DOLAR 15,8769 0.2%
EURO 16,8435 -0.21%
ALTIN 945,160,54
BITCOIN 4692590,66%
Hatay
23°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

<strong>Artık Yeter Diyoruz, Zamlar Geri Çekilsin!</strong>

Artık Yeter Diyoruz, Zamlar Geri Çekilsin!

ABONE OL
15 Mart 2022 13:44
<strong>Artık Yeter Diyoruz, Zamlar Geri Çekilsin!</strong>
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası gerçekleştirdiği basın açıklamasında vatandaşların zamlar altında yaşayamadıklarını dile getirerek zamların geri çekilmesi çağrısında bulundu.

Gerçekleştirilen basın açıklamasında halkın enflasyonun altına ezildiğini söyleyen Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası  Adına  Merkez Yürütme Kurulu Mali Sekreteri İlhan Culha: “Bizler bu toplumun yüzde 99′ unu oluşturan insanlar; kamu emekçileri, asgari ücretliler, emekliler, işçiler, esnaf, çiftçiler kısacası halk olarak bu zamlar altında yaşayamıyoruz. Enflasyonda rekor üstüne rekorlar kırılırken “Halkı enflasyon altında ezdirmiyoruz.” yalanı atılmaya devam ediliyor. Gerçekçi olmayan enflasyon oranları, gerçekçi olmayan faiz oranları, gerçekçi olmayan kur oranları verilerek kandırılıyoruz. Akaryakıtta ve temel tüketim mallarında yapılan zamlar ile “Yaşamayın!” denilmektedir. Hayat pahalılığı altında ezilen, biz oluyoruz. Her sabah yeni bir zam haberiyle uyanıyoruz. Aldığımız maaşlar ile de geçinemiyoruz.  Hayat biz emekçiler için geçtiğimiz bir yılda 2 kat pahalılaşmış durumda. AK Parti iktidarının istatistik memurlarına göre bile hayat geçtiğimiz bir yılda 2 kat pahalılaşmış durumda.

Biz emekçilerin, halkın daha fazla yoksullaşması pahasına sermayeye peşkeş çekilen paraları, vergilerimizden alınan paraları geri istiyoruz!

Halkımız sefalet içinde, bu ağır tablo içinde yaşamaya zorlanırken yandaş şirketler ve patronlar 2021’i rekor kârlarla geçirdiler. Bankalar 2021 yılında 92 milyar 83 milyon TL ile tüm zamanların en yüksek kârına ulaştılar. Nasıl ulaşmasınlar? Yoksulluk karşısında biz emekçiler borçla hayatta kalmaya çalışırken birçok emekçi çareyi tefeci bankalara borçlanmakta buldu.  2021 Kasım ayı verileri ile Türkiye’de bireysel kredi ve kredi kartı borç tutarı rekor seviyeye yükselerek 1 trilyon 17 milyar TL’ye ulaştı. Biz de buradan sesleniyoruz! Bize reva görülen bu talan, bu yıkım ve sefalet düzenini kabul etmiyoruz! Bizler insanca yaşamak istiyoruz” dedi.

GEÇİNEMİYORUZ, YAŞAYAMIYORUZ!

Akaryakıta yapılan zammın domino etkisi ise her alana yansıdığını ve artık halkın geçinemediğini aktaran Culha: “ Akaryakıta arka arkaya yapılan rekor zamlar, elektriğe, doğalgaza yapılan fahiş zamlar altında nasıl yaşanabilir ki?  Domino etkisi gibi akıryatta yapılan her zam ulaşımdan

gıda ürünlerine, meyve ve sebzeden temel tüketim maddelerine kadar her alana yansıyor. Bunun sonucunda da tek bir gerçek ortaya çıkıyor: Geçinemiyoruz!

Halkımız gıda fiyatlarından ötürü sağlıklı beslenemediği gibi, fahiş elektrik ve doğalgaz zamları sonucunda da yeterince ısınamamaktadır. Gelinen noktada halkımız bu soğuklarda ısınamazken bu hayat pahalılığı karşısında beslenmekle, ısınmak arasında tercih yapmaya zorlanıyor.

İktidara yakın şirketler, sermaye bu kriz ortamında zenginleşirken, emekçiler olarak bizler Yoksullaşıyoruz! Ülkede yönetememe krizinden dolayı yoksulluk, kıtlık almış başına gidiyor. Sebebi kötü yönetilmek olan ekonomik kriz, ne bir savaşa bağlanabilir ne de küresel bir krize.

Bu savaş ve ekonomik krizler öngörülmeden, sermaye ayakta dursun diye Cumhuriyet tarihinde ilk defa zor zamanlar için ayrılmış olan ihtiyaç akçesini harcayan yine iktidarın kendisidir.

Geçmediğimiz köprülerin, yolların, tünellerin gitmediğimiz hastanelerin, uçmadığımız hava limanlarının müteahhitlerine dolar üzerinden garanti para veren yine iktidarın kendisidir.

Buna karşın tüm vergi yükü halkın omuzlarına yıkılıyor. Vergilerimizin bize yol, su, elektrik, nitelikli, ücretsiz kamu hizmeti olarak dönmesi gerekirken zulüm ile baş başa bırakılıyoruz.

KDV kaldırılsın, diyoruz; ” Bütçe kaldırmaz” diyorlar. Ülke kaynaklarının yatırıma dönüşmesi gerekirken bizden alınan vergiler teşvik, patrona vergi affı olarak sermayeye, patronlara harcanıyor.

Özelleştirme adı altında Petkim’den  Seka’ya, Tekel’den Tüpraş’a,  Tedaş’dan Sümerbank’a, Ziraat Bankasını varlık fonuna devretmekten tutun, yem fabrikalarından, limanlara, şeker fabrikalarına kadar halkın vergileriyle kurulan tüm kamu işletmelerini özelleştirme adı altında tek tek  yabancı ve yerli sermayeye peşkeş çektiler.  Bunun sonucunda buğday dahil tüm temel tüketim mallarında dışarıya bağımlı hale getirildik. 20 yıl önce devletin elektrik üretimindeki payı yüzde 100 iken özelleştirme sonucu şimdi sadece yüzde 20’lik bir paya düştü. Böyle olunca zam ve yüksek enflasyon kaçınılmaz hale gelmektedir. Kamunun 1 liraya ürettiği elektriği özel şirketlerden 7 liraya aldığımız bir soygun düzeni kaçınılmaz oluyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi Ukrayna üzerinden devam eden savaş ve ortaya çıkan kriz fırsata çevrilerek iktidar hemen yanı başımızdaki savaş ortamını doğalgaz ve akaryakıt ürünleri başta olmak üzere bir zam yağmurunu bize dayatıyor. Sermaye ve yandaşların kasaları daha fazla dolsun diye bizim. Yoksullaştırılmamızı, sefalete ve açlığa mahkûm edilmemizi kabul etmiyoruz. Temel Tüketim Maddelerine Yapılan Zamlar Geri Alınsın, Mütahitlere ödenen garanti paralar ödenmesin, Enerji Şirketleri Kamulaştırılsın, Elektrik ve Akaryakıttan, ÖTV ve KDV kaldırılsın, Temel Tüketim Maddelerindeki KDV tamamen kaldırılsın!” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.