ANTALYA (AA) - FATİH HEPOKUR - Türk kültürüne duyduğu ilgi doğrultusunda yıllar içinde çok sayıda etnografik eser toplayan eğitimci Mehmet Can, ofisinde sergilediği çalışır durumdaki nostalji radyolarla da geçmişin iletişim mirasını bugüne taşıyor.

Antalya'da özel bir eğitim kurumunda yöneticilik yapan Can'ın çalışma ofisi, Türk kültürünün farklı dönemlerine ait çok sayıda objeye ev sahipliği yapıyor.

Can'ın kilimlerden köstekli saatlere, eski paralardan sinilere, kılıç ve kamalardan daktiloya kadar uzanan koleksiyonda en dikkati çekici bölümü ise nostalji radyolar oluşturuyor.

Ahşap kasalı ve lambalı yapısıyla öne çıkan, 1930'lu yıllardan 1980'lere kadar uzanan dönemlere ait radyoların büyük bölümü halen çalışır durumda bulunuyor. Fişe takıldıktan sonra ısınarak devreye giren lambalı sistemler, dönemin teknik imkanlarını yansıtmasının yanı sıra estetik tasarımlarıyla da ilgi çekiyor.

Can, AA muhabirine, gençlik yıllarından itibaren kültürel mirasa ilgi duyduğunu, yaklaşık 25 yılda binlerce etnografik ürün ile çok sayıda eski radyo biriktirdiğini söyledi.

Edebiyat dünyasına yenilikçi kimliğiyle iz bırakan şair: Cenap Şahabettin
Edebiyat dünyasına yenilikçi kimliğiyle iz bırakan şair: Cenap Şahabettin
İçeriği Görüntüle

Kendi kuşaklarının radyodan televizyona geçiş sürecini yaşadığını belirten Can, o dönemde radyonun toplum için temel iletişim aracı olduğunu hatırlattı.

Dönemin sosyal hayatında radyonun merkezi bir konumda bulunduğunu anlatan Can, o yıllarda insanların belirli saatlerde yayınlanan programları takip etmek için radyonun başında toplandığını dile getirdi.

Can, 'Biz o geçiş dönemini yaşadık. Radyo dünyayla iletişim kurmanın en önemli aracıydı. Saat 18.00'de 'Arkası Yarın' programlarını beklerdik, insanlar köy kahvelerinde radyonun başına toplanırdı. Kıbrıs Barış Harekatı gibi önemli gelişmeler radyodan takip edilirdi. Bugün Dünya Radyo Günü olarak anılması, o dönemin iletişim aracının ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor.' dedi.

- Eski radyolarını hediye ediyorlar

Babasının da eskiden radyoyu sık dinlediğini ve zaman zaman tarlaya götürdüğünü aktaran Can, cihazın o dönemde gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Geçmişe duyduğu özlemin zamanla eski radyolara yönelmesine neden olduğunu dile getiren Can, çalışır durumdaki cihazların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti.

Can, eski radyoların zaman zaman kendisine hediye edildiğini ifade ederek 'Geçmişte yaşananlara duyduğumuz özlem nedeniyle eski radyoları gördüğümüzde, hele bir de çalışıyorsa sahiplenmek için yollar arıyoruz. Bazen insanlar evlerindeki radyoları 'Bunu en iyi siz saklarsınız' diyerek bize hediye ediyor. Bir medya mensubu arkadaşımız anneannesinden kalan radyoyu getirmişti. Yine Almanya'nın Hamburg kentinde yaşayan bir Türk büyüğümüz de odamızı gördükten sonra iki radyo ile bir daktilo gönderdi.' diye konuştu.

- 'Radyolar hem estetik hem fonksiyonel açıdan çok kıymetliydi'

Koleksiyondaki bazı radyoların zaman içinde arızalandığını belirten Can, bu cihazların uzman ustalar tarafından titizlikle onarıldığını söyledi.

Eski üretim cihazların hem teknik hem estetik açıdan dönemin şartlarına göre özenle hazırlandığını kaydeden Can, 'O dönem için bu radyolar hem estetik hem fonksiyonel açıdan çok kıymetliydi. Evin bir köşesinde durur, dekoru tamamlar ve dünyadan haber verirdi.' ifadelerini kullandı.

Okullarında elektrik-elektronik haberleşme bölümünün bulunduğuna değinen Can, koleksiyonun öğrenciler için somut bir öğrenme materyali niteliği taşıdığını ve öğrencilerin iletişim teknolojilerinin tarihsel gelişimini bu cihazlar üzerinden görme imkanı bulduğunu dile getirdi.

Kaynak: AA