Mehmet Hayrettin Erişik ile yaptığımız röportajda yıllar öncesinin Mayadalı Spor günlerine doğru uzun bir yolculuğa çıktık. Anlattıkları arasında sadece futbol yoktu; dostluk, kardeşlik, dayanışma ve unutulmayan anılar da vardı. 1987 yılında bir grup genç futbol sevdalısı bir araya gelerek takım kurmaya karar verdi. O yıllarda hazır forma almak kolay değildi. Siyah ve beyaz kumaşlar satın alındı, terziye götürüldü ve herkesin bedenine göre tek tek dikildi. Beşiktaş sevgisinden dolayı takım uzun süre Beşiktaş adıyla da anıldı. İmkânlar kısıtlıydı ama heyecan büyüktü. Hayrettin Erişik'in anlattığına göre Cemil Kara gençlerin isteğini geri çevirmemiş, takımın oluşumunda ve gelişiminde büyük emek vermişti. Dönemin muhtarı Fehim Kuday da takıma her zaman destek olmuş, gençlerin spor yapabilmesi için elinden geleni yapmıştı.

Antrenmanlar köy okulunun bahçesinde yapılıyordu. Bugünkü gibi modern tesisler, soyunma odaları veya çim sahalar yoktu. Tozun toprağın içinde, taşlarla ve çakıllarla dolu sahalarda futbol oynuyorlardı. Buna rağmen hiçbir zaman şikâyet etmemişlerdi. Çünkü onlar için önemli olan futbol sevgisi ve birlikte vakit geçirmekti. Maçlar genellikle Altınözü'nde oynanıyordu. Karşılaşma günlerinde köyde adeta hayat dururdu. Çocuklar, gençler ve yaşlılar maç saatini beklerdi. Hatta 70-80 yaşındaki dedeler bile bastonlarını alıp saha kenarına gelir, takımın yanında olurdu. Mayadalı Spor sadece bir futbol takımı değil, bütün köyün ortak heyecanı haline gelmişti.

Köşeyazısı

Mehmet Hayrettin Erişik'in unutamadığı maçların başında Oymaklı karşılaşması geliyor. Şampiyonluk yolunda çok önemli olan bu maçta alınacak galibiyet takımı zirveye taşıyacaktı. Ancak karşılaşma berabere sona erdi. Buna rağmen o gün yaşananlar hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Özellikle Salih Özek'in orta sahadan attığı gol yıllarca konuşulmuş. Takım arkadaşlarının anlattığına göre Salih Özek'in ayağından çıkan sert şut ağlarla buluşmuş ve maçın kaderini değiştirmişti. Aynı şekilde Kemal Kul'un da attığı unutulmaz goller bugün bile eski futbolcuların sohbetlerinde yer buluyor. O yılların futbolu bugünkü gibi değildi. Sahalar topraktı, formalar mütevazıydı ama mücadele ve takım ruhu çok daha büyüktü.

Röportaj sırasında konu takım arkadaşlığına geldiğinde Hayrettin Erişik'in sesi daha da duygusallaşıyor. Takım arkadaşlarıyla sadece futbol oynamadıklarını, aynı hayatı paylaştıklarını anlatıyor. Antrenmanlardan sonra uzun sohbetler yaptıklarını, deplasman yolculuklarında şarkılar söyleyip şakalaştıklarını, birbirlerinin sevinçlerine ve üzüntülerine ortak olduklarını söylüyor. Bir kişinin sorunu olduğunda bütün takımın onun yanında olduğunu, dostluklarının saha çizgilerinin çok ötesine geçtiğini ifade ediyor. Bugün yıllar sonra fotoğraf albümlerini açtığında sadece bir takım görmediğini, gençliğini ve hayatının en güzel günlerini gördüğünü belirtiyor.

Köşeyazısız2

Mayadalı Spor'un o dönemki kadrosunda İsmail Elma, Mustafa Işık, Mehmet Kuday, Ali Artan, Kemal Kul, Fahri Bebek, Salih Özek, Yusuf Kul, Ömer Aldıç, M. Cemil Kara, Ahmet Kuday, Fatin Kul ve Mehmet Erişik yer alıyordu. Her biri bu takımın başarısında önemli rol oynadı. Sahaya çıktıklarında formanın hakkını vermek için mücadele ettiler, köylerini en iyi şekilde temsil etmeye çalıştılar. Kazandıklarında sevinci birlikte yaşadılar, kaybettiklerinde yine omuz omuza verdiler.

Maçlardan sonra ise köyde bambaşka bir atmosfer oluşurdu. Takım köye döndüğünde Mustafa Sabit türküleri ve şarkılarıyla kutlamalara renk katardı. Köylüler bir araya gelir, gençler oynar, büyükler sohbet eder, galibiyetler hep birlikte kutlanırdı. O günler sadece futbolun değil, birlik ve beraberliğin de bayramıydı. Bugün aradan onlarca yıl geçmiş olsa da o anılar hala canlılığını koruyor.

Ne yazık ki o kadronun değerli isimlerinden Ali Artan ve Kemal Kul bugün aramızda değil. Mayadalı Spor formasını gururla taşıyan, köy sporuna emek veren ve güzel hatıralar bırakan tüm vefat etmiş sporcularımızı rahmetle anıyoruz. Ali Artan'a ve Kemal Kul'a Allah'tan rahmet diliyor, mekanlarının cennet olmasını temenni ediyoruz. Hayatta olan tüm takım arkadaşlarına ise sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Mayadalı Spor'un hikâyesi sadece bir futbol hikâyesi değil; dostluğun, kardeşliğin ve köy ruhunun nesilden nesile aktarılan unutulmaz hikayesidir.