ŞAM (AA) - Yaklaşık 35 ülkeden 500'e yakın yayınevinin katıldığı fuarda Arapça, Kürtçe, Türkçe ve İngilizce eserler okuyucuyla buluştu.

Uzun yıllar yasaklı olan Kürtçe yayınların, Kültür Bakanlığına bağlı bir stantta sergilenmesi, fuarın en dikkati çekici gelişmelerinden biri olarak öne çıktı.

'Dün Kürtçe bir kağıt parçası bile hapis sebebiydi'

Fuardaki Kürtçe yayınları stant sorumlusu ve Suriye Kürt Yayıncılık Şubesi Başkanı Ahmed Yakub, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kürtçe yayınların geçmişte sistematik biçimde yasaklandığını söyledi.

Yakub, Kürtler açısından sürecin Mısır ile birlik döneminde başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

'Ülkenin adının Birleşik Arap Cumhuriyeti'ne dönüştürülmesiyle Arap olmayan her türlü kültürel ve dilsel varlık dışlandı.

Kürtçe kitaplar yasaklandı, siyasi partiler kapatıldı. 1963'teki Baas darbesiyle birlikte Kürt kültürüne dair her şey suç sayıldı. Evinizde Kürtçe tek bir kitap bulunması bile onlarca yıl hapisle sonuçlanabiliyordu.'

Bugün gelinen noktayı 'tarihi bir kırılma' olarak niteleyen Yakub, Kürt bileşenine ilişkin çıkarılan 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi sonrası Kürtçenin kamusal alanda görünür hale geldiğini vurguladı.

Yakub, Ulusal Kütüphane'de yaklaşık iki hafta önce ilk Kürtçe konferansın düzenlendiğini hatırlatarak 'Bu fuardaki Kürt kanadı da bu sürecin bir parçası. Ailelerin yıllarca sakladığı eski, nadir ve el yazması kitaplar bağışlandı. Dün Kürtçe bir kağıt parçası bile suçken, bugün devlet bu kitapları sergiliyor.' ifadelerini kullandı.

'Kamışlı, birlikte yaşamın sembolüdür'

Fuara katılan tarihçi Casim el-Huveyidi el-Ani ise Suriye'nin çok kültürlü yapısının yeniden görünür olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kamışlı ilçesinde 50 yıl boyunca eğitimci olarak görev yaptığını aktaran Ani, 'Kamışlı 1926'da kuruldu ve 100 yıllık tarihinde Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin, Keldanilerin ve Asurilerin birlikte yaşadığı bir şehir oldu. Suriye'de birlikte yaşam kültürü Suriye'nin en büyük zenginliğidir.' ifadelerini kullandı.

Kitap fuarlarının yalnızca kültürel değil, toplumsal bir mesaj taşıdığını vurgulayan Ani, 'Düşünsel üretim, yayıncılık ve kitap fuarları, ifade özgürlüğünün ve birlikte yaşama iradesinin göstergesidir. Suriye için önümüzdeki döneme dair umutluyuz.' dedi.

'Kitaplar halklar arasında köprüdür'

Şam Uluslararası Kitap Fuarı'na Türkiye'den 14 yayınevinin katıldığını belirten Murat Ayar da Türk yayınevlerinin yoğun ilgiyle karşılaştığını söyledi.

Ayar, yıllar boyunca Suriye'nin yalnızca savaş ve acı haberlerle gündeme geldiğini ifade ederek 'Bugün burada kültürün, kitabın ve kardeşliğin konuşulması bizim için çok anlamlı. Beklediğimizin çok üzerinde, uluslararası ölçekte bir fuarla karşılaştık.' diye konuştu.

Fuarda Türkçe kitap satan tek stant olduklarını aktaran Ayar, gençlerin Türkçeye gösterdiği ilgiyi de dikkat çekici bulduğunu belirterek şunları söyledi:

'Türkiye'de yaşamamış olmasına rağmen diziler aracılığıyla Türkçe öğrenen çok sayıda Suriyeli genç var. Suriyeli gençler edebi eserler istiyorlar ve bu ilgi, kültürel bağların ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.'

Ayar, farklı dillerdeki yayınların bir arada sergilenmesini ülkedeki özgür düşünce ortamının göstergesi olarak değerlendirirken Şam'da Türkçe ve Arapça kitapların yer alacağı ortak bir kültür merkezi veya kütüphane açılması yönünde çalışmalar yürüttükleri bilgisini de verdi.

Şam Uluslararası Kitap Fuarı'nın, devrik Esed rejimi sonrası Suriye'de kültürel hayatın yeniden canlandığını ve toplumun farklı kesimlerinin kamusal alanda görünür hale geldiğini ortaya koyduğunu söyleyen Ayar, 'Kitaplar halklar arasında köprüdür.' diyerek sözlerini tamamladı.

Erzurumlu satranç tutkunu amcalar, kahvehanede çay ve hatıralarla günlerini geçiriyor
Erzurumlu satranç tutkunu amcalar, kahvehanede çay ve hatıralarla günlerini geçiriyor
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Muhammed Karabacak

Kaynak: AA