O binada ailesinden 13 kişiyi kaybeden Zübeyde Kahraman, enkaz altında kalan kardeşi Zeynep’le depremin dördüncü gününde yaptığı son konuşmayı unutamıyor. Kahraman, 16 Ocak 2026’da görülecek davada sorumluların cezalandırılmasını istiyor.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en ağır yıkımı yaşayan Hatay’da yaklaşık 25 bin kişi hayatını kaybetti. Kırıkhan ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Yağmur Apartmanı ise depremin ilk saniyelerinde çöktü. Görgü tanıklarının ifadelerine göre bina, ilk 8 saniye içinde yerle bir oldu. Enkazdan 26 cansız beden çıkarıldı.
Aynı ilçede yaşayan Zübeyde Kahraman için bu yıkım, bir binanın çöküşünden çok daha fazlasıydı. Kız kardeşi, eniştesi, yeğenleri ve kuzenleriyle birlikte ailesinden 13 kişi o enkazda hayatını kaybetti. Kahraman’ın kız kardeşi Zeynep Kahraman ise günlerce enkaz altında yaşam mücadelesi verdi. Arama kurtarma ekiplerine “Ben buradayım” diyerek seslenen Zeynep’le, depremin dördüncü gününde kısa bir telefon görüşmesi yapılabildi. O konuşma, bugün hâlâ Kahraman’ın hafızasında yankılanıyor.

Yağmur Apartmanı’yla ilgili olarak Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müteahhit Ahmet Kefsiz ve diğer sorumlular hakkında dava açıldı. İlk duruşma 13 Şubat 2024’te görülürken, bugüne kadar davada herhangi bir karar çıkmadı. Dosyanın dördüncü duruşması 16 Ocak 2026 tarihinde yapılacak.
Yaşadığı acıyı kelimelere dökmekte zorlanan Zübeyde Kahraman, tek talebinin adalet olduğunu vurguluyor:
“Depremin üzerinden bin gün geçti ama bizim için zaman durdu. Kız kardeşimin sesi hâlâ kulağımda. Onu enkaz altındayken teselli etmeye çalıştım, güçlü görünmek zorundaydım ama içimde nasıl yandığımı kimse bilemez. Bunu yaşayan bilir. Yağmur Apartmanı’nda toplam 26 kişi hayatını kaybetti, benim ailemden 13 kişi öldü. Yıllar geçse de 6 Şubat’tan çıkamıyoruz. Annemin her gün yaktığı ağıtla yaşıyoruz. Depremden önce bambaşka bir hayatım vardı, şimdi bambaşka bir insan oldum. Yoruldum, gücümü kaybediyorum. İstediğim tek şey adalet. Başka hiçbir şey istemiyorum.”

Hatay’da binlerce aile gibi Zübeyde Kahraman da hem sevdiklerinin yasını tutuyor hem de geciken yargı süreçleri karşısında adalet bekliyor. Yağmur Apartmanı davası, sadece bir bina dosyası değil; enkaz altında kalan hayatların, yarım kalan cümlelerin ve dinmeyen bir adalet talebinin simgesi olarak hafızalardaki yerini koruyor.





