Uzmanlara göre bu durum, şehirlerin aynı depremde adeta iki ayrı yıkıcı darbeyle karşı karşıya kalmasına yol açıyor.

Illinois Üniversitesi’nden Prof. Ahmed Elbanna liderliğinde yürütülen çalışmada, “supershear” olarak adlandırılan bu özel deprem türünün klasik deprem senaryolarını altüst ettiği belirtildi. Normal depremlerde faydaki kırılma, yaydığı sismik dalgalardan daha yavaş ilerlerken; süper kayma depremlerinde kırılma cephesi bu dalgaları geride bırakacak kadar hızlanıyor.

Uzmanların dikkat çektiği asıl tehlike de burada başlıyor. Fay hattı boyunca biriken enerji, kırılma anında adeta bir şok dalgasına dönüşüyor. Prof. Elbanna’nın “çift darbe” olarak tanımladığı bu süreçte yerleşim alanları önce sesten hızlı ilerleyen kırılma cephesiyle sarsılıyor, hemen ardından ana sismik dalgaların yıkıcı etkisini yaşıyor. Bu da aynı deprem içinde iki ayrı yıkım momenti anlamına geliyor.

Korkutan Altın Tahmini: 2 Bin Dolar Birden Düşecek!
Korkutan Altın Tahmini: 2 Bin Dolar Birden Düşecek!
İçeriği Görüntüle

Fay Haritası-1

Uzun yıllar boyunca bu tür depremlerin çok nadir görüldüğü düşünülüyordu. Ancak son 15 yılda meydana gelen 39 büyük yanal kaymalı depremin 14’ünde süper kayma izlerine rastlanması, bilim dünyasında dengeleri değiştirdi. Bir başka ifadeyle uzmanlar, her üç büyük depremden birinde bu tehlikeli mekanizmanın devreye girmiş olabileceğini değerlendiriyor.

Bu alandaki en çarpıcı örneklerden biri ise 2018’de Endonezya’nın Palu kentinde meydana gelen 7,5 büyüklüğündeki deprem oldu. Söz konusu felaket, süper kayma tipi kırılmanın ne kadar ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, San Andreas gibi uzun ve düz fay hatlarının da bu tür aşırı hızlı kırılmalara en yatkın bölgeler arasında bulunduğunu vurguluyor.

Kaliforniya için yapılan değerlendirmeler ise kaygıyı daha da büyütüyor. Uzmanlara göre eyaletin önümüzdeki 30 yıl içinde 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem yaşama ihtimali yüzde 99 seviyesinde. Ancak mevcut yapı yönetmeliklerinin büyük ölçüde sarsıntının faya dik yönden geleceği varsayımıyla hazırlandığı ifade ediliyor. Süper kayma depremlerinde ise enerjinin doğrudan fay hattı boyunca yoğunlaşması, mevcut güvenlik hesaplarını yetersiz bırakabilir.

Hatay Fay (2)

Araştırmada, bu enerji birikiminin özellikle otoyollar, enerji nakil hatları ve büyük yerleşim alanları üzerinde beklenenden çok daha sert bir etki yaratabileceği uyarısı yapıldı. Bilim insanları, fay hatlarının yalnızca klasik deprem senaryolarıyla değil, bu “gizli tehlike” üzerinden de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Muhabir: Kenan Cengiz