Geçen yıl orman yangınları başlamadan önce kurumları uyarmış, il ve ilçe teşkilatlarımız aracılığıyla yerel basına ve ilgili kurumlara yazılı başvurular göndermiştik.

Bu yıl da aynı noktadayız.

Havalar ısınıyor. Kuraklık baskısı artıyor. Kırsal alanlarda ihmal, dikkatsizlik ve denetimsizlik aynı şekilde duruyor. Üstelik risk geçen yıldan daha hafif değil, daha ağır.

Orman yangını başladıktan sonra helikopter saymak, uçak tartışmak, kamera karşısında “geçmiş olsun” demek kolaydır. Zor olan; yangın çıkmadan önce kurumları hazırlamak, ihmali azaltmak, yerleşim yerlerini korumak, kırsal alanları denetlemek ve vatandaşın canını, malını, ormanını aynı anda düşünmektir.

Bizim derdimiz tam olarak budur.

Orman Mühendisleri Odası’nın yaptığı uyarılar son derece önemlidir. Türkiye’de yangınların büyük kısmı insan kaynaklıdır. Bu, yalnızca “vatandaş dikkat etsin” diyerek geçiştirilecek bir başlık değildir. Bu; idari karar, yerel yönetim kapasitesi, denetim, eğitim, imar disiplini ve afet hazırlığı konusudur.

Orman Genel Müdürlüğü orman alanlarından sorumludur.

Ama ülkenin sadece orman alanları yanmıyor.

Mera yanıyor. Ziraat alanı yanıyor. Yol kenarı yanıyor. Yerleşim yeri kenarı yanıyor. Piknik alanı yanıyor. Anız, otluk, bahçe atığı, çöp, cam, izmarit, ihmalle bırakılmış yanıcı malzeme yangına dönüşüyor.

Bu yüzden belediyeler, il özel idareleri, tarım il müdürlükleri, AFAD, çevre şehircilik il müdürlükleri ve orman bölge müdürlükleri aynı masada hazırlık yapmak zorundadır.

Bir ilde orman yangını riski varsa, o ilin yalnızca orman teşkilatı değil; belediyesi, tarım teşkilatı, çevre teşkilatı, afet teşkilatı ve yerel idaresi de hazır olmalıdır.

Buradan açıkça soruyoruz:

· Bu yaz için her ilde risk haritası güncellendi mi?

· Ormana bitişik yerleşimlerde yangın emniyet bandı oluşturuldu mu?

· YARDOP uygulamaları yangın çıkmadan önce planlandı mı?

· Belediyelerin kırsal yangın müdahale ekipleri var mı?

· Bu ekiplerin başında orman, ekosistem ve yangın bilgisi olan teknik personel bulunuyor mu?

· Anız, bahçe atığı, yol kenarı kuru ot, cam ve çöp birikimi için denetim planı hazır mı?

· Ormana bitişik imar alanlarında yangın geçişini yavaşlatacak yeşil bantlar ve güvenlik mesafeleri korunuyor mu?

Hatay'ın En Büyük Müzik Festivali Kapılarını Açıyor: Arsuz X Fest Başlıyor!
Hatay'ın En Büyük Müzik Festivali Kapılarını Açıyor: Arsuz X Fest Başlıyor!
İçeriği Görüntüle

· Piknik, mesire ve tabiat parklarında denetim kim tarafından, hangi sıklıkla yapılacak?

· Yangın sezonunda kurumlar arası nöbet, haberleşme ve ilk müdahale planı hazır mı?

Geçen yıl sorduğumuz soruları bu yıl daha güçlü soruyoruz. Çünkü artık “beklenmeyen afet” cümlesinin arkasına saklanılamaz.

Orman yangını yalnızca ormanın yanması değildir.

Köylünün hayvanının otladığı meranın, çiftçinin tarlasının, arıcının kovanının, su havzasının, köy yolunun, evin, ahırın, insan emeğinin yanmasıdır. Yandıktan sonra fidan dikmek elbette anayasal ve vicdani bir sorumluluktur. Yanan alanların başka amaçlara açılmasına asla izin verilemez. Ama asıl başarı, yanan alanı yeniden yeşertmek kadar, yanacak alanı önceden koruyabilmektir. Bu ülke artık afetleri yaşadıktan sonra toplantı yapan değil, afet yaşanmadan önce hazırlık yapan bir devlet aklına muhtaçtır.

Anahtar Parti olarak il ve ilçe teşkilatlarımızla birlikte ilgili kurumlara resmi başvurularımızı yapıyoruz.

Her ilde soracağız.

Her ilçede soracağız.

Hangi kurum hazır, hangi kurum eksik, hangi belediye tedbir almış, hangi alan risk altında; takip edeceğiz.

Orman bizim nefesimizdir.

Su bizim hayatımızdır.

Toprak bizim geleceğimizdir.

Köy, mera, tarla, yayla, orman; bunların hiçbiri ihmale terk edilecek alanlar değildir.

Geçen yıl uyardık.

Bu yıl daha erken uyarıyoruz.

Yangın çıktıktan sonra değil; şimdi.

Duman yükseldikten sonra değil; bugün.

Anahtar Parti-11

Muhabir: Hasan Sarp