ANKARA (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katılımıyla başkentte bir otelde düzenlenen 'Çocukların Dijital Ortamda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı' başlıklı uluslararası toplantıda yaptığı konuşmada, çağın en kritik meselelerinden birini tüm boyutlarıyla ele almak üzere bir arada olduklarını belirtti.

İki gün sürecek programla çocuklara güvenli dijital ortam sunmak için uluslararası bir işbirliği zemini oluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Göktaş, UNICEF'e ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliğine katkıları için teşekkür etti, Emine Erdoğan'a katılımlarından dolayı şükranlarını iletti.

Göktaş, çocukların artık dijital dünyanın tam merkezinde büyüdüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:

'UNICEF verilerine göre dünyada her yarım saniyede bir çocuk internetle tanışıyor. Çocuklar ekranlarla iç içe bir hayatın içinde yol alıyor. Bu yeni gerçeklik bize çok açık bir sorumluluk yüklüyor, çocuklarımızı dijital alanda kararlılıkla korumak. Dijital dünya büyük imkanlar sunuyor, evet. Bilgiye erişimi kolaylaştırıyor, evet. Öğrenme fırsatlarını çeşitlendiriyor, çocukların yeteneklerini görünür kılıyor. Fakat aynı alan zorbalık, istismar, bağımlılık, mahremiyet ihlali, zararlı içerik ve manipülasyon gibi çok katmanlı riskleri de beraberinde taşıyor. Bu riskler, çocuklarda kaygıyı artıran, yalnızlaşmayı derinleştiren ve depresif etkiler doğuran ağır sonuçlara yol açabiliyor. Öte yandan OECD bulguları, çocukların veri gizliliği ihlalleri, algoritmaların görünmez yönlendirmeleri ve hedefli reklamcılıkla da kuşatıldığını ortaya koyuyor.'

Deepfake gibi teknolojilerin, çocuk istismarının daha karmaşık ve tehlikeli biçimlerini ortaya koyduğuna işaret eden Göktaş, 'Bu nedenle dijital ortamları sadece teknik bir gelişme alanı olarak değil, bir hukuk, etik, eğitim ve sosyal politika boyutlarıyla birlikte ele almak zorundayız. Çocuklarımızın dijital ortamlarda güvenliğini sağlamak yalnızca ulusal değil, küresel bir sorumluluktur. Bu doğrultuda güçlü ve sürdürülebilir uluslararası işbirliği zemini oluşturmayı hedefliyoruz.' ifadelerini kullandı.

Göktaş, gelinen noktada koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendiren bir çerçeveye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu kaydederek, bu çerçevenin aileyi desteklemesi, okulu sürece dahil etmesi, dijital platformlara açık ve net sorumluluklar yüklemesi ve uluslararası işbirliğini güçlü şekilde sürdürmesi gerektiğini söyledi.

 

'Sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz'

Türkiye olarak çocukların dijital dünyada güven içinde var olmasını sosyal devlet anlayışlarının ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çocukların dijital ortamlarda korunmasını, aileyi ve toplumu güvence altına alan stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını aktardı.

Hatay'da 410 litre kaçak içki ele geçirilen marketin sahibi gözaltına alındı
Hatay'da 410 litre kaçak içki ele geçirilen marketin sahibi gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Göktaş, bu doğrultuda aile odaklı sosyal hizmet modellerini her geçen gün daha da güçlendirdiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

'Farkındalık çalışmaları, rehberlik hizmetleri, kurumlar arası işbirliği ve koruyucu sosyal politika araçlarıyla bu alandaki kapasitemizi geliştirmeye devam ediyoruz. Şubat ayında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle yürürlüğe giren Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı bu konuda attığımız güçlü bir adımdır. İlk imzacısı olduğumuz Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile de çocukların dijital haklarının korunmasında ulusal ve uluslararası düzeyde öncülük ediyoruz. Bunun yanı sıra çocuklarımıza daha güvenli bir dijital ortam sunmak amacıyla sosyal medya düzenlemesini önemli bir adım olarak görüyoruz. Ülkemize özgü bir model geliştirmek amacıyla bir yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürüttük. Bu çalışmalar sonucunda 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk.

Bu yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz. Ve şu anda parlamentomuzda bugün itibariyle gündeme alınan konulardan birisidir. İnşallah en yakın zamanda oylanır ve Türkiye'ye böyle bir kazanım kazandırırız. Öte yandan çocuk haklarının dijital mecralarda korunması gerektiğinin çocuklarımız da farkında. Çocuk Hakları Komitelerimiz kasım ayında hem yaşadıkları hem de beklentilerinden yola çıkarak bu konuda 17 maddelik bir bildiri hazırladı. Değerlendirmelerinde güvenli internetten sosyal medya kültürüne, aile desteğinden uluslararası işbirliklerine kadar pek çok başlık kapsamlı biçimde ele alınıyor. Bugün burada çocuklarımızın dijital dünyaya dair sözünü doğrudan duymayı bu programın en kıymetli kazanımlarından biri olarak görüyoruz. Çünkü çocukların sesi duyulmadan onlar için tasarlanan hiçbir politikanın tam anlamıyla başarılı olmayacağına inanıyoruz.'

