ANTALYA (AA) - AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Antalya'da, tarihi dokusuyla yaz aylarında binlerce turistin uğrak noktası olan Akseki ilçesine bağlı Sarıhacılar Mahallesi'nde, kış mevsiminde yalnızca 3 aile, 400 yıllık tarihi düğmeli evlerde yaşamını sürdürüyor.

Sarıhacılar, Romalılardan Osmanlılara kadar kervan ve göç yolu olarak kullanılan güzergahta yer alıyor. İlçe merkezine yaklaşık 8 kilometre mesafedeki mahalle, 600 yıllık Sarıhacılar Camisi ile Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan yaklaşık 400 yıllık düğmeli evleriyle ön plana çıkıyor.

Tarihi özelliği nedeniyle Sarıhacılar'ı, yaz aylarında yurt içi ve dışından binlerce kişi ziyaret ediyor.

Yaz sezonunda turistlerin yanında, evleri bulunanların da gelmesiyle mahalle hareketleniyor. Mahallenin nüfusu kışın ise 3 haneye düşüyor. Yazın turistlerin gezdiği sokaklarda kışın sessizlik hakim oluyor.

İlk görev yeri olan Sarıhacılar Mahallesi'ne 3 yıl önce imam olarak atanan Yunus Demir, AA muhabirine, Anadolu Selçuklular döneminde fethedilmesiyle Sarıhacılar'a yerleşimin başladığını anlattı.

Sarıhacılar'ın Osmanlı'dan bugüne uzanan tarihi bir köy olduğunu belirten Demir, mahalledeki tüm evlerin, tarihi dokusuna uygun, ahşapla taşın armonisiyle oluşmuş düğmeli yapılar olduğunu dile getirdi.

Adana'da çiğ köfte ustası çift çölyak hastaları için glütensiz tarif geliştirdi
Adana'da çiğ köfte ustası çift çölyak hastaları için glütensiz tarif geliştirdi
İçeriği Görüntüle

Mahallenin özellikle yaz mevsiminde yoğun ziyaretçi ağırladığını ifade eden Demir, şöyle konuştu:

'Köyümüzde yaz sezonunda ziyaretçi sayımız 30-50 bin arasında olur. Turist hareketliliği hava ısınmaya başlayınca başlar. Köylülerle, ziyaretçilerin güzel vakit geçirebileceği, nezih bir ortam oluşturmak için elimizden geleni yapıyoruz. Turistlerin merak ettiklerini, dilim döndüğünce, kaynaklardan edindiğim şekliyle aktarıyorum.'

- 'Köyün sakini olmasa da yoldan gelenlerle namaz kılabiliyoruz'

Demir, daha önce Kocaeli'de yaşadığını, buraya tayin olduğunda bir süre mahallenin sakinliğine adapte olmaya çalıştığını dile getirdi.

Kış aylarını daha verimli geçirmek için zamanla çeşitli uğraşlar bulduğunu anlatan Demir, 'Sakin bir köy. Tabiatla baş başayız. Günümü verimli geçirebilmek için kitap okurum, eşimle arada Kocaeli'ne gideriz. Burası yazın çok hareketli oluyor. Litvanya, Almanya ve İspanya'dan turistlerimiz gelir. Kışın da böyle uzlet halinde, tabiatla iç içe sakin bir hayatımız olur. Kamu hizmeti gibi düşünüyorum. Caminin avlusunu temizliyorum, gül dikiyorum.' diye konuştu.

Kış aylarında cami cemaatinin de dışardan gelen kişilerle oluştuğunu anlatan Demir, şöyle devam etti:

'Camiye bölge trafikten polis arkadaşlar geliyor, bazen ilçe jandarmadan, kaymakamlıktan gelen oluyor. Tarihi bir köy olduğumuz için cumaları dışarıdan ziyaretçimiz de oluyor. Yol üzerinde olduğumuz için bazen yoldan sapanlar gelir namaz kılarız. Köyün sakini olmasa da yoldan gelenlerle namaz kılabiliyoruz. Cuma veya teravih namazında bir şekilde cemaat oluşur.'

- 'Seviyorum burada yaşamayı, sakinliği'

İmam Demir'in eşi Ayşe Demir de kışın mahallede 2-3 ailenin yaşadığını söyledi.

Köye taşındıklarında kış mevsimi olduğunu anlatan Demir, 'Antalya'dan buraya geliş yolunda 'Allahım burası neresi?' dedim. Köye, Toroslar üzerinden ulaşılıyor. Seviyorum burada yaşamayı, sakinliği. Köyde komşuluk olmuyor. Genelde evdeyim. Kitap okuyorum, namaz kılıyorum. Yazın daha hareketli oluyor. Sokakta otuyoruz, turistlerle sohbet ediyoruz.' diye konuştu.

Kaynak: AA