Şirketten yapılan açıklamaya göre, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini desteklemek amacıyla hayata geçirilen programda, Bitcoin’in maksimum arzı olan 21 milyon adede atıfla 21 kadın girişimci destekleniyor. Toplam 5 milyon lira kaynağın ayrıldığı programla, kadınların üretime, pazara ve ekonomik hayata eşit katılımının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Program kapsamında desteklenen 21 kadın lider ve dernek temsilcisinin katılımıyla Hayata Destek Narlıca Toplum Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, mikro hibelerin aktarımına ilişkin imzalar atıldı. Toplantıda, kadın topluluklarına sağlanacak hibelerin aktarım süreci başlatılırken, katılımcılara uygulama adımlarına ilişkin bilgilendirme yapıldı.
Sağlanan destekle Hatay’da el emeği tekstil ürünlerinden aromatik yağ üretimine, gıda üretiminden ipek böcekçiliğine kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren kadın topluluklarının güçlendirilmesi, ürünlerin pazara daha etkin ulaştırılması ve sürdürülebilir gelir modelleri oluşturulması amaçlanıyor.
Program kapsamında ayrıca kadınların eğitim, üretim ve dayanışma odağında bir araya gelebileceği “Hayata Destek & BtcTurk Kadın Liderler Merkezi”nin kurulması da planlanıyor.
Mikro hibe desteği alan topluluklar arasında Delfin Aromatik Yağlar Üretim Evi, Hazek Kadın Kooperatifi, İskenderun Kadın Dayanışma Topluluğu, Liva Kadın Sanat Atölyesi, Mağzel Kadın Topluluğu, Mara El Sanatları Atölyesi ve Yeniden Hatay Kadın Kooperatifi bulunuyor.

“Her Yerel Girişim Bölgenin Geleceğine Yapılan Bir Yatırım”
Açıklamada görüşlerine yer verilen BtcTurk Pazarlama Lideri Eda Elif Özbek, finansal erişimin yalnızca teknolojiyle değil, toplumsal faydayı önceleyen modellerle mümkün olduğuna inandıklarını belirtti.
Özbek, “Kadın Liderliğinde İyileşme Programı ile Hatay’da kadınların üretimden pazara uzanan yolculuklarında yanlarında olmayı ve kalıcı bir iyileşmeye katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kadınların liderliğinde güçlenen her yerel girişim, bölgenin geleceğine yapılan bir yatırımdır.” ifadelerini kullandı.
Hayata Destek Proje Sorumlusu Ece Yıldız ise programın dayanışma boyutuna dikkati çekerek, “Kadınların birbirlerini destekleyebileceklerini ve birlikte katkı sunabileceklerini fark ettikleri bir süreç tasarladık. Dayanışma ağları genişledikçe, deprem bölgesinde iyileşme de aynı ölçüde güçleniyor.” değerlendirmesinde bulundu.



