Hak sahipleri, özellikle Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı'nın süreç hakkında ayrıntılı ve şeffaf bilgi vermesi gerektiğini belirterek, kamu yönetimine duyulan güvenin korunmasının ancak açık bilgilendirme ile mümkün olacağını vurguladı.
"NOTER HUZURUNDAKİ KURA NEDEN GEÇERSİZ SAYILDI?"
Hak sahiplerinin gündeme taşıdığı en önemli soruların başında, noter huzurunda gerçekleştirildiği belirtilen kura çekiminin neden daha sonra yeniden değerlendirmeye alındığı geliyor.
Vatandaşlar şu soruların yanıtlanmasını talep ediyor:
Noter huzurunda yapılan kura neden yeniden düzenlenme ihtiyacı doğurdu?
"Tamamlama kurası" olarak adlandırılan uygulamanın hukuki dayanağı nedir?
Süreçte bir hata tespit edildiyse bu hata tam olarak nedir?
Hata hangi aşamada ve ne zaman belirlendi?
Hatanın oluşmasında sorumluluğu bulunan kişi veya kişiler hakkında herhangi bir idari inceleme ya da soruşturma başlatıldı mı?
"NEDEN SADECE 298 KONUT?"
Hak sahiplerinin dikkat çektiği bir diğer konu ise yeniden kura uygulamasının kapsamı oldu.
İddialara göre, tüm bölgenin kurası yenilenmek yerine yalnızca 298 konut için yeniden kura gerçekleştirildi.
Vatandaşlar, eğer kurayı etkileyecek nitelikte bir hata söz konusuysa neden tüm bölgeyi kapsayan yeni bir kura yapılmadığını sorguluyor.
"75. YIL BULVARI'NDAKİ 4 APARTMAN NEDEN YENİDEN KURAYA ALINDI?"
Hak sahiplerinin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de Antakya 75. Yıl Bulvarı'ndaki uygulama oldu.
Vatandaşlar, yalnızca dört apartmanın yeniden kuraya alınmasının soru işaretlerini artırdığını belirterek şu sorulara açıklık getirilmesini istiyor:
Bu dört apartman hangi gerekçeyle yeniden kuraya dahil edildi?
Aynı bölgedeki diğer apartmanlar neden bu uygulamanın dışında bırakıldı?
Bölgenin tamamında yeniden kura yapılması yerine neden yalnızca belirli bloklar için işlem gerçekleştirildi?
Hak sahiplerinin farklı bloklarda konut sahibi olma ihtimali neden değerlendirilmedi?
"ŞEFFAFLIK KAMU YÖNETİMİNİN YÜKÜMLÜLÜĞÜDÜR"
Hak sahipleri, taleplerinin herhangi bir ayrıcalık değil, sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi olduğunu belirterek, varsa hatanın tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını ve sorumlular hakkında gerekli idari ile hukuki işlemlerin başlatılıp başlatılmadığının paylaşılmasını istiyor.
Açıklamada, "Burada yalnızca bir kura süreci değil, depremzede vatandaşların hakları ile kamu yönetimine duyulan güven söz konusudur. Şeffaflık bir tercih değil, kamu yönetiminin temel yükümlülüğüdür." ifadelerine yer verildi.
Hak sahipleri ayrıca basın kuruluşlarını ve kamuoyunu süreci yakından takip etmeye davet ederek, yetkili kurumlardan resmi açıklama beklediklerini dile getirdi.




