Şehir Ayağa Kalkmadan Tahliye Gündemi
Depremin ardından kurulan konteyner kentler, binlerce insan için hayata tutunmanın adresi oldu. Ancak bugün gelinen noktada bu alanların boşaltılacağına dair söylemler, sahada ciddi bir tedirginlik yaratıyor. Çünkü Hatay’da yaşam hâlâ geçici koşullar içinde sürüyor.
AFAD koordinasyonunda kurulan konteyner kentler, yalnızca bir barınma alanı değil, aynı zamanda depremzedelerin yeni düzen kurduğu yerler haline geldi. Bu gerçek ortadayken tahliye ihtimalinin konuşulması, “Hazır olmayan bir hayata zorlanıyoruz” eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Her Yer Şantiye, Evler Henüz Teslim Değil
TOKİ tarafından yürütülen projeler hız kesmeden sürse de şehir genelinde hâlâ yoğun bir inşaat süreci var. Antakya’dan Defne’ye kadar birçok noktada vinçler yükseliyor, yollar kazılı, çevre düzenlemeleri tamamlanmamış durumda.
Kalıcı konutların önemli bir kısmı ya henüz teslim edilmedi ya da teslim edilen bazı alanlarda yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli altyapı tam anlamıyla oluşturulmuş değil. Bu tablo, konteyner kentlerin neden hâlâ kritik bir ihtiyaç olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Depremzedenin Sorusu Değişmiyor: “Nereye Gideceğiz?”
Konteyner kentlerde yaşayan vatandaşlar için mesele son derece net. Evler teslim edilmeden ya da yaşanabilir hale gelmeden yapılacak bir tahliye, doğrudan yeni bir mağduriyet anlamına geliyor.
Birçok depremzede, teslim edilen konutlarda eksiklikler olduğunu, ulaşım ve sosyal yaşam alanlarının yeterince oluşmadığını dile getiriyor. Öte yandan artan kira fiyatları, konteyner dışındaki hayatı birçok kişi için ulaşılmaz kılıyor.
Uzmanlar Uyarıyor: Erken Adım Yeni Bir Kriz Doğurabilir
Uzmanlara göre konteyner kentlerin tahliyesi, ancak kalıcı konutlar tüm yönleriyle hazır hale geldiğinde ve vatandaşın yaşayabileceği koşullar sağlandığında gündeme gelmeli. Aksi durumda bu süreç, depremzedeler için ikinci bir travmaya dönüşebilir.




