Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 3’ü tutuklu 6 sanık hâkim karşısına çıktı.
Tutuklu sanıklardan müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun duruşmaya cezaevinden SEGBİS ile katılırken, yapı denetim şirketi yetkilileri Mehmet Haşim Eraslan ve Bülent Seküçoğlu ile tutuksuz sanık inşaat teknikeri İ.D. salonda hazır bulundu. Şantiye şefi B.M. ile yapı denetim yetkilisi A.K. duruşmaya katılmadı. Müştekiler ve taraf avukatları ise salonda yer aldı. Bazı aileler, depremde kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını yanlarında getirdi.
Enkazdan iki gün sonra sağ kurtarılan Cemile İncili, aynı binada hayatını kaybeden ablası ve yeğeninin cenazelerine hâlâ ulaşılamadığını belirterek, “Yaşadığım acı tarif edilemez. Sanıkların en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.
Hem müşteki hem de avukat olan Yeşim Toplu ise annesini, babasını ve kız kardeşini Rönesans Rezidans’ta kaybettiğini ifade ederek, bilirkişi raporundaki kusurlara dikkat çekti. Toplu, “Bu salonda herkes büyük travmalar yaşıyor. Yakınlarımın adaletsizliğe gömülmesini istemiyorum” sözleriyle sanıkların olası kastla yargılanmasını talep etti.
Tutuklu müteahhit Mehmet Yaşar Coşkun savunmasında, binayı mevzuata uygun yaptığını öne sürerek, “Rönesans Rezidans’ı yaparken hiçbir masraftan kaçınmadık. Antakya’da ilk kule vinci kullanan firmayız. Yurt dışına kaçmadım, iş için gitmiştim. Suçlu olduğum kanıtlanırsa en ağır cezayı çekmeye hazırım” dedi.
Avukat Yeşim Toplu’nun, “Başka yıkılan ve yargılandığınız yapılar var mı?” sorusuna ise Coşkun, 7 ayrı deprem dosyasında daha sanık olduğunu kabul etti.
Diğer tutuklu sanıklar Eraslan ve Seküçoğlu ile tutuksuz sanık İ.D. de suçlamaları reddederek tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı eksiklerin giderilmesi için erteledi.
Rönesans Rezidans’ın enkazında, Hatayspor’un eski futbolcusu Christian Atsu ile A Milli Erkek Hentbol Takımı Kaptanı Cemal Kütahya ve oğlu Çınar Kütahya’nın da aralarında bulunduğu 269 kişi yaşamını yitirmişti. Bazı kişilerin cenazelerine ise hâlâ ulaşılamadığı belirtiliyor.
Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılama sürüyor.




