İSTANBUL (AA) - Yılmaz, Beşiktaş'ta bir otelde düzenlenen Türkiye-Pakistan İş ve Yatırım Forumu'na, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile birlikte katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, konferans vesilesiyle yalnızca iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğini gözden geçirmek için değil, aynı zamanda ortak tarih, sarsılmaz dostluk ve müşterek gelecek vizyonundan güç alan yeni bir işbirliği döneminin kapılarını aralamak için bir araya geldiklerini söyledi.
Yılmaz, Türkiye ile Pakistan'ın, karşılıklı çıkarlara dayalı sıradan devletler arası bağların çok ötesinde, zor zamanlarda birbirinin yanında duran iki kardeş millet olduklarını defalarca kanıtladığını ifade etti.
Pakistan'ın yalnızca Güney Asya'nın önde gelen bir ülkesi olmadığının altını çizen Yılmaz, 'Pakistan aynı zamanda bölgesel ve küresel meselelerde yapıcı bir rol üstlenen ve barış ile istikrara etkin şekilde katkı sunan sorumlu bir aktördür. Özellikle, Pakistan'ın son aylarda Orta Doğu'daki gerilimleri azaltmaya yönelik yapıcı diplomasisini ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında üstlendiği arabulucu rolünü büyük takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim.' diye konuştu.
Başbakan Şahbaz Şerif'in liderliğinde yürütülen bu çabaları takdir ve tebrik eden Yılmaz, 'Türkiye-Pakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi, ikili işbirliğimizi kurumsal bir çerçevede ilerletmek amacıyla kurulmuş değerli bir mekanizmadır. Bu mekanizma, iki ülkenin kurumlarını düzenli olarak bir araya getirmekte ve işbirliğimizin tüm potansiyelini ortaya çıkarmak için müstesna bir platform sunmaktadır.' ifadelerini kullandı.
Yılmaz, 'İki ülke, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Başbakan Şahbaz Şerif tarafından mutabık kalındığı üzere, ikili ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmak gibi bir hedefe sahiptir. Şu anda maalesef bunun gerisindeyiz. Aslında 5 milyar dolar da mütevazi bir hedef. Bunu çok daha yükseklere çıkarmalıyız.' şeklinde konuştu.
Geçen yıl yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ikili ticaret hacminin hızla artması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, 'Türkiye, güçlü sanayi altyapısı, yüksek ihracat kapasitesi, uluslararası tecrübeye sahip müteahhitlik sektörü, rekabetçi teknolojileri ve küresel ölçekte faaliyet gösteren dinamik özel sektörüyle önemli avantajlara sahiptir. Pakistan ise genç ve dinamik nüfusu, büyüyen iç pazarı, zengin tarımsal kapasitesi, stratejik konumu ve her şeyden önemlisi reform odaklı ekonomik yaklaşımıyla büyük fırsatlar sunmaktadır. Bunun altını çizmek istiyorum. Bir hükümetin reformcu, yenilikçi olması çok önemli. Sayın Şahbaz Şerif bunu gerçekleştiriyor. Dünyada bunu yapabilen çok fazla ülke yok.' dedi.
'Türkiye'nin Pakistan'daki doğrudan yatırımları, 2 milyar ABD dolarını aşmıştır'Yılmaz, 2022 yılında imzalanan ve 2023 yılından bu yana yürürlükte olan Türkiye-Pakistan Mal Ticareti Anlaşması'nın ticari ilişkiler açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu belirterek, 'Şimdi işbirliğimizin kapsamını hizmetleri ve yatırımları da içerecek şekilde genişletmeliyiz.' diye konuştu.
Ortaklığın en güçlü yanlarından birinin yatırım olduğunu söyleyen Yılmaz, 'Türkiye'nin Pakistan'daki doğrudan yatırımları, 2 milyar ABD dolarını aşmıştır. Bu yatırımlar, istihdam oluşturmakta, teknoloji ve bilgi birikimini paylaşmakta, altyapının gelişimine katkı sunmakta, kalite standartlarını yükseltmekte ve Pakistan'ın sosyoekonomik kalkınmasına güç vermektedir. Bunun yanında, Türk müteahhitlik firmalarının Pakistan'da bugüne kadar toplam değeri yaklaşık 3,5 milyar ABD doları olan 74 projeyi hayata geçirdiklerini memnuniyetle biliyoruz. Gelecekte de konuttan lojistiğe, enerjiden sanayi tesislerine kadar birçok alt ve üst yapıda müteahhitlik şirketlerimiz görev almaya hazırdır. Bunun yanında, önümüzde işbirliğimizi daha ileriye taşıyacak yeni fırsatlar bulunmaktadır. Otomotiv ve otomotiv yan sanayi, tarım ve tarım teknolojileri, gıda işleme, tıbbi cihazlar, sağlık teknolojileri, yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler, bilgi ve iletişim teknolojileri, e-ticaret, eğitim, turizm, gemi inşa, savunma sanayii ile film ve televizyon yapımcılığı, işbirliğimizi geliştirebileceğimiz başlıca alanlar arasında yer almaktadır.' ifadelerini kullandı.
