Nehir taşkınları, su baskınları ve bazı bölgelerde yaşanan altyapı hasarlarının ardından sosyal medyada yeni bir tartışma dalgası oluştu. Özellikle “İran’daki iklim radarlarının vurulmasının ardından bölgede yağışların arttığı” yönündeki paylaşımlar kısa sürede en çok konuşulan başlıklar arasına girdi.
Sosyal medya platformlarında binlerce kullanıcı, son dönemde art arda yaşanan sel, taşkın ve aşırı yağış olaylarını “iklim müdahalesi”, “iklim silahı”, “bulut yönlendirme sistemleri” ve “radar tesisleri” iddialarıyla ilişkilendiren içerikler paylaştı. Tartışmaların merkezinde ise İran’da hedef alındığı öne sürülen bazı tesislerin bölgesel hava hareketlerini etkileyip etkilemediği sorusu yer aldı. Bu başlıkların son günlerde en yoğun etkileşim alan konular arasında öne çıktığı görüldü.
Uzmanlar İddialara Mesafeli Yaklaşıyor
İklim ve meteoroloji alanındaki değerlendirmelerde ise söz konusu iddiaların bilimsel olarak desteklenmediği belirtiliyor. Uzman görüşlerine göre geniş ölçekli yağış sistemleri; atmosfer dolaşımı, deniz sıcaklıkları, basınç merkezleri, nem taşınımı ve mevsimsel salınımların birleşimiyle oluşuyor.
Yapılan açıklamalarda, belirli bir tesisin ya da radar sisteminin devre dışı kalmasının Türkiye ve bölge genelinde büyük çaplı hava olaylarını doğrudan değiştirebildiğine dair doğrulanmış bilimsel veri bulunmadığı ifade ediliyor. Ayrıca mevcut teknolojilerin, istenilen bölge üzerinde geniş coğrafyaları kapsayacak şekilde yağış oluşturma veya iklimi yönlendirme kapasitesine sahip olmadığı görüşü paylaşılıyor.
“Bu kadar büyük çaplı hava kontrol teknolojisinin mevcut olmadığı” değerlendirmesi uzman açıklamalarında öne çıkıyor.
Küresel Isınma ve Aşırı Hava Olayları Yeniden Gündemde
Uzmanlar, son yıllarda sıklaşan ani yağışlar, kısa sürede yüksek miktarda su bırakabilen sistemler, taşkınlar ve aşırı hava olaylarının küresel iklim değişikliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığına dikkat çekiyor.
Küresel ısınma; tek başına “her yağmurun sebebi” olarak değerlendirilmese de atmosferde daha fazla nem tutulmasına, yağış rejimlerinin değişmesine ve bazı bölgelerde daha sert meteorolojik olayların görülmesine zemin hazırlayabiliyor.
Bu nedenle sosyal medyada öne çıkan “iklim savaşı” ve “radar etkisi” iddialarıyla birlikte, küresel iklim değişikliği başlığı da yeniden en çok konuşulan konular arasına girmiş durumda.






