İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması küresel enerji piyasalarında deprem etkisi yarattı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik geniş çaplı saldırılarının ardından gelen bu hamle, dünya petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği kritik hattı devre dışı bıraktı. Uzmanlara göre Brent petrolün varil fiyatı 85 ila 150 dolar bandına kadar yükselebilir.

Petrolün varil fiyatı hâlihazırda 78,38 dolar seviyesinde bulunurken, olası uzun süreli bir kesinti özellikle Asya pazarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Ancak gelişmenin Türkiye ve özellikle sınır illeri ve yerelde Hatay için ne anlama geldiği merak konusu.

Küresel Tedarik Zinciri Alarmda

İran’ın Hürmüz’ü kapatması; başta Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan olmak üzere Asya ekonomilerini doğrudan etkiliyor. Bu ülkelerin petrol ithalatının büyük kısmı söz konusu geçiş noktasına bağlı.

Uzmanlar, alternatif boru hatlarının sınırlı kapasite sunduğunu ve navlun fiyatlarında sert artış görülebileceğini belirtiyor. Tanker sigorta maliyetlerindeki yükseliş de petrol fiyatlarını yukarı taşıyan bir diğer risk unsuru.

Türkiye İçin Risk Nerede?

Türkiye, petrol ithalatında önemli ölçüde Orta Doğu kaynaklarına bağımlı. Irak ve Rusya hatları Türkiye için alternatif oluştursa da küresel fiyat artışı doğrudan iç piyasaya yansıyor.

Rusya Merkez Bankası dondurulan varlıkları nedeniyle Avrupa'da dava açtı
Rusya Merkez Bankası dondurulan varlıkları nedeniyle Avrupa'da dava açtı
İçeriği Görüntüle

Enerji uzmanlarına göre Türkiye açısından risk üç başlıkta toplanıyor:

  • Akaryakıt fiyatlarında artış

  • Sanayi üretim maliyetlerinde yükseliş

  • Enflasyonist baskının güçlenmesi

Türkiye’nin İran’a kara sınırı bulunan illeri Ağrı, Iğdır, Van ve Hakkari üzerinden doğrudan bir askeri hareketlilik şu aşamada söz konusu değil. Ancak bölgesel tansiyonun artması halinde sınır ticareti, lojistik hatlar ve güvenlik önlemleri etkilenebilir.

Hatay ve İskenderun Körfezi İçin Olası Senaryolar

Hatay, Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu ve İskenderun Körfezi’ndeki enerji ve lojistik altyapısıyla dikkat çekiyor. Bölgedeki limanlar, enerji taşımacılığı ve sanayi üretimi açısından kritik rol üstleniyor.

Petrol fiyatlarının 150 dolar seviyesine yaklaşması halinde:

  • İskenderun’daki sanayi tesislerinde maliyet baskısı artabilir.

  • Demir-çelik ve lojistik sektöründe fiyat güncellemeleri hızlanabilir.

  • Nakliye ve ihracat giderleri yükselebilir.

Hataylı iş insanları için en büyük risk, küresel navlun artışının Doğu Akdeniz ticaretini pahalılaştırması olarak değerlendiriliyor.

Sınır İllerini Kapsayan Yeni Bir Gelişme Olabilir mi?

Mevcut tablo doğrudan Türkiye sınır illerini içine alan bir askeri genişlemeye işaret etmiyor. Ancak İran-ABD-İsrail hattındaki gerilimin büyümesi halinde;

  • İran sınır kapılarında ticaret hacmi düşebilir,

  • Enerji arz güvenliği başlığı daha kritik hale gelebilir,

  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da güvenlik önlemleri artırılabilir.

Uzmanlara göre en büyük ve en hızlı etki ekonomik kanaldan gelecek. Türkiye’de akaryakıt fiyatları ve enerji maliyetleri üzerinden zincirleme bir etki görülebilir.

150 Dolar Senaryosu Gerçekçi mi?

Enerji piyasası analistleri, kesintinin süresinin belirleyici olacağını vurguluyor. Kısa vadeli bir kapatma fiyatları geçici olarak yukarı çekerken, uzun süreli bir abluka 150 dolar seviyesini mümkün kılabilir.

Hatay özelinde ise kriz, doğrudan askeri bir riskten çok ekonomik dalgalanma olarak hissedilebilir. Bölgenin liman, sanayi ve lojistik altyapısı küresel fiyat hareketlerine karşı hassas durumda.

Muhabir: Hasan Sarp