ANKARA (AA) - Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Başkanı Yaşar Serpi, AA muhabirine, geçen yıl hububat sektöründe yaşanan gelişmeler ile gelecek döneme ilişkin beklentilerini değerlendirdi.
Geçen yılın, hububat sektörü açısından iklim risklerinin daha net hissedildiği bir yıl olduğunu vurgulayan Serpi, özellikle yağışların düzensiz dağılımının verim üzerinde belirleyici olduğunu, kritik gelişim dönemlerinde yeterli yağış alınamamasının bazı bölgelerde verim kayıplarına yol açtığını söyledi.
Yaşar Serpi, 2024-2025 üretim sezonunda Türkiye'de hububat üretiminin yüzde 12,3 azalarak 34,2 milyon ton civarında gerçekleştiği bilgisini vererek, 'Önceki sezona göre buğday üretimi yüzde 13,7 azalarak 17,9 milyon ton, arpa üretimi yüzde 25,9 azalışla 6 milyon ton, çavdar üretimi yüzde 20,9 gerileyerek 203 bin ton ve yulaf üretimi yüzde 26,3 düşerek yaklaşık 288 bin ton civarında gerçekleşti. Mısır üretimi ise yüzde 5 artarak 8,6 milyon tona ulaştı.' diye konuştu.
Sulu tarım yapılan alanlarda kayıpların daha sınırlı kaldığına işaret eden Serpi, kuru tarım alanlarında ise dekarda verimde düşüşler görüldüğünü ve kalite açısından bölgesel farklılıklar oluştuğunu bildirdi.
Serpi, arz güvenliği açısından kritik bir kırılma yaşanmadığına dikkati çekerek, iklim riskinin yapısal bir unsur haline geldiğinin net biçimde görüldüğünü dile getirdi.
'Birim alandan daha yüksek ve kaliteli verim elde edilmesine odaklanılmalı'Üretim planlamasının değerli olduğunu, bu modelle iklim değişikliğine uyumlu ürün desenlerine yönelik destek modellerinin ortaya konulduğunu vurgulayan Serpi, şöyle devam etti:
'Kuraklığın yoğun hissedildiği bölgelerde üreticiler risk dağıtma eğilimi göstermişlerdir. Özellikle sulu tarım arazilerinde ürün karlılığı yıllara bağlı olarak ürün deseninde bazı kaymalara neden olabiliyor. Bunun en güzel örneğini Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde pamuktan mısıra, bazen mısırdan pamuğa kayışta görüyoruz. Ayrıca bakanlığın uygulamaya koyduğu üretim planlaması ve yeni destekler kapsamında başta Konya olmak üzere su kısıtı olan bölgelerde buğday ve arpa ekimine kayışı artırdığını söyleyebiliriz. Buğday ekim alanlarında bazı bölgelerde yüzde 10-15 oranında bir artış olmuştur. Üretici artık tek ürüne bağlı kalmak yerine daha temkinli bir planlama yapıyor. Temel yaklaşımımız, ekim alanlarını artırmanın yanında birim alandan daha yüksek ve kaliteli verim elde edilmesine odaklanmaktır.'
Yaşar Serpi, geçen yıl yaşanan zirai don olayının hububat ve baklagillere etkisinin sınırlı kaldığını belirterek, bunun bir avantaj olduğunu ama iklim oynaklığı arttığı için önlem almanın şart olduğunu kaydetti.
Üreticilere de bu konuda dikkatli olmaları uyarısında bulunan Serpi, bölgeye uygun ve soğuğa dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesinin, ekim tarihinin doğru planlanmasının, dengeli gübrelemeyle bitki stres direncinin artırılmasının ve TARSİM sigortasının yaptırılmasının önemine dikkati çekti.
'Temkinli ama iyimser bir tablo çizmek mümkün'Serpi, buğday ekim alanlarının artmasının yanı sıra 2025-2026 üretim sezonunda alınan güzel yağışlar ve özellikle karın geçen sezonun ardından mevsim normallerine yaklaşmasıyla olumlu bir döneme girdiklerine işaret ederek, tüm Türkiye'de bitki çıkışlarının güzel olduğunu ifade etti.
Şu aşamada rekolte beklentisini belirleyecek en kritik dönemin ilkbahar olacağını belirten Serpi, 'Şubat-mart yağışları ve nisan-mayıs sıcaklık seyri belirleyici olacak. İnşallah ilkbahar yağışları mevsim normalleri civarında gerçekleşir ve başaklanma döneminde aşırı sıcak yaşanmazsa buğdayda yeniden rekor üretim miktarlarını konuşuruz. Yağışın miktarından çok zamanlaması önemli. Dolayısıyla şu an için temkinli ama iyimser bir tablo çizmek mümkün.' değerlendirmesinde bulundu.
Serpi, nisanda Konya'da düzenlenecek 'UHK Hasat Öncesi Hububat Kongresi'ne ilişkin de bilgi vererek, kongrenin ana temasının büyük ölçüde 'iklim riski', 'arz güvenliği' ve 'sürdürülebilir üretim' başlıkları etrafında şekilleneceğini aktardı.
Kongrede, sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu otoritelerinin bir araya gelerek hem 2025'in değerlendirmesini hem de 2026'ya yönelik risk senaryolarını masaya yatıracağını vurgulayan Serpi, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Özellikle su yönetimi, verimlilik artışı, yeni çeşit geliştirme çalışmaları ve piyasa istikrarı konularının ön planda olacağı bir atmosfer öngörüyoruz. Kongre, sadece hasat öncesi tahminlerin konuşulduğu bir platform değil, stratejik yol haritasının tartışıldığı önemli bir buluşma noktası olacak. Sektörün tüm paydaşlarının bir araya geleceği kongremizin oturum konuları ve programı ilerleyen günlerde duyurulacak.'
Muhabir: Mehmet Can Toptaş




