Reyhanlı Taipei Dostluk Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencileri tarafından geliştirilen ve “ŞAHUBERR.MG1” adı verilen araç, yaklaşık 3 aylık yoğun çalışmanın ürünü. Okul dışındaki zamanlarını bir araya gelerek değerlendiren gençler, imkânsızlıkları avantaja çevirerek dikkat çeken bir teknolojiye imza attı.
Hurda Parçalarla Yüksek Teknoloji
Öğrenciler, deprem sonrası bölgede sıkça kullanılan konteynerlerin saclarını araç gövdesinde değerlendirirken; bisiklet zinciri, dişliler ve eski oyuncak parçalarını da sisteme entegre etti. Araçta kullanılan akü ise motor gücünü sağlıyor.
Komut sistemiyle hareket edebilen araç, aynı zamanda bulunduğu bölgeden anlık görüntü aktarımı yapabiliyor. En dikkat çekici özelliği ise üzerinde bulunan mayın tespit ve imha sistemi.

Hataybot’ta İlk 5, Hedef TEKNOFEST
Geliştirdikleri araçla Hataybot Robot Yarışması’nda ilk 5’e girme başarısı gösteren öğrenciler, şimdi gözünü TEKNOFEST 2026’ya dikti.
Projede yer alan öğrencilerden Mehmet Ali Gençer, amaçlarının güvenlik güçlerine destek olmak olduğunu belirterek, “Bu araç sayesinde arazideki mayınlar risk alınmadan temizlenebilir. Şu an geçici olan ateşleme sistemini daha da geliştirmek istiyoruz” dedi.
Bir diğer öğrenci Muhammet Mustafa Şanverdi ise tamamen geri dönüşüm malzemeleri kullandıklarını vurgulayarak, “Deprem bölgesinde olduğumuz için elimizdeki imkânları değerlendirdik. Oyuncaklardan lazer sistemi kurduk, bisiklet parçalarıyla hareket mekanizmasını oluşturduk” ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerinden Tam Destek
Projeye destek veren kimya öğretmeni Döne Şahin, öğrencilerinin azmini şu sözlerle anlattı:
“Alanım olmamasına rağmen onların heyecanına ortak oldum. Derslerini aksatmadıkları sürece destekledim. Gecelere kadar çalışarak başardılar. Anadolu lisesi öğrencilerinden böyle bir proje çıkması gurur verici.”
Enkazdan Umuda Uzanan Yol
Depremin izlerini hâlâ taşıyan Hatay’da bu proje, sadece bir teknoloji başarısı değil; aynı zamanda gençlerin azmi, dayanışması ve üretme isteğinin somut bir göstergesi oldu. Geri dönüşüm malzemeleriyle geliştirilen bu araç, imkânsızlıkların nasıl fırsata dönüştürülebileceğini bir kez daha ortaya koydu.





