İyi insan olmak, herkesin gözü önünde güzel görünmek değildir.
Kimsenin görmediği yerde de doğru olanı yapabilmektir.
Bir karşılık beklemeden el uzatmak, kırmadan konuşmak, düşenin yanında durmak, gücü yettiğinde değil; vicdanı elverdiğinde iyilik yapmaktır.
Çünkü gerçek karakter, alkışların arasında değil, kimsenin görmediği anlarda belli olur.
Bugün ne yazık ki bazı insanlar iyiliği bile gösterişe dönüştürüyor. Yapılan yardım paylaşılmadan, söylenen güzel söz duyulmadan, verilen emek takdir edilmeden kıymetsiz sanılıyor.
Oysa insanın değeri, kaç kişinin onu alkışladığıyla değil; kaç insanın hayatına güzellik kattığıyla ölçülür.
Bir insanın makamı değişebilir, parası azalabilir, çevresi dağılabilir. Fakat güzel ahlakı ve vicdanı varsa, yine dimdik ayakta kalır.
Çünkü hayat geçicidir; insanın geride bıraktığı iz kalıcıdır.
Öyleyse iyilik yaparken seyirci aramayalım.
Kimse bilmese de doğruyu yapalım.
Kimse teşekkür etmese de gönül kırmayalım.
Çünkü bazı güzelliklerin ödülü dünyada değil, insanın kendi vicdanında saklıdır. MELTEMCE
Ve unutmayalım:
İyi insan olmak bir gösteri değil, bir karakter meselesidir.