İyimserlik Bitti, Kötümser Senaryo Öne Çıktı
Prof. Dr. Filiz Eryılmaz, daha önce piyasalarda hâkim olan “savaş kısa sürecek” algısının sona erdiğini belirterek, özellikle Çin-ABD görüşmeleri sonrasında çatışmaların uzayabileceği yönündeki beklentilerin güçlendiğini ifade etti.
Bu değişimle birlikte yatırımcıların risk algısında da ciddi dönüşüm yaşandığını vurgulayan Eryılmaz, piyasalarda artık daha temkinli ve savunmacı pozisyonların öne çıktığını kaydetti.
ABD Enflasyonu Ve Petrol Etkisi Endişe Yarattı
ABD’den gelen güçlü enflasyon verileri ve Üretici Fiyat Endeksi’ndeki hareketlilik, piyasalardaki baskıyı artırdı. Eryılmaz, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin önce üretici maliyetlerine, ardından tüketici fiyatlarına yansıyacağını belirtti.
Uzmanlara göre enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde küresel enflasyon yeniden yükselişe geçebilir.

Dünya Ekonomisi İçin Üç Kritik Senaryo
Eryılmaz, küresel ekonomi için üç farklı olasılığın masada olduğunu söyledi:
Olumlu Senaryo: Savaşın birkaç ay içinde sona ermesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve petrol fiyatlarının yılın ikinci yarısında gerilemesi.
Orta Riskli Senaryo: Çatışmaların üç aydan uzun sürmesi ve petrol fiyatlarının 100-120 dolar bandına yükselmesi.
Ağır Senaryo: Savaşın bir yılı aşması, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması ve petrol fiyatlarının 120 doların üzerine çıkması.
Eryılmaz’a göre piyasalar artık ikinci senaryoyu fiyatlamaya başladı.

Pazartesi İçin Kritik Uyarı Geldi
Prof. Dr. Filiz Eryılmaz, jeopolitik gerilimin yeniden sıcak çatışmaya dönüşmesi halinde pazartesi günü piyasalarda sert hareketlerin görülebileceğini söyledi.
Bu durumda riskli varlıklardan kaçışın hızlanabileceğini belirten Eryılmaz, özellikle borsalarda satış baskısının artabileceğini ifade etti.
Altında Ezber Bozuldu
Yıllardır “savaş varsa altın yükselir” anlayışının geçerli olduğunu hatırlatan Eryılmaz, mevcut tabloda piyasanın güvenli limandan çok enflasyon ve faiz dengesine odaklandığını dile getirdi.
Petrol fiyatlarının yüksek kalması durumunda faizlerin uzun süre yukarıda kalabileceğini belirten Eryılmaz, bunun da altın ve gümüş üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Uzman isim, yatırımcıların artık sadece jeopolitik riskleri değil; enerji fiyatları, enflasyon verileri ve merkez bankalarının faiz politikalarını da yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı.





