Alçı, deprem bölgesindeki yurttaşlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Devletin sağladığı elektrik, su ve ısınmanın yanı sıra devamlı gelen gıda ve temel ihtiyaç yardımları nedeniyle maalesef bazı depremzedelerde para harcama refleksi kaybolmuş. Bu nedenle konteynerlerden çıkmak istemiyorlar” ifadelerini kullandı. Bu sözler, depremzedelerin yaşadığı travmayı yok saydığı gerekçesiyle sert biçimde eleştirildi.
“Normalde Birse, Afet Bölgesinde On”
Açıklamalara ilişkin değerlendirmede bulunan Sosyolog ve Araştırmacı Semih Turan, afet sonrası toplum psikolojisinin göz ardı edildiğini vurguladı. Turan, “Afet sonrası bölgede güvensizlik ve yabancılaşma başlar. Bu durum, bireylerin yeniden topluma uyumunu zorlaştırır. Ülke genelinde ‘sosyal anomali’ dediğimiz değer aşınması normal bir yerde bir düzeyindeyse, afet bölgesinde bu on katına çıkar” dedi.
Depremzedelerin sıradan koşullardaki yurttaşlarla aynı ölçütlerle değerlendirilmesini “empati yoksunluğu” olarak nitelendiren Turan, bu tür açıklamaların toplumsal yaraları derinleştirdiğine dikkat çekti.

“Hayata Tutunmaya Çalışıyorlar”
Tepkilerin en sert geldiği yerlerden biri ise Hatay oldu. Defne’deki konteyner kentten konuşan Servet Mullaoğlu, Alçı’nın sözlerine sert tepki gösterdi. Mullaoğlu, “Alçı, insani değerlerini yitirdiği için bu biçimde yorum yapıyor” dedi.
Mullaoğlu’nun yanında bulunan depremzede yurttaşlar da “Burada kalmaktan mutlu musunuz?” sorusuna net bir şekilde “Hayır” yanıtını verdi. Konuşmasında konteyner kentteki tabloya dikkat çeken Mullaoğlu, “Yarım saattir buradayız; herkesin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir acısı var. Kimse burada kalmak istemiyor, herkes hayata tutunmaya çalışıyor. Devletin bu insanlara samimi ve kalıcı çözümlerle yardımcı olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.





