İSTANBUL (AA) - YETER ADA ŞEKO - İklim kriziyle mücadelede çeşitli platformlarda görev alan gençlik liderleri, küresel toplantılarda alınan kararların somut sonuçlara dönüşmemesinin gençlerin bu tür süreçlere olan ilgisini azalttığını belirtiyor.

İklim değişikliğinin şiddetli sonuçlarından uzun vadede daha fazla etkilenmesi beklenen gençler, iklim müzakerelerinde alınan kararların artık uygulamaya geçirilmesini istiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) verilerine göre, 2020 yılı itibarıyla 10 veya daha küçük yaşta olan çocukların, 2100 yılına gelindiğinde 1,5 derecelik küresel ısınma senaryosunda aşırı hava olaylarına maruz kalma riskinin yaklaşık dört kat artacağı öngörülüyor. Isınmanın 3 dereceye ulaşması durumunda ise bu artışın beş kat olması bekleniyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) 10 ülkede yaptığı araştırmaya göre, gençlerin yaklaşık yüzde 60'ı çevresel sorunlar konusunda 'çok' ya da 'aşırı derecede' endişeli olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 50 ila 67'si, iklim değişikliğinin kendilerinde üzüntü, korku, kaygı, öfke, güçsüzlük, çaresizlik ve suçluluk gibi duygulara yol açtığını ifade ediyor.

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de 2024'te düzenlenen BM İklim Zirvesi'nde, COP29 Başkanlığı Gençlik İklim Şampiyonu olan Leyla Hasanova ve Nijerya Avrupa Birliği Gençlik Danışmanı, Theirworld Küresel Gençlik Elçisi ve şair Victory Ashaka, gençlerin iklim değişikliğine bakışı ve iklim müzakerelerine katılımına dair AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Gençlerin iklim değişikliği ve çevresel sorunlar hakkında ciddi anlamda endişeli olduğunu belirten Hasanova, 'Bu gezegeni biz devralacağız. İklim değişikliği nedeniyle dönüşmüş ve çevresel açıdan zarar görmüş bir dünyayı miras alacak olan biz gençleriz ve bu durum bizi yakından ilgilendiriyor. Yaşayacağımız gezegenin sürdürülebilir, yeşil ve 15-20 yıl önce olduğu gibi yaşanabilir kalmasını istiyoruz.' dedi.

- 'Gençler, sürece en başından dahil edilmeli'

İklim değişikliği ile mücadelenin var olan koşullar altında giderek zorlaştığını vurgulayan Hasanova, gençlerin gerek kendi ülkelerinde gerekse de COP gibi konferanslar aracılığıyla uluslararası arenada iklim müzakerelerinde değişim talep etmeyi sürdürdüğünü anlattı.

Gençlerin iklim müzakerelerinde yer almasının öneminden bahseden Hasanova, şunları söyledi:

'İklimle ilgili bir konferans gerçekleştiğinde genellikle masanın etrafında 40-50 yaş ve üzeri kişilerin oturduğunu ve aslında bizim geleceğimizi ilgilendiren konuları tartıştığını görüyoruz. Bu nedenle, katılımın yalnızca metinlerin ve bildirgelerin nihai kabul aşamasına geldiği noktada değil, sürecin en başından itibaren sağlanması son derece önemli. Gençlerin sürece en başından dahil edilmesinin güvence altına alınması gerekiyor.'

Hasanova, COP29 Başkanlığı olarak COP31 sürecinde Türkiye ile işbirliği içinde çalışmanın kendileri için heyecan verici olduğunu, hem Türkiye'deki hem de Avustralya'daki paydaşlarla birlikte çalışmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

- 'İnsanlar çoğu zaman iklim değişikliği konusuna ilgi duymuyor'

Ashaka, iklim krizinin artık günlük yaşamın doğrudan bir parçası haline geldiğini, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı taşkınları, erozyon ve aşırı sıcak hava dalgaları gibi etkilerin giderek daha fazla hissedildiğini söyledi.

Yaşanan olumsuzlukların insan faaliyetleri ve ihmallerle bağlantılı olduğu yorumunu yapan Ashaka, 'Bence insanlar çoğu zaman iklim değişikliği konusuna ilgi duymuyor çünkü bunun yalnızca bilimsel gerçeklere dayanan teknik bir mesele olduğunu düşünüyorlar.' diye konuştu.

Samandağ ilçesinde deniz kıyısındaki ağaç iş makinesiyle kaldırıldı
Samandağ ilçesinde deniz kıyısındaki ağaç iş makinesiyle kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

İklim krizinin anlatımında yeni yöntemlere ihtiyaç olduğunu kaydeden Ashaka, birçok kişinin konuyu karmaşık veri ve teknik bir alan olarak gördüğü tespitini paylaştı.

Bu algıyı kırmak için sanatı, özellikle de şiiri kullandığını aktaran Ashaka, teknik kavramları hikaye anlatımı ve şiirle sadeleştirerek gençlerin iklim değişikliğine daha kolay erişimini hedeflediğini bildirdi.

Değişimin farkındalıkla başladığını belirten Ashaka, 'İnsanlar sürece ne kadar fazla dahil olur ve sorumluluk üstlenirse, değişim de o kadar mümkün olur. Her şey farkındalıkla başlıyor, ardından sorumluluk ve sonrasında eylem geliyor. Dünyayı ancak bu şekilde değiştirebiliriz.' sözlerini sarf etti.

- 'Vaatlerin ötesine bakmak gerekiyor'

Dünya liderlerini, sivil toplum temsilcilerini ve gençleri bir araya getiren küresel iklim zirvelerinde genellikle vaatlerin öne çıktığına değinen Ashaka, şöyle devam etti:

'Vaatlerin ötesine bakmak gerekiyor. Bu konferanslara katılan liderlerin uçaklarla gelip iklim finansmanı ve benzeri konularda çeşitli taahhütlerde bulunduğunu görüyoruz. Pek çok genç de bu toplantılarda yer alıyor. Kimi zaman kurumlar onları temsilci olarak gönderiyor. Ancak asıl önemli soru şu: Bu görüşmelerin, tartışmaların ve verilen sözlerin somut karşılığı ne oluyor? Bu zirvelerde konuşulan meseleler ve açıklanan taahhütler sahada nasıl bir dönüşüm yaratıyor? Gerçekten görebildiğimiz somut sonuçlar neler?'

Toplantıların genellikle söylem düzeyinde kalması nedeniyle gençlerin iklim süreçlerine olan ilgisinin azaldığını ifade eden Ashaka, 'Bugün daha fazla gencin bu süreçlere ilgi göstermemesinin nedeni, çoğu zaman bu toplantılarda sadece konuşuluyor olması. Sürekli konuşuyoruz ancak konuşmanın yanında harekete geçmek de gerekiyor. Verilen sözlerin, açıklanan iklim finansmanı taahhütlerinin ve yapılan çağrıların somut sonuçlara dönüşmesi şart.' şeklinde konuştu.

İklim krizinden en fazla sorumlu ülkelerin çoğu zaman bu krizin sonuçlarından en az etkilenen ülkeler olduğunun altını çizen Ashaka, Afrika kıtasındaki gibi ülkelerin ise düşük sorumluluklarına karşın ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.

Ashaka, sözlerini, 'Gençler, bu sorunun küresel boyutunu daha iyi kavradıklarında ilgilerinin de artacağına inanıyorum. Şikayetin ötesine geçilmesi ve farkındalık ile iklim eğitimi üzerinden harekete geçilmesi gerekiyor.' diyerek tamamladı.

Kaynak: AA