AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, bir televizyon kanalında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Muhalefetin siyaset anlayışını eleştiren Yayman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalara karşılık vereceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bizim kırmızı çizgimizdir” dedi.
Programın başlangıcında vatandaşlara sağlıklı ve mutlu bir pazar günü dileyen Yayman, kültür, sanat ve hayat üzerine konuşmayı arzu ettiğini ancak gündemin sert siyasi tartışmalarla şekillendiğini söyledi. Siyasette dezenformasyon ve algı operasyonları yapıldığını ileri sürdü.
HÜSEYİN YAYMAN’DAN ÖZGÜR ÖZEL’E ELEŞTİRİ
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in Özgür Özel’e verdiği yanıtları desteklediğini ifade eden Yayman, CHP Genel Başkanı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki gösterdi.
Özel hakkında hakaret içeren ifadeler de kullanan Yayman; CHP kurultayı, “para kuleleri” tartışmaları ve belediyelere ilişkin çeşitli suçlamalar yöneltti. Bu konularda Özel’in kendi partililerine açıklama yapması gerektiğini savundu.
CHP’nin Cumhuriyet’le yaşıt bir parti olduğunu hatırlatan Yayman, partinin mevcut durumundan memnuniyet duymadıklarını belirtti. Özel’in kendi siyasi tutumunu değerlendirmesi gerektiğini söyleyerek, “Sayın Özgür Özel kendi resmine bir aynada baksın. Ne söylemiş, ne yapmış, nereden nereye gelmiş?” ifadelerini kullandı.
Yayman ayrıca Antalya ve Uşak belediye başkanlarına atfettiği açıklamalar ile Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın Özel hakkındaki sözlerini ve gece yarısı gönderildiğini söylediği mesajları gündeme getirdi. Özel’in bu başlıklara yanıt vermediğini öne sürdü. Söz konusu suçlamalara ilişkin programda aktarılan değerlendirmeler Yayman’ın iddiaları olarak yer aldı.

“MUHALEFET SORUNU MİLLÎ GÜVENLİK SORUNUNA DÖNÜŞTÜ”
Türkiye’de daha güçlü bir muhalefet görmek istediklerini belirten Yayman, siyasetin projeler, icraatlar ve vatandaşların günlük sorunları üzerinden yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Muhalefetin temel siyasetini AK Parti ve Erdoğan karşıtlığı üzerine kurduğunu savunan Yayman, “Türkiye’deki en büyük eksik, bir muhalefet sorunu var. Ve muhalefet sorunu artık bir millî güvenlik sorununa dönüşmüş durumda” değerlendirmesinde bulundu.
Nükleer santral, otoyol, şehir hastaneleri, bölünmüş yollar ve Çanakkale Köprüsü gibi yatırımları örnek gösteren Yayman, muhalefetin bu projelere karşı çıktığını ileri sürdü.
Konuşmasında “Yeni Parti” ifadesini de kullanan Yayman, Özgür Özel üzerinden yapay zekâ benzetmesi yaptı. Partiyi yapay zekânın yönetmesi hâlinde daha başarılı sonuçlar alınabileceğini savunarak, grup toplantılarında da bu yolla daha doğru mesajlar verilebileceğini söyledi.

ERDOĞAN’IN ADAYLIĞINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türkiye’nin siyasi tarihinde sık sık krizlerle gündeme geldiğini söyleyen Yayman, Atatürk’ün vefatından sonraki süreçleri hatırlattı. Bazı seçim dönemlerinin darbelerle veya darbe tartışmalarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin yeniden seçim atmosferine girdiğini belirten Yayman, Erdoğan’ın adaylığının engellenmeye çalışıldığını ileri sürdü. Bu durumu “siyasi engelleme” olarak nitelendiren Yayman, şöyle konuştu:
“Esas mesele, Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanımızın adaylığını engellemektir. Burada bir siyasi obstrüksiyon vardır. Siyasi engelleme vardır.”
Yayman, Erdoğan’ın önünün kesilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Dün olduğu gibi bugün de biz buna müsaade etmeyeceğiz” dedi.
FON TARTIŞMALARI: “HATAMIZ VARSA DÜZELTİRİZ”
Gündemdeki fon meselesine de değinen Yayman, herhangi bir kişinin partiden, Türkiye’den veya milletten büyük olmadığını söyledi. Açıklamasında fon tartışmasının ayrıntılarına yer vermeyen Yayman, hata yapan kişilerle yolların ayrılabileceğini belirtti.
Erdoğan’ın bu konudaki yaklaşımını aktaran Yayman, “Nefsine yenik düşenler, bir hatanın içine düşenler, biz bunlarla yolumuzu ayırırız. Bu süreçten güçlenerek çıkarız ve yolumuza devam ederiz” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin siyasi sicilini savunan Yayman, uzun süredir iktidarda bulunmalarını seçmenin desteğiyle ilişkilendirdi. Partisinin krizlerle mücadele ederek bugünlere geldiğini belirterek, “Hatamız varsa düzeltiriz. Eksiğimiz varsa düzeltiriz” dedi.

