Göçün Kalbi: İstanbul Boğazı
81 yaşındaki “Leylek Dede” lakaplı araştırmacı Fikret Can, yaklaşık 20 yıllık gözlemlerine dayanarak Avrupa’daki leyleklerin yüzde 90’ının İstanbul rotasını tercih ettiğini söyledi.
Afrika’dan başlayan yolculukta leylekler; Mısır, Orta Doğu ve Hatay hattını takip ederek Anadolu’ya giriş yapıyor. Ardından kuzeye ilerleyen sürüler, İstanbul’a ulaşarak buradan Trakya ve Avrupa’ya geçiyor.
Toplamda 10 ila 15 bin kilometreyi bulan bu yolculukta İstanbul, iki kıta arasında adeta bir “hava köprüsü” görevi görüyor.

Hatay’dan İstanbul’a Uzanan Yolculuk
Leyleklerin Türkiye’ye giriş kapısı olan Hatay, göç zincirinin ilk halkası olarak öne çıkıyor. Baharın gelişiyle birlikte Asi Havzası ve çevresinde görülen sürüler, kısa süreli konaklamanın ardından kuzeye yöneliyor.
Bu hareketlilik, Hatay’dan yükselen doğa görüntülerinin günler içinde İstanbul semalarına taşındığını ortaya koyuyor.
1 Milyon Leylek Aynı Gökyüzünde
Her yıl özellikle sonbahar göçünde İstanbul’da yaklaşık 1 milyon leyleğin gözlemlendiği belirtiliyor. İlkbaharda da benzer yoğunluk yaşanırken, Arnavutköy, Sazlıbosna, Hacımaşlı ve Çatalca çevresi önemli konaklama alanları arasında yer alıyor.

Osmanlı’dan Bugüne Leylek Sevgisi
Osmanlı döneminde kurulan ve “Gurabahane-i Laklakan” adıyla bilinen leylek hastaneleri, bu kuşlara verilen değerin tarihi bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Yaralı leyleklerin tedavi edildiği bu yapılar, Anadolu’da doğa ile kurulan ilişkinin köklü geçmişini yansıtıyor.
Uzmanlardan Uyarı: Yaklaşmayın
Göç sırasında leyleklerin özellikle akşam saatlerinde dinlenmek için yere indiğini belirten uzmanlar, vatandaşların bu süreçte kuşlara yaklaşmaması gerektiğini vurguluyor.
“Beslemek için bile olsa rahatsız etmeyin” uyarısı yapılırken, dinlenmenin göç yolculuğunda hayati önem taşıdığı ifade ediliyor.




