Bir zamanlar Antakya’dan İskenderun’a, Kırıkhan’dan Reyhanlı’ya kadar her evde ayrı bir bayram hazırlığı yaşanırdı. Kimi evlerde kömbe kokusu yükselir, kimi sofralarda humus, içli köfte, sarma ve bayram yemekleri hazırlanırdı. Mahallelerde çocuklar en güzel kıyafetlerini giyer, kapı kapı dolaşıp bayramlaşırdı.
Ancak bugün birçok Hataylı aynı cümlede buluşuyor: “Nerede o eski bayramlar?”
Depremin ardından büyük acılar yaşayan Hatay’da bayramlar artık buruk geçiyor. Kimi aileler sevdiklerinin eksikliğiyle sofraya otururken, kimi vatandaşlar eski evlerinin, eski mahallelerinin ve eski komşulukların özlemini yaşıyor. Bir zamanlar kalabalık bayram sofralarının kurulduğu evlerin yerinde şimdi sessizlik hâkim.
Hataylılar için bayram, sadece bir gelenek değil; dayanışmanın, paylaşmanın ve kardeşliğin en güçlü simgesiydi. Bugün ise o eski bayramların hatırası, hem hüzün hem de umut olarak yaşatılıyor.
Kentte birçok vatandaş, “Bayramın eski tadı kalmadı ama Hatay’ın insanı yine ayağa kalkar” diyerek hem geçmişe özlemini hem de geleceğe inancını dile getiriyor.
Hatay’da bayramlar değişmiş olabilir. Ama bu kadim kentin hafızasında komşuluk, paylaşma ve birlikte iyileşme kültürü hâlâ dimdik ayakta duruyor.