Yılmaz, bütün bu alanlarda Türkiye ve Pakistan'ın ortaklık üretim ve yatırım gerçekleştirebileceğini, bu işbirliğiyle üçüncü ülkelere de ulaşılabileceklerini dile getirdi.
Ortaklıkların önünün açılmasının iki ülke için de kazançlı olacağına işaret eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Önümüzdeki en umut verici girişimlerden biri, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edilmesine ilişkin öneridir. Bu çok kıymetli bir model. Bu değerli girişim için Başbakan Şahbaz Şerif'i özellikle tebrik etmek istiyorum ve aynı zamanda Türk yatırımcıları adına kendisine, hükümetine teşekkür ediyorum. Bu girişimin yatırımcılarımıza öngörülebilir ve cazip bir üretim ve lojistik üssü sunması halinde, ekonomik ortaklığımıza yeni bir stratejik boyut katacağına inanıyoruz. Bu girişimi somut ve başarılı bir projeye dönüştürmek için Pakistanlı muhataplarımızla yakın işbirliğini sürdürmeye hazırız. Küresel tedarik zincirlerindeki süreçler yeniden şekillenirken, ticaret güzergahları yeniden kurulurken Pakistan ve Türkiye, coğrafi avantajlarını stratejik kazanımlara dönüştürmelidir. Bu anlayışla, Orta Koridor, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve Kalkınma Yolu Projesi, bu üç güzergah çok önemli, bunları birbirini tamamlayıcı yaklaşımla ele almalı ve konumlandırmalıyız.'
'Hükümetlerimiz, yatırımcılarımızın önünü açacak her türlü adımı atmaya hazır'Yılmaz, Türk şirketlerinin Pakistan'ı yalnızca bir ihracat pazarı olarak değil, aynı zamanda Güney Asya ve Orta Asya'ya açılan stratejik bir yatırım kapısı olarak görmeleri gerektiğini, Pakistanlı yatırımcılar için de Türkiye'nin Avrupa, Balkanlar, Akdeniz ve Orta Doğu pazarlarına erişim sağlayan önemli bir yatırım üssü oluşturduğunu kaydetti.
İş dünyasına bazı mesajlar veren Yılmaz, 'Türkiye ve Pakistan olarak, ekonomik ortaklığımızı daha yüksek seviyelere çıkarmak için son derece güçlü bir siyasi iradeye sahibiz. Kurumsal mekanizmalarımız etkin şekilde çalışıyor. Hükümetlerimiz, yatırımcılarımızın önünü açacak her türlü adımı atmaya hazır.' şeklinde konuştu.
Konferanstaki sunumların, bilgi teknolojilerinden enerjiye, madencilikten kritik minerallere, elektrik dağıtım altyapısından yeni yatırım alanlarına kadar Pakistan'ın sunduğu önemli fırsatları daha yakından görmeye imkan sağlayacağını dile getiren Yılmaz, konferanstan en iyi şekilde yararlanılması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 'Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk, her zaman güçlü duygusal bağlar üzerine inşa edilmiştir. Şimdi bu dostluğu ticarette, yatırımda, teknolojide ve üretimde de aynı ölçüde güçlü kılmalıyız. Kardeşliğimizi fabrikalara, lojistik koridorlarına, teknoloji ortaklıklarına, ortak girişimlere, ihracat platformlarına ve istihdam fırsatlarına dönüştürelim. Tarihi muhabbetimizi ortak refaha çevirelim.' dedi.
Konferansa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Pakistan Başbakanı Özel Danışmanı Muhammed Ali, Pakistanlı bakanlar ile Türk ve Pakistanlı iş insanları katıldı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Pakistan'daki Türk yatırımları 2 milyar doları aşmış durumdaTürkiye-Pakistan İş ve Yatırım Forumunda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ve Pakistan arasındaki ikili ticaret hacminin 1,2-1,3 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu belirterek ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaretle sınırlı kalmadığını; yatırımlar, hizmet ticareti, enerji alanındaki işbirliği ve KOBİ'ler arasındaki ortaklıklar başta olmak üzere birçok alanda geliştiğini ifade etti.
Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak iki ülke arasında 2023 Mayıs ayında yürürlüğe giren Mal Ticareti Anlaşması'nın, daha fazla ürünü kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik teknik müzakerelerin devam ettiğini açıkladı.
Demir-çelik, otomotiv parçaları, plastikler, elektronik tüketim malları, makine, tıbbi cihazlar ve endüstriyel ürünler başta olmak üzere, birçok alanda önemli potansiyel gördüklerini belirten Bolat, 'Sanayi ticaretinin yanı sıra hizmetler, yatırımlar ve dijital ekonomi alanlarında da önümüzdeki dönemde müzakereler yürütmeyi planlıyoruz.' diye konuştu.
Pakistan'daki Türk yatırımlarının 2 milyar doları aştığını kaydeden Bolat, karşılıklı yatırımların artmasının iki ülke arasındaki ticaret hacmini de genişleteceğini belirterek bunun birçok ülkeyle yürütülen ekonomik ilişkilerde de görüldüğünü dile getirdi.
Bolat, şunları kaydetti:
'Bilgi teknolojileri, savunma sanayisi, dijital ekonomi ve mühendislik alanlarında da işbirliğimizi geliştireceğiz. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantıları her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Geçen yıl Pakistan'da düzenlenen toplantı, bu yıl Türkiye'de yapılacak. Karma Ekonomik Komisyonu toplantıları da her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Bunun yanında, Türkiye ile Pakistan, 2023 yılı Mayıs ayından bu yana Tercihli Ticaret Anlaşması çerçevesinde ekonomik ve ticari ilişkilerini hızla geliştirmektedir.
Türk ve Pakistan iş dünyasının foruma gösterdiği yoğun ilgi ve katılım, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere verilen önemi açıkça ortaya koymaktadır. Pakistan, Başbakan Şahbaz Şerif'in liderliğinde siyasi istikrarı güçlendirme, ekonomik istikrarı sağlama ve hızlı kalkınma hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerlemektedir.'
Bakan Bolat, 'Bu tabloyu görmek biz kardeşleri için gerçekten memnuniyet vericidir. Türkiye de son 23 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda hızlı gelişimini sürdürmektedir.' ifadelerini kullandı.
'Türkiye son 23 yılda dolar bazında milli gelirini ve kişi başına düşen milli gelirini 6 kat artırdı'Ticaret Bakanı Bolat, Türkiye'nin son 23 yılda ABD doları bazında milli gelirini ve kişi başına düşen milli gelirini 6 kat artırarak 1,6 trilyon dolarlık milli gelire ve 18 bin dolar kişi başına düşen milli gelire ulaştığını belirtti.
Bolat, dün açıkladıkları verilere göre, yılın ilk 6 ayında yüzde 3,6 artışla 136 milyar dolar mal ihracatı gerçekleştirdiklerini belirterek son 12 aylık dönemde mal ihracatının 278 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
Bolat, hizmet ihracatının da dikkate alınmasıyla Türkiye'nin ilk kez 400 milyar dolarlık rekor ihracat seviyesine ulaştığını aktardı.
Türkiye ile Pakistan'ın her alandaki güçlerini birleştirerek hem dost ve kardeş halkların refahını artıracağını hem de dünya ekonomisindeki ağırlıklarını ve paylarını yükselteceğini dile getiren Bolat, iki ülke liderleri ile dışişleri teşkilatlarının dünya meseleleri ve bölgesel barışa yönelik ortak çalışmalarının da memnuniyet verici sonuçlar verdiğini kaydetti.
Pakistan Başbakanı Şerif: Pakistan'ın ABD ile İran arasında barış için arabuluculuk yapabildiği zaman geldiPakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İstanbul'da bulunmanın büyük bir zevk olduğunu belirterek, 'Türkiye, Pakistan'ın dünya çapında en sadık müttefiklerinden biridir. İki ülke arasındaki bu kardeşçe bağ, yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Aslında bu bağ, Pakistan'ın 1947'de kurulmasından çok önceye uzanmaktadır.' ifadesini kullandı.
Forum kapsamında görüşülen fikirlerin, iki ülkenin yararına hayata geçirmek gerektiğine işaret eden Şerif, şöyle devam etti:
'Pakistan'ın, çok sevgili kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük desteğiyle, ABD ile İran arasında barış için arabuluculuk yapabildiği zaman geldi. Bu, kolay bir görev değildi, oldukça zorluydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ve diğer dost ve kardeş ülkelerin samimi desteği olmasaydı, bu görev neredeyse imkansız olurdu. Ama Elhamdülillah, bugün bu noktaya geldik.'
