Danone Türkiye, Kahramanmaraş depremlerinin ardından Hatay'da hayata geçirdiği 'Yarına Bir'İz' kurumsal sosyal sorumluluk programı çatısı altındaki projelerle, dayanışmayı kalıcı iyileşmeye dönüştürmeyi hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. Danone Türkiye olarak; barınmadan sağlığa, gençlerin gelişiminden toplumsal dayanışmaya uzanan bu uzun soluklu çalışmalar, farklı alanlarda somut katkılar sunuyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay'da, binlerce bina yerle bir olmuştu. Şehrin ihyası için kurum ve kuruluşların yanında Türkiye'de 40 yılı aşkın süredir bulunan Danone Türkiye de çalışmalarını sürdürüyor. 6 Şubat depreminden derinden etkilenen Hatay'a, yönelik gerçekleştirilen 'Yarına Bir'İz' projesi çerçevesinde; çevresel sürdürülebilirlikten sağlık hizmetlerine kadar geniş bir alanı kapsayan çok boyutlu bir fayda oluşturmayı hedefliyor. Danone Türkiye afetzede vatandaşların barınma ihtiyacına yönelik hayata geçen 100. Yıl Köyü'nün ilk iki fazının sürdürülebilirlik sponsoru olarak kerpiç tuğlaların üretimini üstlendi. Kentin kendi toprağından üretilen, yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir ve çevre dostu özellikleriyle öne çıkan bu tuğlalar, çevresel ayak izini en aza indirirken bölgenin doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına katkı sağladı.
Şehrin her alanda ayağa kalkması için sağlık alanında da destek veren Danone Türkiye, Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesine çocuk ve yeni doğan bölümüne yaklaşık 100 tıbbi cihaz ve çocuk polikliniğine 2 oyun odası kurularak çocukların psikososyal iyileşme süreci desteklenmesini sağlıyor. 'Güçlü Nesillerle, Güçlü Gelecek' gelişim ve mentorluk programında, depremden etkilenen 20 gencin kişisel, sosyal ve mesleki gelişimlerini destekleyen kapsamlı bir gelişim modeli sunuldu. Gelişim seansları ve Danone çalışanlarının yürüttüğü birebir mentorluk süreçleriyle gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine ve geleceğe daha güçlü hazırlanmalarına katkı sağlandı.
'Toplumsal fayda oluşturmak bugünden yarına uzanan ortak bir sorumluluk'
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Danone Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Cem Küçükcan, 'Danone olarak sorumluluğumuzun fabrika kapılarıyla sınırlı olmadığını biliyoruz. İçinde bulunduğumuz topluma uçtan uca fayda sağlama anlayışımız ve kurumsal vatandaşlık misyonumuz doğrultusunda sürdürülebilir ve sorumlu uygulamalar hayata geçirmeyi önceliklendiriyoruz. 'Yarına Bir'İz' çatısı altında, çevresel, toplumsal ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlara yönelik uzun soluklu projelerle Hatay'ın kalkınmasına katkı sunabilmeyi amaçlıyoruz. Çünkü dayanışmanın en güçlü hali, yalnızca iyileşmeye eşlik etmek değil; geleceği birlikte inşa edebilmektir. Toplumsal fayda oluşturmak bugünden yarına uzanan ortak bir sorumluluk olarak görüyoruz' dedi.
'Üniversite tabii bir taraftan depremzede ama bir taraftan da; şehrin aklı, şehrin umudu ve şehrin lideri olmak zorundaydı'
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren ise, 'Hatay, dünyanın yaşadığı en büyük afetlerden birini yaşadı. Türkiye açısından baktığımızda, ülkemizin tarihinde belki bin yılda bir yaşanan bir afeti yaşadı. Afet bölgesindeki 11 il içerisinde, ortaya çıkan yıkımın ve can kaybının yaklaşık yarısı da Hatay'da yaşandı. Üniversitemiz de faaliyetlerini böyle bir şehirde yürütüyor. Üniversite tabii bir taraftan depremzede ama bir taraftan da; şehrin aklı, şehrin umudu ve şehrin lideri olmak zorundaydı. Çünkü insan sermayesi üniversitede bulunuyor. Hem mühendislik ve mimarlık alanında hem sosyoloji, psikoloji ve sağlık alanında üniversite, şehrin öncüsü ve yol göstericisi olmak durumundaydı. Üniversitede depremin ilk gününden itibaren sabah kalktığımızda şehirdeki bütün hastaneler yıkılmıştı. Tek faaliyet gösteren sağlık hizmeti veren hastane üniversite hastanemizdi. Daha sonraki süreçte ise hasar tespit çalışmalarından yeniden inşa ve ihya faaliyetlerine, toplumun iyileşmesinden ekonominin yeniden toparlanmasına kadar birçok alanda çalışmalar yürüttük. Gerçekleştirdiğimiz projeler, çalıştaylar, sempozyumlar ve panellerle şehre ve şehirde yaşayan insanlara yol göstermeye, ışık olmaya ve umut vermeye çalıştık. Öğrencilerimizi çok hızlı bir şekilde üniversitemize getirmeye çalıştık. Çünkü öğrenci genç demek aslında bir hareketlilik, canlılık demekti ve gençlerimizin üniversiteye gelmesi, bölgede yaşayan insanlar için yine bir umut ışığı oldu. Onların motivasyonlarını arttıran bir faktör oldu' şeklinde konuştu.
'Mustafa Kemal Üniversitesinin kampüsünde 176 evlik bir köy yapımına başladık ve yaklaşık iki yıllık bir süre içinde üç etaptan oluşan bu köyü tamamladık'
Gülmek İyileştirir Derneği Kurucusu Aslı Bastıyalı da, '6 Şubat depremi gördüğümüz en büyük afetlerden bir tanesiydi maalesef. Bu süreçte hem kısa vadeli hem de uzun vadeli pek çok ihtiyaç oldu. En büyük projemiz de 100. Yıl Köyü projesiydi. Bu projeyi 4 paydaş birlikte yaptık. Mustafa Kemal Üniversitesi, Jandarma Asayiş Vakfı, Blocks for Hope gönüllüleri ve Gülmek İyileştirir Derneği olmak üzere dört paydaş olarak, Mustafa Kemal Üniversitesi kampüsünde 176 evlik bir köyün yapımına başladık. Yaklaşık iki yıllık bir süre içinde üç etaptan oluşan bu köyü tamamladık. Ne mutlu ki, tabii bunu yaparken çok fazla destekçimiz vardı. Bunlardan bir tanesi de sürdürülebilirlik alanında olan Danone'ydi. Kerpiç desteği ve burada hayatın yeniden devam edebilmesi için kampüs içinde destekleri sunandı. Bu evlerde yaşam başladı ve bunlar kalıcı konutlar olarak devam ediyor. Kerpiç ve çelik konstrüksiyondan 2+1, 3+1 veya 1+1 ailelerin yaşayabileceği 176 ev yapıldı' ifadelerini kullandı.




