Gece saatlerinde filosun öncü gemisine İsrail askerlerinin çıkmaya çalıştığı ancak kötü hava koşulları nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldıkları bildirildi. Filoda bulunan Çalışkan, yaptığı canlı bağlantılarda “Yüksek alarmdayız, her an yeni bir saldırı olabilir” sözleriyle yaşanan gerginliği aktardı.
Siber Saldırılar ve Psikolojik Baskılar
Filo üyeleri, yolculuk sırasında iletişim sistemlerine yönelik siber saldırılar yaşandığını, gemi personelinin cep telefonlarına mesaj gönderildiğini ve bazı cihazların çalışmaz hale geldiğini duyurdu. Ayrıca İsrail donanmasına ait kimliği belirsiz 20’den fazla geminin radarlarına girdiği ve filoyu çevrelediği bilgisi paylaşıldı.
Çalışkan, bu süreçte donanmanın uzaktan da olsa kendilerini takip ettiğini belirterek, “Bu sadece bizim değil, tüm insanlığın meselesidir. Siyonist saldırganlığa rağmen yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
25 Türk Aktivist Alıkonuldu
Öte yandan Anadolu Ajansı’nın geçtiği bilgilere göre, İsrail ordusunun farklı noktalarda yaptığı müdahalelerde 25 Türk aktivistin alıkonulduğu açıklandı. Dışişleri Bakanlığı, bu durumu “uluslararası sularda işlenmiş bir terör eylemi” olarak nitelendirdi ve esir tutulan vatandaşların serbest bırakılması için girişimlere başlandığını duyurdu. O isimler arasında Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan Bulunmuyor.

Türkiye ve Dünyadan Tepki
Türkiye genelinde birçok ilde protesto gösterileri düzenlenirken, hükümet yetkilileri saldırıyı kınadı. Dışişleri Bakanlığı’nın yanı sıra çeşitli uluslararası kuruluşlar da İsrail’in bu eylemini uluslararası hukuka aykırı buldu. BM ve AB nezdinde diplomatik girişimler sürüyor.
“Vicdani Bir Yürüyüş”
Çalışkan, katıldığı filo yolculuğunu “siyasi değil, vicdani bir yürüyüş” olarak nitelendirdi:
“Burada farklı ülkelerden onlarca insan var. Amacımız sadece Gazze’deki insani dramı dünyaya göstermek. Bu insanlık sınavında herkesin tarafı bellidir.”
Hataylı Vekil Necmettin Çalışkan’ın da içinde bulunduğu SUMUD Filosu, İsrail’in baskılarına rağmen Akdeniz’deki yolculuğunu sürdürüyor. Çalışkan’ın güvenliği konusunda belirsizlik devam ederken, Türkiye kamuoyu ve uluslararası toplum gözlerini bu insani yardım konvoyuna çevirmiş durumda.