 

'Evrensel bir hak'

Bakan Göktaş, Emine Erdoğan'ın, aile ve çocuk odaklı meselelerde ortaya koyduğu güçlü iradenin, bu alandaki çalışmalarına kıymetli bir istikamet kazandırdığını ifade ederek, 'Çocuk haklarının, politikalarımızın öncelikli başlıklarından biri olarak ele alınmasında zatı alinizin desteği özel bir yer tutmaktadır. Sergilediğiniz öncü yaklaşım, çocuklarımızın sadece korunmasını değil, güven içinde gelişebilecekleri bir dijital medeniyet tasavvurunu da mümkün kılıyor. Burada ele aldığımız bu hayati meseleye gösterdiğiniz yakın ilgi ve himayeniz için şükranlarımı sunuyorum.' dedi.

Dijital dünyanın artık sınır tanımayan bir etki alanı olduğunun altını çizen Göktaş, bu nedenle çocukların dijital ortamlarda korunmasının hiçbir ülkenin kendi sınırları içinde tek başına çözebileceği bir mesele olmadığını kaydetti.

Göktaş, karşı karşıya olunan tablonun, uluslararası toplumu ortak ilkeler etrafında buluşmaya mecbur bıraktığını dile getirerek, şunları söyledi:

'Çünkü çocukların güvenliği, korunması gereken evrensel bir haktır. Bu durumda çocukların dijital güvenliği alanında güçlü bir hukuki zemin kurmak mecburiyetindeyiz. Aynı zamanda teknoloji yönetiminde şeffaflığı ve hesap verebilirliği hakim kılmalıyız. Eğitim ve dijital okuryazarlık politikalarını daha kararlı biçimde güçlendirmeliyiz. En önemlisi çocukların kendileriyle ilgili süreçlerde söz sahibi olmasını sağlamalıyız. İnanıyorum ki sizlerle kuracağımız bu ortak zemin daha güçlü politikaların, etkili denetim mekanizmalarının ve uluslararası işbirliklerinin önünü açacaktır. Türkiye olarak çocuklarımızın hukukunu her platformda savunmaya, dijital alanda çocuğun üstün yararını esas alan adımları kararlılıkla atmaya devam edeceğiz.'

'Çevrim içi tehlikeler, masum oyunlar ve dostane mesajların arkasında saklanıyor'

'Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı' başlıklı uluslararası toplantı Ankara'da yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katılımıyla başkentte bir otelde düzenlenen toplantıya Özbekistan Ulusal Sosyal Koruma Ajansı Birinci Başkan Yardımcısı Shakhnoza Shavkatovna Mirziyoyeva, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilcisi Najat Maalla M'jid, UNICEF Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Regina De Dominicis konuşmacı olarak katıldı.

Mirziyoyeva, 'Bugün burada, misafirperver Türkiye'de, en kıymetli hazinemiz olan çocuklarımıza bakmayı görev edinmiş, aynı düşüncelere sahip ortaklar arasında bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum.' ifadesini kullanarak, çocukların hayatının önemli bir parçası haline gelen dijital dünyanın bir yandan yeni fırsatlara kapı aralarken diğer yandan yeni zorlukları beraberinde getirdiğini vurguladı.

'Çevrim içi tehlikeler, masum oyunlar ve dostane mesajların arkasında saklanıyor. Çevrim içi ve çevrim dışı arasındaki sınırlar kayboluyor. Bu da çocukların çevrim içi ve dışı dünyalarda bütüncül bir korumaya ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor.' diyen Mirziyoyeva, Özbekistan'da çocukların korunmasının ulusal bir öncelik olduğuna işaret etti.

Mirziyoyeva, ülkesindeki 3 kişiden 1'inin çocuk olduğu bilgisini paylaşarak, sosyal açıdan dezavantajlı geçmişe sahip çocukların şiddete maruz kalma riskinin daha yüksek olduğunu, bu nedenle de insan sermayesi ve reformlara yatırım yaptıklarını kaydetti. 

Özbekistan'da yıllar süren çalışmaların ardından 'zorla çocuk işçiliğinin' ortadan kaldırıldığını ve 5 yaş altı çocukların ölüm oranının 5 kat azaldığını dile getiren Mirziyoyeva, çocukların her türlü şiddetten korunmasına ilişkin yasal adımlar atıldığını hatırlattı.

Mirziyoyeva, ülkesindeki okullarda dijital okuryazarlık programlarının yer aldığını ve farkındalık çalışmalarının yapıldığını aktararak, 'Mesajımız basit. Damgalanma, utanç ve korku asla çocukları sessizliğe mahkum etmemeli.' dedi.

