Hatay’da Su Krizi Derinleşiyor

Açıklamada, Hatay’ın iklim krizinin etkilerini en yoğun hisseden iller arasında yer aldığı vurgulandı. Kuraklık, su kaynaklarındaki azalma ve 6 Şubat depremleri sonrası hasar gören altyapının, su yönetimini daha kırılgan hale getirdiği belirtildi.

Suyun; ekonomi, tarım, halk sağlığı ve yaşam kalitesi açısından hayati önemde olduğuna dikkat çekilerek şu ifadeye yer verildi:

“Su yoksa yaşam da yoktur.”

Yanlış tarım politikaları, plansız sanayileşme, çarpık kentleşme, sulak alan kayıpları ve vahşi madencilik faaliyetlerinin su varlıklarını hem miktar hem kalite açısından gerilettiği kaydedildi. Doğu Akdeniz Havzası’nda son 15 yılda yaklaşık yüzde 40 oranında su kaybı yaşandığına işaret edilerek, Çukurova’nın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Çalıştayda Kritik Başlıklar Masadaydı

Panel bölümünde Hatay’daki su kaynaklarının potansiyeli ve mevcut durumu, kuraklık eğilimleri, çiftçilerin yaşadığı sorunlar ve kuraklığın insan sağlığına etkileri ele alındı.

Yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulan çalışma masalarında ise kısa ve orta vadeli çözüm önerileri tartışıldı.

Öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:

  • Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının korunması

  • Tarımsal su tüketiminin azaltılması

  • Kentsel ve evsel su tasarrufu önlemleri

  • Atık suyun yeniden kullanımı

Su Kanunu ve 30 Yıllık Master Plan

HAMOK ve DAÇE, su yönetimindeki hukuki boşlukların giderilmesi amacıyla kamu yararını esas alan kapsamlı bir “Su Kanunu” çıkarılması gerektiğini belirtti.

Kanunun; suya duyarlı şehir planlaması, havza bazlı koruma, taşkın ve kuraklık yönetim planları, yağmur suyu hasadı ile gri su geri kazanım sistemlerini kapsaması gerektiği ifade edildi.

Ayrıca HATSU tarafından:

  • Kuraklık risk haritalarının hazırlanması

  • “Kuraklık Faaliyet Planı” oluşturulması

  • 2026-2056 yıllarını kapsayan içme suyu, atık su ve yağmur suyu yönetimi için kapsamlı bir master plan hazırlanması

önerildi.

Olası susuzluk dönemlerinde planlı su kesintileri dahil uygulanacak tedbirlerin önceden belirlenmesi gerektiği kaydedildi.

Asi Nehri ve Amik Gölü İçin Özel Çağrı

Bildiride, Asi Nehri’ndeki kirliliğin önlenmesi ve doğal akış yapısının korunması için havza bazlı rehabilitasyon projesi çağrısı yapıldı. Nehrin sınır aşan bir su kaynağı olduğuna dikkat çekilerek, ilgili ülkelerle uluslararası hukuk çerçevesinde iş birliği yapılması gerektiği belirtildi.

Kurutulan Amik Gölü’nde ise ekolojik dengenin yeniden sağlanabilmesi için bilim kurulu oluşturulması ve uzun vadeli restorasyon çalışmalarının başlatılması önerildi.

Tarımda Su Tasarrufu Zorunlu Olmalı

Tarımsal sulamada vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı. Damlama ve yağmurlama sistemlerinin yaygınlaştırılması için çiftçilere hibe ve destek programları uygulanması istendi.

Hurda Araç Teşviki Çıkıyor: Kimler Yararlanacak, Şartlar Ne?
Hurda Araç Teşviki Çıkıyor: Kimler Yararlanacak, Şartlar Ne?
İçeriği Görüntüle

Arıtılmış atık suların tarımsal sulamada kullanılması, kapalı sulama sistemlerine geçiş ve ekolojik tarım uygulamalarının teşvik edilmesi de öneriler arasında yer aldı. Depremden etkilenen çiftçilere özel destek programlarının devreye alınması gerektiği bildirgede vurgulandı.

Sanayi ve Madenciliğe Sıkı Denetim

Su kaynakları üzerinde baskı oluşturan beton santralleri, taş ocakları ve maden ocaklarının kaldırılması gerektiği belirtilirken, vahşi madencilik faaliyetlerinin engellenmesi çağrısı yapıldı.

Aşırı su tüketen ve kirliliğe neden olan sanayi tesislerinin rehabilite edilmesi, arıtılmış su kullanımının zorunlu hale getirilmesi ve teknik olarak kirliliği önleyemeyen işletmelerin kapatılması gerektiği ifade edildi.

Atık su deşarjlarının ise “sıfır tolerans” ilkesiyle denetlenmesi istendi.

Toplumsal Farkındalık ve Şeffaflık

Su tasarrufu ve kirliliğin önlenmesi için kamu spotları, eğitim programları ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmesi gerektiği kaydedildi. Kamu kurumlarının doğru ve şeffaf bilgi paylaşımında bulunmasının önemine dikkat çekildi.

Sonuç bildirgesinde şu uyarı yer aldı:

“Hatay’da su güvenliği seferberliği başlatılmalıdır. Aksi halde kentin su geleceği miktar ve kalite açısından yetersiz ve kırılgan hale gelecektir.”

HAMOK ve DAÇE, çalıştayda alınan kararların takipçisi olacaklarını ve sürece ilişkin gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu.

Muhabir: Hasan Sarp