ANKARA (AA) - Değişen iklim koşulları tüm dünyada olduğu gibi Akdeniz Havzası'nda da suyun önemini artırırken, en çok su kullanımının olduğu tarım sektöründe alınacak önlemler hayati önem taşıyor.
D'Urso, AA muhabirine, Akdeniz Havzası'ndaki tarıma elverişli toprakları aşırı hava olaylarına karşı hazırlamanın yalnızca araziyi korumakla kalmayıp, üretim ve çiftçiler açısından büyük kayıplara yol açabilecek zararların da önüne geçebileceğini söyledi.
Hazırlıklı olmak ve süreçleri incelemek için gerekli araçların teknoloji sayesinde mevcut olduğuna işaret eden D'Urso, bu araçların afetlere müdahale etmek ve toprakların zayıf noktalarını önceden tespit etmek için kullanılabileceğini ifade etti.
D'urso, sulama suyunun herkesin gündeminde olduğuna ancak konunun çoğunlukla niteliksel düzeyde kaldığına dikkati çekerek, 'Su muhasebesi prosedürü standartlaştırılmalı, her yerde tam olarak ne kadar suyun mevcut olduğunu, bunun sivil, sanayi ya da tarımsal kullanım için nereye tahsis edileceğini bilelim. Bu, tüm tahsis politikalarını herkes için çok daha şeffaf hale getirir. Bunu teorik açıdan uygulamak oldukça kolay ancak pratikte pek çok sorun var çünkü su sektörü farklı otoriteler tarafından yönetiliyor. Kaçınılmaz olarak çatışmalar ve verilere erişim konusunda sıkıntılar ortaya çıkıyor. Tüm hidrolojik süreci ve su kaynaklarını nasıl kullandığımızı daha şeffaf hale getirmek ve yönetimi iyileştirmek için bunu hesaba katmamız gerekiyor.' diye konuştu.
Genç kuşağın teknolojiye yatkınlığı tarımda dönüşümü hızlandırabilirİklim değişikliğine yönelik kamuoyu farkındalığının arttığının ve özellikle genç kuşağın bu konuda çok daha duyarlı olduğunun altını çizen D'Urso, kuşak değişiminin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
D'Urso, genç çiftçilerin teknolojiyi geçmiş kuşaklara kıyasla çok daha rahat kullandığına işaret ederek, şunları kaydetti:
'Su kaynaklarını öncelikle tarımda kullanırken attığımız tüm adımlar artık yeni teknolojilere dayanabilir. Bu kuşak değişimi çiftliklerde de yaşanıyor. Genç kuşağın geçmiş kuşaklara kıyasla çok daha rahat kullanabildiği teknolojiden yararlanmak için bugün mevcut olan bu teknolojileri kullanarak daha fazla veri elde etmek ve veri temelli bir tarıma ulaşmak için bu değişimi değerlendirelim.'
Geçmişte, özellikle Türkiye'de, yönetimi karmaşık olabilen büyük barajlar inşa etmeye dayalı bir politika izlendiğini, çiftlik düzeyindeki küçük alanlar ve doğa tabanlı çözümler yoluyla kuraklığa dayanıklılığı artırmak için geniş bir alan bulunduğunu hatırlatan D'Urso, 'Çiftçilere, buharlaşmayı önleyen damla sulama ve yüzey altı damla sulama gibi yöntemleri daha fazla kullanmaları için teşvik sağlamamız gerekiyor. Bunun yanı sıra, bu boru hatlarının uzaktan kontrolüne dayalı teknolojileri kullanarak sürekli izleme yapmak, tarım alanlarına dağıtılan suyu daha etkili biçimde yönetmek de su verimliliği açısından önemli.' değerlendirmesinde bulundu.
D'Urso, bu noktada her düzeyde bir kapasite geliştirme çerçevesinin benimsenmesi gerektiğini belirterek, yeniliği üreten araştırmacılarla son kullanıcı çiftçiler arasında 'eksik bir halka' bulunduğunu aktardı. D'Urso, bu eksikliğin bilgiyi çiftçilere aktaran ve onlara kendilerine özel stratejiler benimsemekte yardımcı olan eğitimli uzmanlarca giderilmesi gerektiğini ifade etti.
'Gezegenin geleceği çiftçiye bağlı'Çiftçilerin de birer girişimci olduğunu vurgulayan D'Urso, şöyle devam etti:
'İşlerinden para kazanmak zorundalar. Çevreyi ve su kaynaklarını korumak gibi kamusal meselelerle kişisel çıkar arasında her zaman bir denge vardır. Gelir konusu, ailelerini geçindirmek için çiftçiler açısından temel bir mesele. Çiftçinin gelirini kısmadan bu meseleler arasında uzlaşıyı bulmaya çalışmak siyasetçinin görevi. Bu da çiftçiyi iklim değişikliğine karşı daha dirençli kılabilecek stratejiler ve yenilikler benimseyecek bir yol bularak desteklenmeli. Ama aynı zamanda çiftçinin de burada bir rol oynadığını, hem de çok önemli bir rol oynadığını anlaması gerekiyor. Gezegenin geleceği de çiftçiye bağlı. Bu yüzden bu güveni onun eline bırakmak son derece önemli olacak.'
Muhabir: Zeynep Özturhan




