TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Necmettin Çalışkan, son dönemde çıkarılan ve gündeme gelen kanun tekliflerine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Çalışkan, Meclis’te kabul edilen düzenlemelerin büyük bölümünün “para, rant ve ihale” ekseninde şekillendiğini savunarak, yasama faaliyetlerinin amacının sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

“İsimler Değişiyor, Amaç Aynı”

Genel Kurul kürsüsünden konuşan Çalışkan, farklı başlıklarla çıkarılan yasaların özünde benzer hedeflere hizmet ettiğini ileri sürdü.

“Maden Yasası, enerji yasası, rezerv alanı düzenlemeleri, Sayıştay denetimi dışına çıkarma girişimleri, kurumların fonlara devri ve özerklik ilanları… İsimler değişiyor ama amaç değişmiyor: Para bulmak ve denetimden kaçmak.”

Çalışkan’a göre, son dönemde gündeme taşınan düzenlemelerde temel motivasyonun kamu kaynaklarına erişim ve denetim mekanizmalarının zayıflatılması olduğu görülüyor.

Kırıkhan’da Yerinde Kentsel Dönüşümde Dev Adım !
Kırıkhan’da Yerinde Kentsel Dönüşümde Dev Adım !
İçeriği Görüntüle

“Para Geliyor Ama Nereye Gidiyor?”

İktidarın ekonomik politikalarını da eleştiren Çalışkan, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık vurgusu yaptı.

“Para geldiğinde keşke millet için, düzgün ve şeffaf şekilde harcansa” diyen Çalışkan, mevcut tabloda israf, yolsuzluk iddiaları, yandaş ihaleler ve artan faiz yükünün öne çıktığını savundu. Kamu harcamalarının toplum yararına kullanılması gerektiğini belirten Çalışkan, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Özelleştirme Eleştirisi

Konuşmasında özelleştirme politikalarına da değinen Çalışkan; köprüler, otoyollar, şehir hastaneleri, bankalar, borsa, sigorta şirketleri ve demir-çelik fabrikalarının elden çıkarıldığını ifade etti. Bu sürecin kamu varlıklarının uzun vadeli planlama yerine kısa vadeli gelir arayışıyla yönetildiğini öne sürdü.

“Millî Parklar Ticarete Açılıyor” İddiası

Gündemdeki Millî Parklar düzenlemesini de değerlendiren Çalışkan, teklifin “koruma” adı altında millî parkların ticari kullanıma açılmasına zemin hazırladığını ileri sürdü.

“İçeriğe baktığınızda mesele koruma değil, yetkiyi tek elde toplama.”

Yeni düzenlemenin çevresel hassasiyetler yerine merkeziyetçi bir yetki yapısını güçlendireceğini savunan Çalışkan, doğa koruma politikalarının şeffaf ve katılımcı bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti.

Muhabir: Kenan Cengiz