İSTANBUL (AA) - Biruni Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülsün Duran, gastronomide 'hipergerçeklik' dönüşümünün yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda yeni bir deneyim anlayışı olduğunu belirtti.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Dr. Öğr. Üyesi Gülsün Duran, dünyanın önde gelen yiyecek ve içecek işletmelerinin, müşterilerine yalnızca yemek sunmanın ötesine geçerek artırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileriyle desteklenen deneyimler tasarladıklarını anlattı.
Duran, restoranlarda kullanılan artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) uygulamalarının, yeme içme sürecini çok duyulu bir deneyime dönüştürdüğünü vurgulayarak 'Gastronomi artık sadece lezzetle sınırlı bir alan değil. Yemek deneyimi görme, işitme, koku ve mekansal atmosferle birlikte bütüncül bir yapıya dönüştü. Misafirler yalnızca yemek yemiyor, tasarlanmış bir hikayenin parçası oluyor.' ifadelerini kullandı.
New York merkezli bir fırın restoranının artırılmış gerçeklik tabanlı menülerle müşterilerine ürünleri üç boyutlu model olarak inceleme imkanı sunduğunu anlatan Duran, İspanya'daki bazı restoranlarda ise QR kodlar aracılığıyla masa üzerinde 3 boyutlu yemek sunumlarının gösterildiğini kaydetti.
Bu uygulamaların sipariş sürecini hızlandırdığına ve müşteri memnuniyetini artırdığına dikkati çeken Duran, artırılmış gerçeklik sayesinde beklentiyle sunulan ürün arasındaki farkın azaldığını bunun da marka güvenilirliğini güçlendirdiğini aktardı.
Duran, New York'taki Michelin yıldızlı bazı restoranlarda sanal gerçeklik başlıkları kullanılarak misafirlere farklı duyusal deneyimler sunulduğuna dikkati çekerek, farklı restoranlarda ışık, ses ve koku efektleriyle her tabağı çok duyulu bir gösteriye dönüştüren deneyimlerin uygulandığını vurguladı.
- Hipergerçeklik ile restoran deneyimi yeniden tanımlanıyor
Bu yaklaşımın 'hipergerçeklik' kavramıyla tanımlandığının altını çizen Duran, şunları kaydetti:
'Hipergerçeklik, restoran deneyiminin baştan sona kurgulanması anlamına geliyor. Ziyaretçi yalnızca tabağı tatmıyor, atmosferin, hikayenin ve duygunun bir parçası haline geliyor. Gastronomi alanındaki küresel eğilimlerin teknoloji entegrasyonunu artıran işletmeler rekabet avantajı kazanıyor.
Yeni nesil tüketici yalnızca doymayı değil, anlamlı ve paylaşılabilir deneyimler yaşamayı istiyor. XR teknolojileri bu noktada işletmelere farklılaşma imkanı sunuyor. Bu uygulamalar artık bir gösteri değil, stratejik bir yatırım olarak görülmeli. Gastronominin geleceği lezzet ile teknolojinin buluştuğu noktada şekillenecek.'




