Tarihi alanlarda yürütülen kapsamlı restorasyonların sonuna gelinirken, Hatay Arkeoloji Müzesi bu yıl kapılarını yeniden açmaya hazırlanıyor. Müzenin en kıymetli eserlerinden biri olan I. Şuppiluliuma heykeli, üç yıl aradan sonra yeniden ziyaretçilerle buluşacak.
Deprem sonrası korumaya alınan eserler arasında Antakya Lahdi, İskelet Mozaiği ve Arsuz Stelleri de yer alıyor. Ağır tonajlı yaklaşık 150 eser, titiz bir restorasyon sürecinin ardından yeniden sergilenmek üzere hazırlandı. Koruma amacıyla geçici olarak Kırşehir Müzesi’ne taşınan eserler de Hatay’a geri getiriliyor.

Kültürel Miras İçin Eş Zamanlı Seferberlik
Depremin ardından kentte başlatılan yeniden inşa süreci yalnızca konutları değil, Hatay’ın tarihi kimliğini de kapsıyor. Hasar gören kültür varlıkları ve vakıf eserleri eş zamanlı olarak restorasyona alındı. Enkazdan çıkarılan, numaralandırılan ve ayrıştırılan özgün yapı taşları, aslına uygun yeniden inşa çalışmalarında kullanılıyor.
Camiler Ve Kiliseler Yeniden Doğuyor
Farklı inançların yüzyıllardır bir arada yaşadığı Antakya’da, ibadet mekânları da ayağa kalkıyor. Anadolu’nun ilk camisi olarak bilinen Habib-i Neccar Camisi aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi.
Kentin simgelerinden Antakya Rum Ortodoks Kilisesi için yeniden yapım süreci planlanırken, Samandağ’daki St. İlyas Rum Ortodoks Kilisesi’nde restorasyon sürüyor. Depremde zarar gören Meryem Ana Kilisesi için de yeniden yapım çalışmaları başlatıldı.

Hititlerin “Saf” Kralı
Hitit İmparatorluğu’nu bölgesel bir güçten imparatorluğa dönüştüren I. Şuppiluliuma, adını Hititçe “saf” anlamına gelen şuppi ve “kaynak” anlamındaki luli kelimelerinden alıyor. Yaklaşık 35 yıl boyunca Yakın Doğu tarihine damga vuran bu hükümdarın heykelinin yeniden sergilenmesi, Hatay’ın kültürel dirilişinin en güçlü sembollerinden biri olarak görülüyor.