DEPREM BÖLGESİ İÇİN 455 BİN KONUT AÇIKLAMASI
Kendisinin deprem bölgesinin bir milletvekili olduğunu vurgulayan Yayman, 11 ilde 14 milyon insanı etkileyen depremlerin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarını değerlendirdi.
Muhalefetin deprem sonrasında hükümetin bu sürecin üstesinden gelemeyeceğini ileri sürdüğünü söyleyen Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bölgede 455 bin konutun yapıldığını ve teslim edildiğini ifade etti.
Yayman, deprem sonrasındaki çalışmaları AK Parti’nin kriz yönetimine örnek göstererek, yeniden inşa sürecinin Türkiye’yi ayağa kaldırdığını savundu.
AK PARTİ’NİN GEÇMİŞTE YAŞADIĞI KRİZLERİ SIRALADI
Yayman, partisinin siyasi geçmişini değerlendirirken 15 Temmuz darbe girişimi, pandemi, Gezi Parkı olayları, parti kapatma davası, 27 Nisan e-muhtırası ve 367 krizini gündeme getirdi. Ayışığı ve Balyoz başlıklarına da değindi.
15 Temmuz’da tankların ve savaş uçaklarının kullanıldığını hatırlatan Yayman, milletin Erdoğan’a sahip çıktığını söyledi. Pandemi döneminde dünyada üretim ve lojistik süreçlerinin aksadığını belirterek, hükümetin aldığı tedbirlerle bu dönemin aşıldığını savundu.
Gezi Parkı olaylarının çevre hassasiyetiyle başladığını ancak daha sonra hükümeti devirmeye yönelik bir girişime dönüştüğünü ileri süren Yayman, parti kapatma davasında ise nitelikli çoğunluk şartına dikkat çekti.
27 Nisan e-muhtırasına verilen yanıtı da hatırlatan Yayman, siyasi hafızanın önemini vurgulayarak AK Parti’nin krizlerden güçlenerek çıktığını ifade etti.
“TABELA PARTİSİ OLMANIN ÖTESİNE GİDEMEDİLER”
AK Parti’den ayrılarak yeni parti kuran isimleri eleştiren Yayman, geçmişte önemli görevlerde bulunan bazı kişilerin kendilerini vazgeçilmez gördüğünü savundu. Bu isimlerin kurduğu partiler için “Tabela partisi olmanın ötesine gidemediler” değerlendirmesinde bulundu.
Partisinin muhafazakâr siyaset içinde süreklilikle birlikte değişimi savunduğunu belirten Yayman; Rusya-Ukrayna Savaşı, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların sorunları, ekonomik gelişme, temel hak ve özgürlükler ile reformlar konusunda doğru politikalar izlediklerini söyledi.
Yayman, siyasi krizleri milletin desteğiyle ve demokratik sistem içinde aştıklarını ifade etti.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE BİR DEVLET POLİTİKASIDIR”
“Terörsüz Türkiye” sürecinin bir devlet politikası olduğunu belirten Yayman, sürecin iki yıldır yol kazasına uğramadan devam ettiğini söyledi.
Sürecin üç güvencesi bulunduğunu ifade eden Yayman, bunları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak sıraladı.
Temel meselenin silahların teslim edilmesi olduğunu vurgulayan Yayman, bu konunun bir baskı veya pazarlık aracı olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti.
“Silahlar sadece elden değil, zihinlerden de bırakılmalıdır” diyen Yayman, çözüm aşamasına gelindiği değerlendirmesinde bulundu.




