Taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngören anlaşma, en erken 10 yıl sonra çekilme hakkı tanıyor. Muhalefet ise Türkiye'nin Yemen'deki savaşa sürüklenebileceği gerekçesiyle anlaşmaya karşı çıkıyor.

Türkiye'nin dış politika ve savunma alanındaki yükümlülüklerini yakından ilgilendiren Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşındı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi, ilk olarak TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülecek. Komisyon aşamasının ardından teklifin Genel Kurula gelmesi bekleniyor.

Toplam 16 maddeden oluşan anlaşma; ortak savunma, askeri işbirliği, istihbarat paylaşımı, savunma sanayisi ve lojistik destek gibi alanları kapsıyor.

Bir Ülkeye Saldırı Tüm Taraflara Yapılmış Sayılacak

YENİ Parti'nin İsmi Değişecek Mi? AYM 21 Ekim'de Görüşecek
YENİ Parti'nin İsmi Değişecek Mi? AYM 21 Ekim'de Görüşecek
İçeriği Görüntüle

Anlaşmanın en dikkat çekici düzenlemelerinden biri ikinci maddede yer alıyor.

Maddeye göre taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı, bütün taraflara yapılmış saldırı olarak kabul edilecek.

Saldırıya uğrayan ülkeye sağlanacak yardımın kapsamı ve niteliği, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkı çerçevesinde değerlendirilecek.

Anlaşmada, askeri imkân ve kabiliyetler dahil mevcut olanaklarla işbirliği yapılması öngörülüyor.

Birinci maddede ise tarafların egemenliklerinin, bağımsızlıklarının, toprak bütünlüklerinin ve uluslararası alanda tanınan sınırlarının korunması için işbirliği yapacağı belirtiliyor.

Anlaşmadan 10 Yıldan Önce Çıkılamayacak

Anlaşmanın 16'ncı maddesine göre metin, gerekli onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından süresiz olarak yürürlükte kalacak.

Taraflardan herhangi biri, anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra çekilme hakkını kullanabilecek.

Çekilmek isteyen ülkenin, diğer taraflara en az üç ay önceden diplomatik kanallardan yazılı bildirimde bulunması gerekecek.

Ayrıca anlaşmadan çekilme kararı, daha önce mutabakata varılmış ve devam eden faaliyetlerle projeleri kendiliğinden sona erdirmeyecek.

Savaşta ve Barışta Askeri Destek Sağlanacak

Anlaşmanın altıncı ve onuncu maddelerinde askeri eğitim, tatbikat ve lojistik işbirliği düzenleniyor.

Tarafların silahlı kuvvetleri arasında personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlar yapılması teşvik edilecek.

Savaş, barış ve olağanüstü durumlarda ise taraflar, mevcut imkânlarına bağlı olarak birbirlerine silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizat alanlarında lojistik destek sağlayacak.

Savunma sanayisinde ortak üretim, teknoloji geliştirme, araştırma ve geliştirme projeleri ile askeri personel yetiştirilmesi de anlaşmanın kapsamına giriyor.

İstihbarat Paylaşımı ve Ortak Komite Kurulacak

Dokuzuncu maddeye göre taraflar, karşılıklı mutabakata varılan güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunacak.

Paylaşılan gizli bilgi ve belgelerin korunması, üçüncü taraflara aktarılmaması ve yalnızca yetkili kişilerin erişimine açılması öngörülüyor.

Anlaşmanın uygulanması için ülkelerin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarından oluşan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacak.

Komitenin yılda iki kez toplanması planlanırken merkez sekretaryası Suudi Arabistan'da bulunacak. İlk genel sekreterin Pakistan vatandaşı olması ve üç yıl görev yapması öngörülüyor.

Muhalefetten Yemen Savaşı Uyarısı

Muhalefet partileri, Mekke Anlaşması'nın Türkiye'yi bölgesel askeri çatışmalara dahil edebileceği gerekçesiyle düzenlemeye karşı çıkıyor.

Özellikle Yemen'deki savaş üzerinden yapılan değerlendirmelerde, Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın askeri politikaları doğrultusunda yeni yükümlülükler üstlenebileceği savunuluyor.

Muhalefet, anlaşmanın Türkiye'nin dış politika tercihleri ve askeri karar alma süreçleri açısından doğurabileceği sonuçların tartışılması gerektiğini belirtiyor.

Bununla birlikte anlaşmanın TBMM'ye sunulması, Türkiye'nin Yemen'e asker gönderme kararı aldığı anlamına gelmiyor.

Hatay Açısından Neden Önemli?

Suriye sınırında bulunan Hatay, Türkiye'nin güneyindeki güvenlik ve dış politika gelişmelerinden doğrudan etkilenebilen iller arasında yer alıyor.

Bu nedenle Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile üstleneceği ortak savunma yükümlülükleri, Hatay açısından da bölgesel güvenlik politikaları çerçevesinde önem taşıyor.

Ancak anlaşma metninde Hatay'a özel bir askeri düzenleme, kentte yeni bir konuşlanma kararı veya Hatay'dan asker sevkine ilişkin hüküm bulunmuyor.

Anlaşmanın Türkiye'nin bölgesel askeri faaliyetlerine nasıl yansıyacağı, Meclisteki görüşmeler ve sonraki uygulama kararlarıyla netleşecek.

Meclis Onayı Olmadan Yürürlüğe Girmeyecek

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye bakımından yürürlüğe girebilmesi için gerekli iç hukuk onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.

TBMM'ye sunulan kanun teklifi önce Dışişleri Komisyonunda, ardından Genel Kurulda değerlendirilecek.

Yurt dışına asker gönderilmesi ise ayrıca Anayasa'nın ilgili hükümleri çerçevesinde TBMM'nin yetkisi kapsamında bulunuyor.

Dolayısıyla anlaşmanın imzalanması ve Meclise sunulması, tek başına Türkiye'nin bir savaşa katılacağı veya başka bir ülkeye asker göndereceği anlamına gelmiyor.

Muhabir: Haber Merkezi