6 Şubat depremlerinin ardından ağır yıkım yaşayan ve yeniden toparlanma sürecini sürdüren Hatay için dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Osman Bektaş, depremlerin yüzeyde kısa sürede etkisini gösterdiğini ancak yer altındaki sismik sürecin halen devam ettiğini belirtti.

Bektaş’ın değerlendirmeleri, özellikle 6 Şubat depremlerinin merkez üssüne yakın bölgeler arasında yer alan Hatay açısından yeniden dikkatleri bölgedeki deprem hareketliliğine çevirdi.

Derindeki Enerji Süreci Devam Ediyor

Prof. Dr. Osman Bektaş, 6 Şubat depremlerinin oluşturduğu sismik enerjinin yerin derin katmanlarında yayılmayı sürdürdüğünü ifade ederek, yüzeyde saniyeler içinde yaşanan yıkımın ardından derindeki mekanizmanın aktif kaldığını söyledi.

Bektaş, yer altındaki viskoelastik yapının hareketini sürdürdüğünü ve bu durumun önümüzdeki yıllarda bölgedeki depremselliğin önemli belirleyicilerinden biri olabileceğini dile getirdi.

Özgür Özel’den Yeni Parti İddialarına Net Yanıt !
Özgür Özel’den Yeni Parti İddialarına Net Yanıt !
İçeriği Görüntüle

“Yüzeydeki yıkım saniyeler sürdü ancak sismik enerji yerin derinliklerindeki akışkan yapıda yayılmaya devam ediyor. Bu süreç bölgedeki sismik hareketlerin ana düzenleyicisi olacak.”

Uzman değerlendirmesine göre derin yer kabuğundaki enerji aktarımının en az 10 yıl boyunca etkisini sürdürebileceği ifade edildi.

Hatay’ın Toparlanma Süreci Sürerken Yeni Uyarılar

6 Şubat 2023 depremlerinde en ağır hasarı alan illerin başında gelen Hatay’da binlerce yapı yıkılmış, kent genelinde büyük can kayıpları ve altyapı sorunları yaşanmıştı. Yeniden inşa ve dönüşüm çalışmaları devam ederken uzmanların yaptığı yeni açıklamalar, bölgedeki risk yönetimi çalışmalarının önemini yeniden gündeme taşıdı.

Bektaş, son dönemde Malatya ve Adana çevresinde yaşanan sismik hareketliliğin de bu dinamik süreçle ilişkili olabileceğini belirterek stres transferinin yer değiştirmeye devam ettiğini söyledi.

“Yeraltı Canlı Bir Organizma Gibi”

Deprem mekanizmasını “canlı organizma” benzetmesiyle anlatan Bektaş, yer altındaki sistemin çevredeki fayların stres dengesini sürekli yeniden düzenlediğini ifade etti.

Açıklamasında, yer altındaki mekanizmanın çevre faylarda gerilim dağılımını değiştirdiğini belirten Bektaş, afet planlamalarının yalnızca yüzey kırıkları üzerinden değil, derindeki hareketler dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini kaydetti.

GPS ve InSAR verileriyle sürecin izlendiğini aktaran Bektaş, bölgedeki deprem risk değerlendirmelerinde dinamik yapıların dikkate alınmasının önemine işaret etti.

Muhabir: Kenan Cengiz