İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği Hatay’da, kırsal mahallelerin kuraklığa karşı dayanıklılığını artırmak amacıyla uyum çalışmaları yürütülüyor.
Hayata Destek Derneği tarafından uygulanan “Afet Riski Azaltma ve İklim Değişikliği Programı” kapsamında Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da afet riski yüksek toplam 17 köy için yerel risk azaltma ve iklim uyum planları hazırlanıyor.
Programla yağmur suyunun depolanması, su kaynaklarının daha verimli kullanılması, sel ve orman yangını risklerinin azaltılması ve kırsal toplulukların afetlere müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
En büyük risk kuraklık
Hayata Destek Derneği Program Sorumlusu Semiha İnal, bölgede belirlenen en yüksek afet riskinin kuraklık olduğunu söyledi. Kırsal alanlarda kullanılan bazı geleneksel sulama yöntemlerinin mevcut su kaynaklarının verimsiz kullanılmasına neden olduğunu belirten İnal, damla sulama gibi yöntemlerle daha az su kullanılarak daha yüksek verim alınabileceğini ifade etti.
İnal, çalışmalar kapsamında üç şehirde yaklaşık 15 bin kişiye ulaştıklarını belirterek, başlangıçta birkaç kişinin katıldığı toplantıların zamanla köy meydanlarında gerçekleştirilen 30-40 kişilik buluşmalara dönüştüğünü kaydetti.
Toprağı sürekli işlemek su tutma özelliğini azaltıyor
Onarıcı tarım danışmanı Edwin Clarke ise yağmur suyunun yavaşlatılması, araziye yayılması ve toprakta tutulmasının kuraklıkla mücadelede büyük önem taşıdığını söyledi.
Özellikle eğimli arazilerde yağmur suyunun hızla yüzey akışına geçtiğine dikkat çeken Clarke, yağmur suyu hasadının bu tür bölgelerde etkili bir çözüm olabileceğini dile getirdi.
Toprağın defalarca işlenmesinin toprak yapısına ciddi zarar verdiğini belirten Clarke, şu ifadeleri kullandı: “Toprağın sürekli işlenmesi, suyu tutma ve yer altına sızdırma fonksiyonunu ortadan kaldırıyor. Bu konudaki doğru bilinen yanlışları anlatmaya çalıştık.”

Yağmur suyu küçük göletlerde biriktiriliyor
Kuraklığın etkili olduğu kırsal bölgelerde üreticiler, su isteyen ürünler yerine daha az su tüketen ürünlere yöneliyor. Yağmur suyunu depolamak için küçük göletler oluşturan çiftçiler, damla sulama sistemlerini kullanıyor ve buharlaşmayı azaltmak amacıyla sulama işlemini serin saatlerde gerçekleştiriyor.
Bu yöntemlerle tanker ve traktörlerle su taşıma maliyetlerinin de azaltılması amaçlanıyor. Program kapsamında köylülerin büyük ölçekli yatırımları beklemek yerine kendi arazilerinde uygulayabilecekleri düşük maliyetli çözümler geliştirmeleri teşvik ediliyor.



