Bazı aşklar bir günde bitmez. Önce sesi eksilir, sonra sohbeti... Ardından merakı kaybolur. Bir zamanlar "iyi ki varsın" diyen dudaklar susar, "nasılsın" diye soran yürekler yorulur. Ve insan, sevdiğini kaybettiğini değil; onu yavaş yavaş kaybedişini izler.
Yenik düştüyse o aşk artık zamana, ne gözyaşı geri getirir gideni ne de pişmanlık sarar kırılan kalbi. Çünkü bazı ayrılıklar bir bavulla değil, binlerce suskunlukla gelir.
Bir zamanlar aynı hayale bakan iki çift göz, gün gelir birbirine yabancı olur. Aynı sokaklardan geçersin ama hiçbir yer eskisi gibi değildir. Aynı şarkıyı dinlersin, ama artık her notasında biraz daha eksilirsin.
İnsan, en çok da "bir ömür" diye sarıldığı ellerin, bir gün el gibi oluşuna yanar. Çünkü unutulan, sadece bir insan değildir; birlikte kurulan hayaller, edilen dualar ve yarım kalan umutlardır.
Yenik düştüyse o aşk artık zamana... Ardında ne öfke kalır ne de nefret. Sadece gecenin en sessiz vaktinde, kimseye anlatılamayan derin bir sızı kalır. Ve insan o sızıyla anlar ki; bazı aşklar bitmez... Sadece sahibini ömür boyu sessizce acıtır.