Türk-İŞ verilerine göre Türkiye’de açlık sınırı 35 bin lira…
Yine aynı kurumun verileri yoksulluk sınırının 114 bin lira olduğunu açıklıyor.
Bu rakamlar henüz geride bıraktığımız Mayıs 2026 verileri. Yani yeni rakamlar. Bakalım Haziran’da ne çıkacak…
Tabi ben bir değerlendirme yapmak için Haziran ayı sonunu bekleyecek değilim. Sıcağı sıcağına bu garip ve garip olduğu kadar da ürkütücü rakamları okumaya çalışacağım.
Büyükşehirlerde yaşam daha zor ve daha pahalıdır. Bu nedenle o şehirleri kendi haline bırakalım ve deprem koşullarıyla boğuşan Antakya ve Defne’ye bir göz atalım.
Kutudan küçük deprem konutlarında ikamet edip ayda 1500 lira civarında aidat ödemek istemeyenler doğal olarak eski Antakya Usulü evlerde ikamet etmek istiyorlar. Ancak aldığınız maaş ile kıyasladığınız da bu tercihinizin ağır bir faturası var. Çünkü aylık kira bedelleri bölgeye göre değişse de 15 ile 30 bin lira arasında değişiyor.
Bu sadece kira bedeli…
Eğitim, gıda, giyim, doğalgaz, elektrik, su, internet, telefon gibi giderlerin hiçbirini eklemezseniz bile sadece kira bedeliniz aylık minimum 15 bin lira.
Hepsini üst üste koyarsanız sanırım TÜRK-İŞ’in açıkladığı 35 bin liralık rakamın da üstünde olur ki harcamanıza göre değişir ama 50 bin lira civarındadır.
Ve emekli maaşı 20 bin lira,
Ve asgari ücret 28 bin lira.
İstanbul’u, Ankara’yı, İzmir’i geçtik; buyurun Antakya ve Defne’de yaşayınız!
Hesap ortada ve sadece Türk-İŞ rakamlarını değerlendirmeye alsak bile birçoğumuz açız!
Unutmayın ki toplumun yaklaşık yüzde 60’ı asgari ücret veya altında ki ücretlerle çalışıyor.
Ayrıca 17 milyon civarında emekli bulunuyor.
Diyeceğim o ki;
Yoksulluk sınırı olan 114 bin lirayı bırak bir kenara.
Biz açız aç!