Şerif, Pakistan'ın arabuluculuğunda ateşkesin yürürlüğe girdiğini belirterek, 'İslamabad Mutabakat Anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve arabulucu olarak Pakistan'ı temsil eden ben tarafından imzalanmıştır. Şimdi bu fırsattan yararlanılmalı ve bu barış sürecindeki muazzam potansiyeli keşfetmeliyiz. Sadece ikili çıkarlarımız için değil, tüm bölge için.' diye konuştu.
Forum kapsamında fırsatları değerlendirmek için bir araya gelindiğini vurgulayan Şerif, 'Sanayi yapınız tamamen dönüşüme uğradı. Bugün otomobil sektörünüz, Avrupa ile aynı seviyede. Tekstil, hayvancılık ve tarım sektörleriniz de öyle. Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde son 20 yılda gerçekleşen bir tür küçük mucize oldu. Bugün buradayız ki, deneyimlerinizden ders alalım, büyük başarı hikayelerinizden faydalanalım.' değerlendirmesinde bulundu.
Şerif, Karaçi Sanayi Parkı içinde Türk yatırımcılara özel bir bölge tahsis edileceğini aktardı.
Ülkesinin nadir mineral kaynakları açısında zenginliğine işaret eden Şerif, 'Şimdi ortak işbirliğimiz sayesinde bu doğal kaynakları keşfetmenin tam zamanı. Bence sınır yok.' dedi.
'Türkiye, Pakistan'ın yanında kaya gibi durdu'Şerif, Pakistan'ın 240 milyonluk nüfusunun yüzde 60'ının 15-30 yaş grubundan oluştuğuna dikkati çekerek, genç nüfus gücünün oldukça fazla olduğunu söyledi.
Her zorluğun aynı zamanda bir fırsat barındırdığını belirten Şerif, Pakistan'ın genç nüfusunun büyüklüğünün, yapay zeka odaklı girişimler ve teknoloji yatırımlarıyla ekonomik avantaja dönüştürülebileceğini söyledi.
Şerif, Pakistan'ın enerji sektöründe kapsamlı reformlar yürüttüğünü ve Türkiye'nin bu süreçte güçlü destek verdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Türk iş dünyasının, Pakistan'a yatırım konusunda istekli olduğunu belirten Şerif, önceliklerinin şirketler arası işbirlikleri olduğunu, bunun mümkün olmaması halinde hükümetler arası modellerin de devreye alınabileceğini kaydetti.
Şerif, Pakistan ile Türkiye'nin tarih boyunca zor zamanlarda birbirinin yanında olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
'Daha geçen yıl, hiçbir suçumuz yokken Pakistan'a bir savaş dayatıldığında ve topraklarımızı, ülkemizin şerefini ve haysiyetini savunmak zorunda kaldığımızda (Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı) Mareşal Asım Munir'in komutasındaki silahlı kuvvetlerimiz, o cesur birliklerimiz, 4 ila 5 gün içinde düşmanımızı daha önce hiç görülmemiş bir şekilde mağlup ettiler. Ve o dönemde, az sayıdaki kardeş ülke arasından kim Pakistan'ı destekliyordu; Türkiye. Türkiye, Pakistan'ın yanında kaya gibi durdu.'
Türkiye'nin bu nedenle bazı ticari kayıplarla karşı karşıya kaldığını belirten Şerif, 'Onlar 'bir kardeşe yardım ediyor ya da destek oluyorsak hiçbir önemi yok. Bu süreçte maddi kayıplar da vardır. Bu, bir bedel değildir.' dediler.' diye konuştu.
Şerif, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duyduğu saygıyı dile getirerek, iki ülke arasındaki ilişkileri onun liderliğinde daha da ileri taşımak istediğinin altını çizdi.
Konferansta yapılan sunum ve konuşmaların somut sonuçlara dönüşmesi çağrısında bulunan Şerif, şunları kaydetti:
'Bu yorumlar, sunumlar, sözler ve konuşmalar eyleme dönüştürülsün ve yıldırım hızıyla hayata geçirilsin ki, sadece somut sonuçlar elde etmekle kalmayalım, aynı zamanda karşılıklı güven, saygı ve haysiyet temelleri üzerine kurulu bu dostluğun, dünyanın şimdiye kadar görmediği bir tür ekonomik işbirliğine, ekonomik dönüşüme dönüştüğünü tüm dünyaya ilan edelim. Eğer bu meydan okumayı kabul etmeye hazırsak, o zaman sizi temin ederim ki hiçbir şey yolumuza engel olamaz. Ne bu Boğaz, ne dağlar, ne de dünyanın en büyük denizi.'
Muhabir: Başak Akbulut Yazar, Gökhan Yıldız, Büşranur Keskinkılıç, Sercan İrkin




