Zafer Partisi’nden ihraç edilen Hasan Öztürk’ün, Hatay Valisi Mustafa Masatlı hakkında yaptığı iki ayrı açıklama kamuoyunda gündem oldu. Aynı isim için kısa süre arayla hem sert eleştiriler hem de övgü içeren ifadeler kullanılması, siyasi tutarlılık ve söylem güvenilirliği açısından soru işaretlerine neden oldu.
Sert Eleştiriler: “Machiavelli’den Beter”
Öztürk’ün ilk açıklamasında Hatay Valisi Mustafa Masatlı’yı ağır sözlerle hedef aldığı görülüyor. Masatlı’yı “manipülasyon ustası” olarak nitelendiren Öztürk, rezerv alan uygulamaları üzerinden ciddi eleştiriler yöneltti.
Açıklamasında özellikle Hatay’daki yıkımlar ve vatandaşların mağduriyeti üzerinde duran Öztürk, şu ifadeleri kullandı:
“İnsanların malını gasp ederek alıyorsunuz. Bir gün eviniz var, çıkıyorsunuz ev yok. Sağlam binaları yıkıyorlar. Batsın sizin kent estetiğiniz.”
Öztürk ayrıca, yaşlı depremzedelerin evlerinin yıkıldığını ve yüksek mali yüklerle karşı karşıya bırakıldığını öne sürerek, bu sürecin vicdani olmadığını savundu.
Övgü Dolu Sözler: “Hatay’ın Yanında”
Ancak aynı Öztürk’ün ikinci açıklamasında, bu kez Hatay Valisi Mustafa Masatlı’ya yönelik tamamen zıt bir tutum sergilediği dikkat çekti. Masatlı’nın süreci “vicdanla takip ettiğini” belirten Öztürk, devletin Hatay’daki varlığını güçlü şekilde hissettirdiğini ifade etti.
Öztürk’ün bu açıklamasında şu ifadeler öne çıktı:
“Hatay Valimiz Sayın Mustafa Masatlı’nın süreci adım adım takip etmesi, Hatay’a sadece görevle değil vicdanla yaklaşıldığının açık göstergesidir.”
Ayrıca Hatay’ın yeniden ayağa kaldırılmasında valilik ve yerel yönetimlerin rolüne teşekkür etti.
Birbirine tamamen zıt bu iki açıklama, siyasi söylemde tutarlılık tartışmasını gündeme getirdi.





