İsrail’in Hava Savunma Kalkanı: Gerçek Ne?
Demir Kubbe tek başına yeterli mi?
İsrail'in hava savunma sistemleri uzun yıllardır kamuoyunda Demir Kubbe (Iron Dome) üzerinden tartışılıyor. Ancak bu sistem, genellikle sanıldığı gibi İsrail'in tüm hava tehditlerine karşı mutlak koruma sağlayan bir “mucize” değil.
Katmanlı savunma yapısı ortaya çıktı
Son dönemlerde yayımlanan askeri analizler ve savunma sanayii kaynakları, İsrail’in aslında oldukça katmanlı ve entegre bir hava savunma mimarisi bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu sistem, farklı menzillere ve irtifalara sahip birçok hava savunma silahını içeriyor:
Stinger: 8 km menzil, 3.8 km irtifa
Iron Dome: 70 km menzil, 10 km irtifa
Barak: 70-100 km menzil, 20 km irtifa
Patriot PAC-2 GEM-T: 100-160 km menzil, 24 km irtifa
Davud’un Sapanı (David’s Sling): 40-250 km menzil, 20 km irtifa
Arrow 2: 200+ km menzil, 50 km irtifa
Arrow 3: 300+ km menzil, 100 km irtifa
Bu katmanlı yapının amacı; kısa, orta ve uzun menzilli tehditlere karşı farklı sistemlerle eş zamanlı koruma sağlamak.
Algı ile gerçek arasındaki fark
Demir Kubbe sisteminin özellikle kısa menzilli roketler ve havan toplarına karşı etkili olduğu biliniyor. Ancak sistemin medyada “yenilmez kalkan” olarak lanse edilmesi, gerçekçi olmayan beklentilere yol açabiliyor.
Uzmanlara göre, “İsrail’in hava savunmasındaki başarı, sadece Demir Kubbe’den değil, entegre sistemlerin koordinasyonlu çalışmasından kaynaklanıyor.”
Stratejik bir propaganda aracı mı?
İsrail’in savunma sistemlerinin bu şekilde kamuoyunda yüceltilmesi, bir yönüyle stratejik psikolojik üstünlük sağlama hedefi taşıyor. Savunma uzmanları, bu algının bilinçli bir şekilde desteklendiğini ve zaman zaman askeri başarılardan çok bir “psikolojik caydırıcılık” unsuru olarak kullanıldığını vurguluyor.






