GAZZE (AA) - İsrail'in Gazze'de 2 yıldan uzun süre düzenlediği saldırılarda hastaneler ile sağlık merkezlerinin çoğu kullanılamaz hale geldi. Ayakta kalanlar ise ateşkese rağmen abluka sürdüğü için son derece kısıtlı imkanlarla çalışmaya devam ediyor.
Saldırılarda alt ve üst yapının tahrip edilmesi de bölgeler arasında ulaşımı zorlaştırıyor. İnsanların gelir elde edecekleri bir işlerinin olmaması ulaşım masraflarını karşılayamamalarına neden oluyor.
Hal böyle olunca özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve düzenli takip edilmesi gereken hastalar sağlık hizmetlerine erişemiyor.
Sivil toplum kuruluşu İnara, mini klinik olarak hizmet verecek şekilde donatılmış bir mobil sağlık aracıyla Filistinlilere sağlık hizmeti vermeye başladı.
Yerinden edilenlerin yaşadığı yerlere giden araç, dışarıdan sıradan bir minibüs gibi görünüyor ama içeriden hastaların muayene edildiği, bir yatak ve ekipmanlardan müteşekkil mini klinik ile mini bir eczaneden oluşuyor.
Minibüsün ulaştığı yerlerde, kadın, çocuk ve yaşlılar tedavi olabilmek için kuyruğa giriyor.
Sağlık hizmeti sunup, ilaç tedarik ediyorlar'İnara' Uluslararası Yardım, Kurtarma ve Destek Ağı Filistin Programı Koordinatörü Yüsra Ebu Şerh, bir ayı aşkın süredir Filistinlilere ücretsiz sağlık hizmeti sunduklarını söyledi.
Söz konusu programla özellikle Gazze'nin kuzeyine geri dönen ancak sağlık hizmeti alamayan en kırılgan kesime ulaşmaya çalıştıklarını kaydeden Ebu Şerh, halk sağlığı, kadın-doğum ve hemşirelik hizmetleri sunduklarını dile getirdi.
Ebu Şerh, sözlerine şöyle devam etti:
'Program kapsamında temel sağlık hizmetinin yanı sıra insanların ilaca ulaşmalarını da sağlayarak onları bu yükten kurtarıyoruz.
Piyasada ilaç bulunmuyor, bulunsa bile çok pahalı ve insanlar işsiz oldukları, barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçları bile karşılamakta sıkıntı çektikleri için ilaçları alacak para bulamıyorlar. Biz de onların bu yükünü hafifletmeye çalışıyoruz.'
Mobil sağlık hizmetinde karşılaşılan sıkıntılarMobil sağlık hizmeti verirken karşılaştıkları zorluklardan da bahseden Ebu Şerh, 'En büyük sıkıntımız yollar. Yerinden edilenler, yaşadıkları yerlerden çıkamadığı gibi tahrip edilmiş yollar nedeniyle biz de onlara ulaşmakta zorlanıyoruz. Bir diğer sıkıntı ise ilaçlar. Bazı ilaçlar bulunmadığı için muadillerini kullanmak zorunda kalıyoruz.' diye konuştu.
Ebu Şerh, sürekli yerinden edilme ve kamplardaki aşırı kalabalık ve yıkıntılar arasında yaşamanın solunum yolu hastalıkları ve özellikle çocuklarda yaygın olarak görülen cilt hastalıklarına neden olduğunu kaydetti.
Tedavi imkanı bulamayanlara büyük kolaylık sağlıyorİsrail saldırısında yıkılan evinin enkazı altında sol bacağından yaralanan ve fiksatör takılan Cibaliya sakinlerinden Hatim Ebu Azzam da mobil sağlık hizmetinden yararlanmak için gelenler arasındaydı.
Sol bacağının tedavisinin yaklaşık 6 aydır devam ettiğini kaydeden Ebu Azzam, 'Çok sıkıntı çekiyoruz. Ağrı kesici bulamıyoruz. Pansuman yapılması için uzak yerlere gitmem gerekiyor.' dedi.
Ebu Azzam, sözlerini şöyle tamamladı:
'Takibi yapılmadığı ve pansuman edilmediği için 2 defa bacağımı ameliyat ettiler. Çünkü hastane uzak. Ulaşım vasıtası yok. Vasıtayla gidecek olsam 50 şekel ödemem gerekiyor. Bizim de bunu ödeyecek paramız yok.'
Muhabir: Gülşen Topçu,Anas Zeyad Fteha



