Hayatta en büyük yanılgılardan biri, mutluluğun hep birilerinde ya da bir şeylerde saklı olduğunu sanmaktır. Oysa bir şirket kurmak, bir fabrika açmak nasıl büyük bir sermaye istiyorsa; huzurlu bir hayat da sağlam bir karakter, güçlü bir irade ve doğru kararlar ister.
Bazen yeni bir başlangıç yapabilmek için elindekileri bırakmayı bilmek gerekir. Eskiyi sırtında taşıyarak yeniye yer açamazsın. Vazgeçmek her zaman kaybetmek değildir; bazen en büyük kazanç, sana yük olanı geride bırakmaktır.
Hayatında kimlerin kalacağını zaman belirlemez, sen belirlersin. Yanında olmayanın aklında ne işi var? Boş yük taşımanın kimseye faydası olmaz. Kendini üzmeye değmeyen insanlar için ömründen, zamanından ve huzurundan çalma.
İnsan tek başına da güçlü olabilir. Çünkü seni iyileştirecek olan, bir başkasının varlığı değil; kendi içindeki dengeyi bulmandır. Önce kendini tanı, sonra çevrene bak. Kim sabırlı, kim anlayışlı, kim gerçekten yanında... Eleği bir salla; geriye kalanlar zaten hayatında kalması gerekenlerdir.
Ben artık kalabalıkların peşinde değilim. Çoğalmaya da çalışmıyorum, eksilmeye de korkmuyorum. Gerekirse daha seçici, daha kısıtlı yaşarım. Çünkü insanın değeri, etrafındaki insan sayısıyla değil; hayatına aldığı insanların kalitesiyle ölçülür.
Ne acıdır ki bazen "Seni seviyorum." diyen insanlar, o sevgi sözlerini senden duyup başkasına götürebiliyor. İşte bu yüzden sevgini hak etmeyene değil, kıymet bilene ver. Gerçekten gönül veren insan seni merakta bırakmaz, "Acaba ne yapıyor?" diye düşündürmez. Varlığı güven verir, yokluğu soru işaretleri bırakmaz.
Unutma; yeniden başlamak korkulacak bir şey değildir. Asıl korkulması gereken, seni tüketen yerde kalmaya devam etmektir. Hayat bekleyene değil, cesaret edip adım atana kapı açar.
Çünkü insanlar vazgeçmeden kazanamaz. Bazen bir insandan, bazen bir alışkanlıktan, bazen de geçmişten vazgeçmek gerekir. Vazgeçtiğin yük kadar hafifler, hafiflediğin kadar da özgürleşirsin..