Hatay semalarında gözlemlenen ve nedeni henüz belirlenemeyen hareketlilik, vatandaşların dikkatini çekti. Gökyüzündeki görüntüler bazı vatandaşlar tarafından havadan spreyleme olarak yorumlanırken, bazıları ise bulut taşıma yapıldığı iddiasını gündeme getirdi.
Hatay'daki hareketliliğin kaynağına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmazken, benzer iddiaların daha önce Türkiye'de de gündeme geldiği biliniyor. Özellikle uçakların gökyüzünde bıraktığı izler ve bulutlara müdahale edildiği yönündeki paylaşımlar, geçmiş yıllarda kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.

HAVADAN SPREYLEME NEDİR?
Havadan spreyleme, genel anlamıyla uçak veya başka hava araçları kullanılarak belirli maddelerin atmosfere ya da hedeflenen alanlara püskürtülmesini ifade ediyor. Tarımsal ilaçlama gibi uygulamalar bu yöntemle gerçekleştirilebiliyor.
Ancak sosyal medyada sıkça gündeme gelen ve “chemtrail” olarak adlandırılan iddia, uçakların gökyüzüne gizlice kimyasal maddeler bıraktığı düşüncesine dayanıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün açıklamalarına göre uçakların yüksek irtifada bıraktığı beyaz izler, çoğunlukla sıcak egzoz gazlarının soğuk ve nemli havayla karşılaşması sonucu oluşan yoğunlaşma izlerinden kaynaklanıyor. Atmosfer koşullarına bağlı olarak bu izler kısa sürede kaybolabildiği gibi uzun süre gökyüzünde kalıp yayılabiliyor.
Bu nedenle gökyüzünde görülen her beyaz izin kimyasal püskürtme olarak değerlendirilmesi bilimsel açıdan doğru değil.
BULUT TAŞIMA VE BULUT TOHUMLAMA AYNI ŞEY Mİ?
Vatandaşların dile getirdiği bulut taşıma iddiası, meteorolojide kullanılan bulut tohumlama yöntemiyle karıştırılabiliyor.
Bulut tohumlama, uygun atmosfer koşullarına sahip mevcut bulutların yağış oluşturma süreçlerini etkilemek amacıyla uygulanan bir yöntem olarak tanımlanıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğüne göre bu işlemde gümüş iyodür gibi maddeler uçaklar veya yer sistemleri aracılığıyla bulutlara ulaştırılabiliyor. Ancak yöntem sıfırdan bulut oluşturmuyor ve yağışın istenilen bölgeye kesin olarak düşmesini sağlamıyor.
Bulutların bir şehirden başka bir şehre taşındığı veya yağmurun başka bölgelere aktarıldığı yönündeki iddialar ise bulut tohumlama teknolojisinin kanıtlanmış işleyişini yansıtmıyor.
TÜRKİYE'DE DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ
Türkiye'de uçaklardan kimyasal madde püskürtüldüğü iddiaları geçmiş yıllarda da sosyal medyada tartışma yarattı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Ocak 2023'te yayımladığı dezenformasyon bülteninde uçakların kimyasal püskürttüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıklamıştı.
Anadolu Ajansı Teyit Hattı da 2024 ve 2025 yıllarında yayımladığı incelemelerde, uçakların geride bıraktığı yoğunlaşma izleriyle ilgili bilimsel açıklamalara yer vermiş ve bu görüntülerin gizli kimyasal püskürtme faaliyetlerinin kanıtı olmadığını ortaya koymuştu.
Son olarak 9 Nisan 2026'da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, uçaklarla kimyasal püskürtme yapılarak yağışların etkilendiği yönündeki iddiaları yeniden yalanladı. Açıklamada, gökyüzündeki kuyruk izlerinin doğal atmosfer koşullarında oluştuğu ve yağışları engellemediği belirtildi.
TÜRKİYE'NİN YAĞMURLARININ ÇALINDIĞI DA İDDİA EDİLMİŞTİ
2026 yılında Türkiye'deki yağışların başka ülkeler tarafından bulut tohumlama yoluyla engellendiği veya başka bölgelere yönlendirildiği yönündeki iddialar da sosyal medyada gündeme geldi.
Teyit platformu Teyit tarafından incelenen paylaşımlarda, İsrail'in Türkiye'nin yağmurlarını çaldığı öne sürüldü. Ancak yapılan incelemede, bulut tohumlama teknolojisinin varlığının ülkeler arasında yağmur transferinin mümkün olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.
Benzer iddialar 2018 yılında İran'da da gündeme gelmiş, İranlı bir yetkili ülkesinin yağmur bulutlarının başka ülkeler tarafından etkisiz hale getirildiğini ileri sürmüştü. İran'ın meteoroloji yetkilileri ise söz konusu iddialara karşı çıkmıştı.
HATAY'DAKİ HAREKETLİLİĞİN NEDENİ BELİRSİZ
Hatay semalarında vatandaşların dikkatini çeken hareketliliğin havadan spreyleme, bulut tohumlama veya başka bir faaliyetle bağlantılı olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.
Gökyüzündeki görüntülerin nedeninin belirlenebilmesi için gözlemin yapıldığı saat, konum, meteorolojik koşullar ve bölgedeki uçuş hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Türkiye'de geçmişte gündeme gelen benzer iddialara ilişkin bilimsel ve resmî açıklamalar ise gökyüzündeki olağan dışı görünümlerin tek başına kimyasal püskürtme veya bulut taşıma faaliyetinin kanıtı sayılamayacağını ortaya koyuyor





