ŞANLIURFA (AA) - Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve Göbeklitepe ile Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Karul, AA muhabirine, Taş Tepeler Projesi'nin yalnızca arkeolojik kazılardan oluşmadığını, insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarından birine ışık tutan uluslararası bir araştırma modeli olduğunu anlattı.

Neolitik Çağ'ın insanlık tarihinin ortak geçmişindeki önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ifade eden Karul, yerleşik hayatın ve üretici yaşamın ortaya çıkışının dünya tarihinin ortak noktalarından olduğunu belirtti.

Taş Tepeler Projesi'nin de bu anlayışla çok uluslu bir model etrafında şekillendirildiğini aktaran Karul, dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarının projede görev aldığını kaydetti.

Troya gösterisi Aspendos'un tarihi atmosferinde sanatseverlerle buluştu
Troya gösterisi Aspendos'un tarihi atmosferinde sanatseverlerle buluştu
İçeriği Görüntüle

Çalışmalara bu yıl Çin ekibinin de dahil olduğunu ve Yoğunburç'ta kazılara başlandığını belirten Karul, proje kapsamında yurt dışında da çeşitli konferans ve sergiler düzenlendiğini söyledi.

Karul, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin yurt dışındaki büyükelçilikleri ve Yunus Emre Enstitüsünün tanıtım faaliyetlerine katkı sunduğunu ifade ederek İtalya'nın başkenti Roma'da Kolezyum'da ve Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen sergilerin yoğun ilgi gördüğünü belirtti.

'Taş Tepeler bütün dünyanın gözünde bir lokasyon'

Yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım çalışmalarının bölgeye yönelik ilgiyi artırdığını dile getiren Karul, 'Bakanlığımızın açıkladığı gibi Tokyo'da önümüzdeki aylarda bir sergi yapacağız. Planlanan başka sergiler de var. Hem Uzak Doğu'da hem Avrupa ülkelerinde.' dedi.

Bu çalışmaların bölgeye gelen yabancı ziyaretçi sayısına da yansıdığını belirten Karul, farklı ülkelerden arkeoloji meraklılarının Taş Tepeler'i ziyaret ettiğini gözlemlediklerini ifade etti.

Karul, şöyle konuştu:

'Artık Taş Tepeler bütün dünyanın gözünde bir lokasyon. Bu bir yerleşmeden Karahantepe ya da Göbeklitepe'den ibaret değil. Bu Şanlıurfa'da Harran Ovası'nın etrafında yerleşmiş ilk yerleşik toplulukları ifade eden bir coğrafyayı karşılıyor ve insanlar bu coğrafyayı merak ediyorlar. Artık bu bölgeye insanlar sadece Göbeklitepe'yi değil bu coğrafyayı anlamak, bu coğrafyadaki farklı yerleşimleri görmek için geliyorlar.'

Bölgeye yönelik ilginin artmasıyla farklı arkeolojik alanları birbirine bağlayan ulaşım ağı ve rotanın da oluşturulduğunu belirten Karul, Taş Tepeler'in artık yalnızca tek bir arkeolojik alanı değil, geniş bir coğrafyayı ifade ettiğini vurguladı.

Bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar sürüyor

Karul, Taş Tepeler bölgesinin korunmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirterek, arkeolojik araştırmaların yanı sıra çevrenin korunması ve alanların daha iyi anlaşılmasına yönelik çeşitli projelerin yürütüldüğünü söyledi.

Projenin temel hedeflerinden birinin insanlık tarihinin önemli buluşma noktalarından biri olan bölgeyi günümüz toplumuyla buluşturmak olduğunu ifade eden Karul, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere çok sayıda kurumun projeye katkı sunduğunu sözlerine ekledi.

Taş Tepeler Projesi

Şanlıurfa'da yürütülen Taş Tepeler Projesi, Göbeklitepe ve Karahantepe başta olmak üzere Sefertepe, Sayburç, Harbetsuvan, Gürcütepe, Çakmaktepe, Yeni Mahalle, Yoğunburç, Ayanlar, Mendiktepe ve Söğüt Tarlası gibi 12 Neolitik arkeolojik alanı kapsıyor.

Yaklaşık 12 bin yıl öncesine tarihlenen bu yerleşimler, avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik yaşama geçiş sürecini, ilk toplumsal örgütlenme biçimlerini ve erken dönem inanç sistemlerini ortaya koyan bulgularıyla insanlık tarihine ışık tutuyor.


 

Muhabir: Eşber Ayaydın

Kaynak: AA