Antakya Çevre Koruma Derneği, Dünya İklim Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim krizinin artık uzak bir gelecek tehdidi değil, bugünün en yakıcı yaşam sorunu olduğunu vurguladı.
Dernek, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’da derinleşen çevresel sorunlara dikkat çekerek, plansız kentleşme, denetimsiz projeler ve doğayla uyumsuz uygulamaların ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Hatay’da Çevresel Tehdit Büyüyor
Açıklamada; kuruyan nehirler, kirlenen hava, yok edilen ormanlar ve tahrip edilen tarım alanlarının doğal süreçlerin değil, rant odaklı politikaların sonucu olduğu ifade edildi.
“İklim krizi geliyor demiyoruz; iklim felaketinin tam ortasında yaşıyoruz.”
Deprem sonrası bölgede oluşan moloz yığınları, taş ocakları ve denetimsiz projelerin hem halk sağlığını hem de doğayı tehdit ettiği kaydedildi.
Ekolojik Yeniden Yapılanma Çağrısı
Dernek yönetimi, Hatay’da yeniden yapılanma sürecinin bilimsel, halkçı ve ekolojik temeller üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. İklim krizinin etkilerinin en çok yoksulları, emekçileri, çocukları ve afet bölgelerinde yaşayan yurttaşları etkilediği belirtildi.
Açıklamada iklim mücadelesinin yalnızca çevre meselesi değil, aynı zamanda yaşam hakkı mücadelesi olduğu ifade edildi.
Derneğin Talepleri
Antakya Çevre Koruma Derneği, fosil yakıt politikalarından vazgeçilmesini, doğayı tahrip eden maden ve taş ocağı projelerinin durdurulmasını istedi. Su kaynakları, tarım alanları ve ormanların rant projelerine açılmaması gerektiği vurgulandı.
Dernek ayrıca deprem bölgesinde ekolojik yeniden yapılanmanın esas alınmasını ve yenilenebilir enerji projelerinin doğaya zarar vermeden planlanmasını talep etti.
Açıklamanın sonunda, “Doğayı korumak yaşamı korumaktır” mesajı verilerek yaşam alanlarını savunma mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.




