Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi’nde depreme yakalanan Beliz’in annesi Betül Günyaşar, 13 saat sonra enkazdan çıkarıldı ancak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Ağabeyi Abdurrahman Aydın ise ağır yaralı olarak kurtarıldı ve iki bacağı ampute edildi.
Enkaz Başında Verilen Bir Emanet
Kurtarma çalışmaları sırasında soğuktan titreyen Beliz’e, rütbeli bir asker kendi parkasını vererek, “Üşüme, sonra geri alırım” dedi. O mont, o günden sonra Beliz için sadece bir giysi değil, bir hayat borcunun ve minnetin sembolü oldu.

“Her Baktığımda O Günü Yeniden Yaşıyorum”
Beliz Aydın, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Bu mont, annemi ve ağabeyimi enkaz altından çıkaran askerin montu. Depremin ilk gününden beri bende. Her baktığımda o anları hatırlıyorum. Giymeye cesaret edemiyorum çünkü içim çok acıyor. O asker üşüdüğümü görünce montunu verdi. Onu tekrar görmek, emaneti sahibine teslim etmek ve teşekkür etmek istiyorum.”
Hastane Koridorlarında Bekleyen Bir Teşekkür
Beliz’in yanında olan ve ailesine destek veren Çilem Artan ise yaşananları şöyle anlattı:
“6 Şubat sabahı bir komutanımız parkasını Beliz’e veriyor ve ‘sonra senden geri alacağım’ diyor. Beliz annesini kaybetmiş, ağabeyi ameliyatta… Buna rağmen saatlerce hastanede askeri bekliyor, montu teslim etmek için. O acının içinde bile emanete sahip çıkıyor. Bu, nasıl bir vicdan ve nasıl bir vefa duygusudur.”


Bir Gün O Askeri Bulma Umudu
Gaziantep’te üniversite eğitimine devam eden Beliz, üç yıldır sakladığı montu bir gün sahibine teslim edebilmeyi hayal ediyor. Enkazın altından çıkan canların, yıkıntıların arasından yükselen bu vefa hikâyesi, Hatay’ın acı dolu hafızasında insanlığın hâlâ ayakta olduğunun en sessiz ama en güçlü kanıtı olarak duruyor.




