Arapça “Re’sü’s-Sene” ifadesinden gelen ve “yılın başı” anlamını taşıyan Ras-el Seni, Doğu takvimine göre yeni yılın başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Bu özel gün, sadece bir takvim değişimi değil; bereketin, yenilenmenin, barışın ve umudun simgesi olarak görülüyor. Yüzyıllardır Hatay’ın Samandağ, Defne, Arsuz, Antakya ve çevre ilçelerinde yaşayan Arap Alevi toplumu, Ras-el Seni’yi manevi bir arınma ve toplumsal dayanışma günü olarak karşılıyor.
Bayram öncesinde evler temizleniyor, yeni yılın bolluk ve huzur getirmesi için hazırlıklar yapılıyor. Ras-el Seni gecesinde hrisi (keşkek benzeri buğday ve et yemeği), oruk, kömbe, kabak tatlısı gibi geleneksel yemekler hazırlanıyor ve komşularla paylaşılıyor. Paylaşmanın bereketi artırdığına inanılıyor.
Bu günde küslerin barışması, büyüklerin ziyaret edilmesi, kabirlerin başında dualar okunması da önemli gelenekler arasında yer alıyor. Yeni yıla kırgınlıkla girilmemesi gerektiği inancı, toplumsal barışı ve dayanışmayı güçlendiriyor.
Bazı bölgelerde kapılara yeşil dallar asılması, buğday kaynatılması gibi sembolik ritüellerle doğanın uyanışı ve yeni yılın bereketi simgeleniyor. Türbelerde ve ziyaret yerlerinde sağlık, huzur ve bolluk için dualar ediliyor.
Depremlerle ağır yaralar alan Hatay’da Ras-el Seni, aynı zamanda “yeniden ayağa kalkma”, “umutla tutunma” ve “kültüre sahip çıkma” anlamı da taşıyor. Arap Alevileri için bu bayram, sadece bir inanç günü değil; kimliğin, hafızanın ve binlerce yıllık kültürel sürekliliğin güçlü bir ifadesi olarak yaşatılmaya devam ediyor.




