlülükler öngörmesi, Türkiye'nin sınır güvenliği ve dış politikası açısından da önem taşıyor.

Ancak anlaşmanın Hatay'da askerî sevkiyat, yeni bir güvenlik uygulaması veya doğrudan bir görev değişikliği öngördüğüne ilişkin açıklanmış bir karar bulunmuyor.

TBMM'de ilk maddesi kabul edilen kanun teklifinin kalan görüşmeleri 5 Kasım Perşembe günü saat 14.00'te devam edecek. Anlaşmanın nihai onay süreci ve uygulanmasına ilişkin gelişmelerin bu görüşmelerin ardından netleşmesi bekleniyor.

Muhabir: Haber Merkezi