DIYARBAKIR (AA) - İlçede çiftçilik yapan 7 çocuk babası Çelik, 6 yıl önce mide bulantısı şikayeti ile Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurdu.
Yapılan tetkiklerde kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulan Çelik, bir süre tedavi gördü.
Yaklaşık 4 yıldır diyalize giren Çelik'e organ nakli yapılmasına karar verildi.
Çermik Devlet Hastanesi'nde tıbbi sekreter olarak görev yapan 25 yaşındaki oğlu Ethem Çelik, babasının diyaliz sürecinde çektiği acılara kayıtsız kalmayarak donör olmaya karar verdi.
Çelik, babasından habersiz Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezine başvurarak, tetkik yaptırdı.
Tetkiklerde, Ethem Çelik'in böbreğinin baba ile uyumlu olduğu tespit edildi.
Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Nurettin Ay ve ekibi tarafından yaklaşık 25 gün önce gerçekleştirilen laparoskopik (kapalı) cerrahi ile oğlundan alınan böbrek, baba Çelik'e nakledildi.
'Oğlum böbreğini vereceğini söyledi, ağladım'
Kontrol amacıyla hastaneye gelen Selahattin Çelik, AA muhabirine, 4 yıldır diyalize girdiğini, sağlık çalışanı oğlunun böbreğiyle hayata tutunduğunu söyledi.
Çelik, eşinin de kendisine böbreğini bağışlamak istediğini ifade ederek, böbreğinin taş üretmesi nedeniyle uygun görülmediğini belirtti.
Doktorların tek çare olarak böbrek naklini önerdiğini anlatan Çelik, 'Çok korkuyordum. O süreci anlatmak olmuyor, yaşamak lazım. Oğlum böbreğini vermek istedi, kabul etmedim. Hastaneye başvuruda bulunmuş, tahlillerini yaptırmış. Oğlum böbreğini vereceğini söyleyince gözlerim doldu, ağladım. Şu anda kendimi çok iyi hissediyorum.' dedi.
Çelik, oğlunun böbreğiyle hayatına devam edeceğini belirterek, emeği bulunan doktorlara, hemşirelere ve tüm sağlık personeline teşekkür etti.
'O bizi okuttu, bize hayat verdi, zor durumdaysa biz de ona yetişeceğiz'
Babasına böbreğini bağışlayan Ethem Çelik de babasının tedaviye cevap vermediğini öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını belirtti.
Babasının kendilerini okutup bugünlere getirdiğini ifade eden Çelik, şunları söyledi:
'Böbreğimi vermeye hiç düşünmeden karar verdim. Çünkü baba evin direğidir. Benim için babanın gölgesi her şeye bedeldir. Çok değişik bir duygu, insan böbreğini verdikten sonra farklı bir his oluşuyor. Bizim için büyük bir mucize. En büyük destekçim eşim, hastane arkadaşlarım ve burada çalışan doktorlar oldu. Bir insana hayat vermek dünyadaki en büyük mutluluklardan. Kendimle gurur duyuyorum. O bizi okuttu, bize hayat verdi, zor durumdaysa biz de ona yetişeceğiz. İnşallah böbreğinin değerini bilir, sağlığına bundan sonra dikkat eder.'
'İkisi de sosyal hayatlarına geri döndü'
Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Nurettin Ay ise hastaların diyalizden çıktıktan sonra yoğun baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik gibi şikayetleri olduğunu, sonraki gün tekrar diyalize girmek zorunda kaldığını söyledi.
Ay, hastanın oğlunun buna kayıtsız kalmadığını, böbreğini bağışlamak istediğini anlatarak, yapılan cerrahi işlem ile nakli gerçekleştirdiklerini belirtti.
Şu an ikisinin de durumunun çok iyi olduğunu belirten Ay, 'İkisi de sosyal hayatlarına geri döndü. Hastamızın diyalizde çektiği ıstırap geçti. Bundan sonra takibimizde olacaklar. Bu böbrek, umarım uzun yıllar hastamıza sağlıklı bir ömür verir.' diye konuştu.
'Nakilde 10 yıllık başarı oranımız yüzde 85 civarında'
Ay, asıl önceliklerinin canlıdan değil kadavradan nakil olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
'Merkezimiz 500'ün üzerinde böbrek nakli gerçekleştirdi. 10 yıllık başarı oranımız yüzde 85 civarında. Bu dünya ortalamasının üzerinde. Sağlık Bakanlığının da vurguladığı gibi evlatların, eşin, annenin, babanın organ bağışçısı olması yerine kadavradan nakil yapılması için özellikle yoğun bakım uzmanlarımıza, beyin ölümü gerçekleşmiş olan hasta yakınlarımıza çok iş düşmekte. Onların kabul etmesi sonucu bu organları alabilmekteyiz. Artık organ bağışlamak çok kolay. E-devlet üzerinden dahi organlarınızı bağışlayabilirsiniz.'
Ekipte yer alan Nefroloji Bölümünde Uzman Dr. İdris Oruç ise hastanın durumunun ameliyattan sonra her gün daha da iyiye gittiğini söyledi.
Oruç, hastayı takip ettiklerini, sağlık durumunun gayet iyi olduğunu belirterek, 'Kreatin değerleri gayet normal seviyelerde. Hasta, haftada iki kez düzenli olarak kontrol için geliyor, normal yaşamına devam ediyor. Şu anda herhangi bir problem yok.' dedi.
Muhabir: Mehmet Sıddık Kaya





