(özel çocuklarımıza ithafen yazılmıştır)
Evvel zaman için de çocuk ülkesinde çok güzel bir bahçe varmış. Bu bahçeyi güzel yapan,tüm çiçeklerin aynı renkte olması değil;her birinin kendine özgü rengi ve kokusu olmasıymış.
Kimi pembesiyle övünürken, kimi mavisine aşıkmış.
Kimi yeşili ile gururlanırken, kimi siyahına sarılmış.
Kimi sarısı ile huzurluyken kimi mosmor bir dünya yaratmış.
Buna rağmen renkler beraber mutluymuş.
Ama gelin görün ki toplum diye bir İLLET varmış ve her farklılığa korku ile bakarmış.
Onlardan farklı olan her şeyi reddeder, onlardan farklı her şeye dudak bükermiş.
Biri farklı gülse göz ucuyla bakar,farklı konuşsa ondan kaçarmış.
Biri farklı yürüse ona acır farklı koşsa ondan uzaklaşırmış.
Bu davranışları gören diğer çocuklar ise TOPLUMUN İLLETİNE kapılıp onlar gibi davranmaya başlar rengini saklarmış .
Böylece ÇOCUK ÜLKESİN’de renkler günden güne renk kaybetmeye başlamış.
Yürüyemeyene vah vah ,konuşamayana tüh tüh demişler.
Bu çocuklarımızı ise parmakla gösterip fişlemişler, etiketini koyup göndermişler.
Halimiz böyleyken ne mi olmuş?
Tüm renkler solmuş ,tüm farklılıklar kaybolmuş.
Sevgili Aileler; Unutmayalım gökkuşağını güzel yapan tek renk değildir. Hayat da farklılıklarımızla güzeldir. Özel gereksinimi çocuklarımızın büyük ihtiyacı kabul görmek ve fırsat eşitliği içinde yaşamın her alanına katılabilmektir.