Çocuk tacizinin cezalandırılması ve çocuk mağdurların korunması konusunda Özbekistan'ın attığı adımlardan gurur duyduğunu belirten Mirziyoyeva, çocukların korunması için ortak hareket edilmesi çağrısı yaptı.

'Dijital ortam çocuklara pek çok fırsat sunarken, onları çeşitli şiddet biçimlerine de maruz bırakıyor'

M'jid, çocuklara yönelik şiddetin sona erdirilmesi konusunda öncü bir ülke olduğu için Türkiye'ye teşekkür ederek, etkinliğin Türkiye'nin bu konudaki deneyim paylaşımı, çok paydaşlı katılım ve çok taraflı işbirliğine yönelik güçlü ve sürekli desteğini gösterdiğini belirtti.

Dijital ortamda çocukların korunmasının, en acil sorunlardan biri olduğunu dile getiren M'jid, 'Tüm bölgelerde çocuklar bu konuyu en önemli endişeleri arasında sayıyor. Dijital ortam çocuklara pek çok fırsat sunarken, onları çeşitli şiddet biçimlerine de maruz bırakıyor.' dedi.

M'jid, yapay zekanın hızlı ve sürekli gelişiminin, çocuklara yönelik çevrim içi zararları yeniden şekillendirdiğini kaydederek, 'Bu zararları daha hızlı, daha hedefli ve tespit edilmesi daha zor hale getiriyor ve çeşitli platformlar üzerinden muazzam bir ölçekte yayılmasını mümkün kılıyor. Çocuklar, sosyal medya, mesajlaşma ve oyun platformları dahil olmak üzere birçok platformda zarara uğrayabiliyor.' diye konuştu.

Her yıl 300 milyondan fazla çocuğun, çevrim içi cinsel sömürü ve istismara uğradığını dile getiren M'jid, 'En önemlisi, çocuklara yönelik çevrim içi suçların çoğu ihbar edilmiyor. Mağdurların çoğunun kimliği tespit edilemiyor. Suçluların çoğu yargılanmıyor. Çocuk mağdurların yalnızca çok az bir kısmı yardım veya danışmanlık istiyor.' ifadelerini kullandı.

M'jid, çevrim içi ortamda çocuklara yönelik şiddeti önlemek ve buna müdahale etmek amacıyla küresel, bölgesel, yerel ve ulusal düzeylerde pek çok adım atıldığını belirterek, 'Bunlar arasında, daha sağlam yasal ve düzenleyici çerçevelerin oluşturulması ve son dönemde yaş sınırlarının düşürülmesi gibi gelişmeler yer almaktadır. Ayrıca, çevrim içi çocuk koruma stratejileri, eğitim ve dijital okuryazarlık tedbirleri ile zararlı ve uygunsuz içeriği tespit etmek için yapay zeka destekli araçlar da bu kapsamda yer almaktadır.' dedi.

Etkinliğe konu olan çalışmanın çocukları çevrim içi tehlikelerden korumayı ve aynı zamanda güvenli dijital katılım ve güçlenmelerini sağlamayı amaçlayan çok paydaşlı bir çerçevenin geliştirilmesine ve uygulanmasına olanak tanıyacağını söyleyen M'jid, 'Bu nedenle, çeşitli ülkelerden farklı aktörleri bir araya getirerek ortak zorlukları belirlemeyi, etkili önlemleri paylaşmayı ve ülkeler arasında işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan bu uluslararası etkinliği büyük bir memnuniyetle karşılıyorum.' diye konuştu.

'Dijital alanlar ulusal sınırları aşmıştır'

UNICEF Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Regina De Dominicis, konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek başladı.

UNICEF olarak saldırılardan etkilenen çocuklar, aileler ve topluluklarla dayanışma içinde olduklarını kaydeden Dominicis, Türk hükümetine etkinliğe ev sahipliği için teşekkür etti.

Dominicis, Türkiye'nin çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik güçlü bir kararlılık gösterdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030'a dikkati çeken Dominicis, 'Türkiye, mevcut Aile Destek Hizmetlerine dayanan dijital araçları da içeren entegre programlamada ilerleme kaydediyor.' ifadelerini kullandı.

Dominicis, dijital ortamda çocukların korunmasının uluslararası işbirliği gerektirdiğini belirterek, 'Dijital alanlar ulusal sınırları aşmıştır.' dedi.

İnternetin sunduğu fırsatların yanı sıra riskler de barındırdığını ifade eden Dominicis, 'İnternet dünyasını şeytanlaştırmamak çok önemli, ancak çocuklarımızı korumak da çok önemli. Dijital teknoloji çocukların öğrenmesini, yaratıcılığını, bağlantı kurmasını ve katılımını sağlarken, aynı zamanda onları artan zararlara da maruz bırakıyor.' değerlendirmesini yaptı.

Dominicis, çevrim içi ve çevrim dışı güvenliğin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, 'Çocuk hakları, çevrim dışı ve çevrim içi haklardır.' ifadelerini kullandı.


 

Muhabir: Eylül Aşkın Akçay

Kaynak: AA