LONDRA (AA) - ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırılar sonrası İran Devrim Muhafızları Ordusunun misilleme adımı olarak Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçişlerine izin vermemesi ve geçmeye çalışan bazı gemilerin saldırıya uğraması nedeniyle boğazda trafik büyük ölçüde durdu.
Saldırıların başladığı sırada Hürmüz Boğazı'ndan geçmek üzere bölgede bulunan ancak gerilim nedeniyle geçiş yapamayan gemiler, özellikle Basra Körfezi başta olmak üzere Boğaz çevresinde mahsur kaldı. Bölgede yaklaşık 1900 geminin mahsur kaldığı tahmin ediliyor.
Uluslararası Denizcilik Örgütünden (IMO) AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, bölgede hareket edemeyen gemilerde 20 binden fazla denizci bulunuyor. Denizcilerin çoğunun Hindistan ve Filipinler'den olduğu biliniyor.
Bazı gemiler açık denizde, bazıları demirleme sahalarında bulunuyor. Gemilerin limanlara ulaşmakta zorluk çektiği aktarılırken, denizcilerin ciddi bir zihinsel baskı, yorgunluk ve azalan erzakla karşı karşıya olması nedeniyle endişeler artıyor.
Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonuna (ITF) savaşın başlamasından bu yana ulaşan yardım taleplerinin yaklaşık yüzde 13'ünün gıda, su veya yakıt eksikliğiyle ilgili olduğu tahmin ediliyor.
'GPS sinyalinin alınmasında sorunlar yaşadık'İran'ın Bandar Abbas liman kenti açıklarında mahsur kalan konteyner gemisinde görevli bir denizci, son bir aydır yaşadıkları süreci AA muhabirine anlattı.
Geminin makine dairesinde görevli mühendislerden 29 yaşındaki Hindistan asıllı M.D, 28 Şubat'tan itibaren bölgede kaldıklarını söyledi.
Gemilerinde yeme-içme ihtiyaçları açısından büyük bir kısıt olmadığını kaydeden M.D, ancak bazı günlerde GPS sinyali alınamamasından kaynaklı sorunlar yaşadıklarını dile getirdi.
M.D, 'Bölgede mahsur kaldığımız süreçte yakınlarımızdaki bir geminin vurulma anına şahit olduk ve oldukça korktuk. Denizciler riskli bir meslek icra ediyor ve zihinsel ve fiziksel olarak stres altında olduğumuz bu dönem için savaş primi ödenmesi gerektiğini düşünüyorum.' dedi.
'Bazı denizciler erzak ya da yakıtlarının tükenmek üzere olduğunu söylüyor'ITF Denizcilik Koordinatörü Jacqueline Smith, AA muhabirine, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki denizcilerin yaşadıkları sürecin 'tamamen kabul edilemez' olduğunu belirterek, denizcilerin kendi iradeleri dışındaki bir krizin ortasında kalan masum siviller olduğunu söyledi.
ITF olarak her gün bölgedeki denizcilerden haber aldıklarını, bazılarının haklarını sorduğunu, bazılarının ise haklarına saygı gösterilmediğini aktardığını anlatan Smith, 'Bazı gemiciler de erzak ya da yakıtlarının tükenmek üzere olduğunu söylüyor. Denizcilerin büyük çoğunluğu Hindistan ve Filipinler'den. Ancak şu anda, Küresel Güney'den gelen denizcilerin hayatlarını korumaktan ziyade Küresel Kuzey'de fiyatların ve enflasyonun kontrol altında tutulmasına daha fazla odaklanıldığını görüyoruz.' diye konuştu.
Smith, denizcilerin günlük hayatta gıdadan ilaca, yakıttan temel ürünlere kadar ihtiyaç duyulan ürünlerin yüzde 90'ını taşıyan emekçiler olduğunun altını çizdi.
'Denizciler ve ailelerinin ruh sağlığı endişe kaynağı'ITF'e bağlı denizcileri temsil eden Hindistan İleri Denizciler Birliği (FSUI) Genel Sekreteri Manoj Yadav da AA muhabirine, yaklaşık bir ay geçmesine rağmen birçok geminin aynı noktada beklediğini ifade etti.
Bazı gemilerde gıda, yakıt ve suya erişim sıkıntısı yaşandığına dikkati çeken Yadav, 'İran limanlarında mahsur kalan denizciler özellikle savunmasız bir durumda ve her gün bombardıman ve füze saldırılarına tanık oluyor. Hintliler de dahil olmak üzere yüzlerce yabancı uyruklu denizci, İran bayraklı veya İran'a ait gemilerde bulunuyor ve İsrail-ABD füzelerinin hedefi olma korkusunu yoğun şekilde yaşıyor.' ifadelerini kullandı.
Yadav, denizcilerin bir aya yakın süredir gemiden inememesi ve aileleriyle iletişim sorunları yaşamalarının birçoğu için 'hapis koşullarına benzer bir durum yarattığını' dile getirdi.
Bazı şirketlerin denizcileri yüksek riskli bölgelerde gemileri ve yükleri hareket ettirmeye zorladığının bildirildiğini aktaran Yadav, denizciler ve ailelerinin ruh sağlığının ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirtti.
Yadav, Hindistan hükümetinin üç Hintli denizcinin hayatını kaybettiğini ve birinin ise kayıp olduğunu açıkladığını anımsatarak, sözlerini şöyle tamamladı:
'Birçok küçük tekne ve hatta 200 brüt kayıt tonajı (GRT) üzerindeki ticari gemilerin denizcilere yüksek riskli bölge tazminatı ödemediği, ayrıca denizcilerin yöneticiler veya işverenler tarafından kara listeye alınma korkusuyla bu durumu bildirmelerine izin verilmediği bildirilmektedir. Denizcilerin haklarının korunması ve çatışma bölgelerinden güvenli geçişlerinin sağlanması küresel kuruluşların sorumluluğunda.'
Muhabir: Nuran Erkul Kaya





